Mehmet Karaman / Konuk Yazar
Naomi Klein’ın Şok Doktrini (The Shock Doctrine) kitabını okuyanlar hatırlar; her şey CIA destekli karanlık bir psikiyatri deneyiyle başlar. Dr. Ewen Cameron, hastaların zihinlerini elektroşok ve ilaçlarla “sıfırlayıp” (tabula rasa), boşalan hafızaya yeni bir kişilik enjekte etmeye çalışıyordu. Sonuç tam bir yıkımdı: Hafıza siliniyor ama yerine bir şey yazılamıyordu; geriye sadece “enkaz insanlar” kalıyordu.
Klein’ın dehası, bu bireysel işkence tekniğinin toplumlara nasıl uyarlandığını deşifre etmesindeydi. Milton Friedman ve “Chicago Okulu”nun saf kapitalizm öğretisi, ancak bir toplum “şok” halindeyken (savaş, darbe, doğal afet veya ekonomik çöküş) kabul ettirilebilirdi. Bugün 2026’dan geriye dönüp baktığımızda, Türkiye’nin son 15 yılı, bu doktrinin tarihteki en rafine “hibrit” uygulama alanı olarak karşımıza çıkıyor.
Chicago Okulu: IMF ve Dünya Bankası’ndaki Görünmez Ordu
Mesele sadece bir “okul” meselesi değil, bir zihniyet transferidir. Bugün Dünya Bankası ve IMF koridorlarında Chicago Okulu’nun “piyasa köktenciliği” hâlâ dominant bir genetik koddur. Eleştirmenlerin “Washington Konsensüsü” dediği bu yapı, gelişmekte olan ülkelerin bürokrasisine sızan, oralarda eğitim görmüş veya o ideolojiyle formatlanmış teknokratlar eliyle çalışır. Bu kadrolar, ülkelerin kriz anlarını bir “reform fırsatı” olarak görür; ancak bu reformlar halkın refahını değil, küresel sermayenin o ülkenin varlıklarına engelsiz erişimini amaçlar.
Türkiye laboratuvarında “sürekli şok” evresi
Türkiye, 60’ların Şili’sinden veya 70’lerin Endonezya’sından farklı bir model yaşadı. Orada tek bir sert darbe ile yapılan operasyon, Türkiye’de “sürekli ve ritmik şoklar” serisiyle gerçekleştirildi. Son 15 yılda Türkiye’ye tatbik edilen “beyin yıkama ve yeniden inşa” sürecinin üç ana aşaması şudur:
1. Kurumsal Hafızanın Tasfiyesi: Klein’ın teorisinde şokun amacı toplumu sersemletmektir. Türkiye’de hukuk sisteminin felç edilmesi, liyakatin KHK’lar ve siyasi tasfiyelerle yok edilmesi, aslında devletin “kurumsal hafızasının” silinmesiydi. Hafızasını yitiren bir organizma, başına ne geldiğini anlayamaz. Bugün toplumun en temel hak ihlalleri karşısında bile tepkisiz (paralize) kalması, Dr. Cameron’ın hastalarındaki o “yön duygusunu yitirme” halidir.
2. Ekonomik Terör ve Mülksüzleştirme: Türkiye’deki hiperenflasyon ve döviz krizleri, sadece bir “yönetim beceriksizliği” değildir; bu, bilinçli bir ekonomik şoktur. Orta sınıfın bir gecede mülksüzleşmesi, halkın sadece “bir sonraki ekmeği” düşünecek hale getirilmesi, büyük stratejik soygunların perdesidir. İnsanlar can derdindeyken, ülkenin en değerli kurumları (Varlık Fonu eliyle), limanları ve maden sahaları sessizce el değiştirdi. Bu, Irak işgali sonrası kurulan “geçici yönetim” yağmasının modern ve sivil versiyonudur.
3. Felaket Kapitalizmi ve Deprem: 6 Şubat depremi, Şok Doktrini’nin en acı “fırsat penceresi” oldu. Klein’ın Katrina Kasırgası sonrası New Orleans’ta gördüğü manzara Türkiye’de tekrarlandı: Enkaz henüz kalkmadan mülkiyet haklarının değiştirilmesi, kentsel dönüşüm adı altında rant transferi ve şehrin demografik hafızasının silinmesi.
Akıbet: Şili mi, Venezuela mı?
Şili’de Pinochet, Chicago Çocukları’nın reçetesini uyguladığında ülke zenginleşti sanıldı; ancak sonuç, on yıllar süren devasa bir eşitsizlik ve toplumsal travma oldu. Venezuela örneği ise, kurumların çürümesi sonrası gelen kronik çöküşü gösterdi.
Türkiye bugün bu iki karanlık yolun kavşağında duruyor. Eğer bu “şok-soygun” mekanizması teşhis edilemezse, öngörümüz nettir: Kendi topraklarında kiracı haline gelmiş, hukuku uluslararası tahkimlere devredilmiş, hafızası KHK ve sansürle sıfırlanmış bir “enkaz toplum”.
Sonuç olarak; Naomi Klein bize şunu öğretti: Şokun etkisini kırmanın tek yolu, şokun mekanizmasını anlamaktır. Türkiye toplumu, kendisine verilen o “saf kapitalizm” ve “hukuksuzluk” ilacının bir tedavi değil, bir soygun yöntemi olduğunu fark ettiği an, laboratuvarın kapısı aralanacaktır. Aksi takdirde, hafızasını yitirmiş bir hasta gibi, kendisine işkence edeni “kurtarıcı” sanmaya devam edecektir.























