"Baskın seçim beklentisinin bu kadar yüksek olduğunu bilmiyordum"

Her ne kadar AKP'nin gündeminde bir erken seçim bulunmasa da, muhalefet partileri bu konuyu sıcak tutmaya devam ediyor.



Ankara'daki siyaset kulislerini köşe yazılarında aktaran Gazete Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, ilkbaharda bir erken seçim ihtimali ile ilgili, "Aslında bu soru AK Parti’den çok Millet İttifakı’nın iki başat üyesi CHP ve İYİ Parti içinden geliyor. Beklentinin bu denli yüksek olduğunu bilmiyordum, ancak önceki gün Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni kurmasıyla birlikte daha da alevlendiğine tanıklık ettim" yorumunu yapıyor.


Bu yaklaşımı İYİ Parti lideri Meral Akşener'in, 'Davutoğlu veya Babacan bir erken genel seçim durumunda sizden milletvekili istese verir misiniz' sorusu karşısında, 'Evet' yanıtı vermesiyle özetleyen ve somutlaştıran Sarıkaya, AKP'ye bu bakımdan bir mesaj verildiğini kaydetti ve ekledi:

"AK Parti’ye, (Aklınızda olanı biliyorum, erken genel seçime gidecekseniz, nasıl ki bizde Sayın Kılıçdaroğlu’nun desteği ile işlemedi, aynısını bu kez de ben işletmem' mesajının verilmesi hedeflenmiş."

Sarıkaya, baskın seçim beklentisinin CHP yönetiminde de yüksek olduğunu kaydetti ve AKP içinde ise, yerel seçimlerin muhasebesi yapılmadan yeni bir seçimin nasıl gerçekleştirileceğinin konuşulduğunu dile getirdi:

"Sözünü ettikleri de yenilenen İstanbul seçiminin muhasebesinin yapılmamış olması. AK Parti propaganda taktiğinden, seçim stratejisine kadar her bir uygulayıcısını sorgulamadı. Yoksa ‘sorguladı da biz mi duymadık?’ diye partinin etkin isimlerine de sordum, “Konuştuk. Ama nedenleri üzerinde detaylı bir irdeleme ve çalışma yapmadık” yanıtını aldım. Aslında sorgulamakta da haklılar. Çünkü 31 Mart seçimine giderken sahada Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı ve seçim akşamı aradaki fark 13 bin 729 idi. Yenilenen seçime giderken AK Parti İstanbul’da en önemli ismi, propaganda işlerini yürüten medya ve tanıtım başkanını görevlendirdi, etkili aktörlerin de devreye girmesi sonucu en iyi oyuncusu Recep Tayyip Erdoğan’ı sahadan çekti. 

Bir günde 5-6 ilçede miting yapma başarısı gösteren Erdoğan’ın seçmenle kurduğu feragatli bağı kesti. Yarattığı dalgayla ivmeyi yükselten Erdoğan efektini, bir anda sıfırlayıp boşluğa düşürdü. Aradaki fark da 800 bine yükselmekle kalmadı; AK Parti adayı Binali Yıldırım öncekine göre tam 220 bin seçmen kaybetti... Özetle, bu denli yüksek seçmen kitlesinin elini bir sonraki seçimde ötekine gitmeye alıştırdı."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ