Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

İsmail S. Gülümser’in yazısı: Zaafların esiri yöneticiler ve taşkın içgüdüleri

by aktifhabercom
November 29, 2021
İsmail S. Gülümser’in yazısı: Zaafların esiri yöneticiler ve taşkın içgüdüleri
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Hürriyet nerede kayboldu?

Hürriyet nerede kayboldu?

January 31, 2026
5k
İhlas yoksa uhuvvet yok

İhlas yoksa uhuvvet yok

January 29, 2026
5.1k

“Hayatını hayvani hislerine göre düzenlemiş bu zavallı yöneticiler grubu, köpürüp duran içgüdülerinin esiri olur, halk her gün ayrı bir kötülükle uyanırken onlar sürekli yeni tatmin yolları arar.”


Yöneticilerin yetki sınırlarının çok iyi tanımlandığı demokratik ülkelerde göreve gelenlerin ahlaki ve etik değerleri çiğnemesini hukuku rafa kaldırmasını önleyecek çok sağlam otokontrol sistemleri bulunduğu için;
-Hatalara fırsat verilmemekte,
-İnsani zaaflara bağlı olarak yapılabilecek her yanlış anında bu sistemler tarafından devre dışı bırakılmaktadır.  


Bu yüzden kuralların işlediği ülkelerde zaaflarına yenik düşenlerin kusurlarını sürdürme şansı yoktur.

Hâlbuki başta ben duygusu olmak üzere kişisel hislerini tatmine yönelen yönetimlerin olduğu yerlerde yasa dışına çıkanları durduracak mekanizma olmazsa suçu engellemek zordur.

Böyle ortamlarda bencil yöneticiler;

-Ayrıcalıklı olduğunu, başkalarına ait şeylerde hakkı olduğu düşünerek kolayca çalıp çırpmaya yönelebilir.
-Bunu rahat ve rehavete düşkünlük takip edebilir…

İmkânı olanların birbiriyle zevk yarışına girdiği yerlerde sefahat giderek artar. Önde görünenlerin haz peşine düştüğü beldelerde kötü duyguları frenleme gereği duyulmaz, toplumda kötülük işleme sıradan hale gelir, hatta zimmî olarak destek görür. Akıl-mantık-muhakeme ve dinin kurallarının yerini bedeni zevkler alır. Eline fırsatı geçirenler hayvani arzularına ulaşmak isterken etraflarına zayıf iradeli insanları toplayarak kirli işlerini meşrulaştırmaya çalışır, toplumu ahlaken çürütürler.  

Yüreklerinde insana karşı en küçük merhamet hissi kalmayınca;

-Vicdanlarının sesini bastırır, zulümler karşısında taş kesilirler,
-Gurur duydukları değerlerin kaybolmasını, din-iman adına her şeyin yok olmasını seyrederler,
-Ülkede hak-hürriyet-adalet ve insaf duygusunun ortadan kalkmasından rahatsız olmazlar.

Bu yüzden Türkiye’nin de aralarında olduğu ülkelerde büyük iddialarla öne geçtikleri halde;

-Toplum için en küçük bir kaygı taşımayan,
-Faziletli insan yetiştirme gibi bir derdi olmayan,
-Ailelerin dağılmasından yuvaların yıkılmasından rahatsızlık duymayan,
-Kişisel hedefleri için cennet ayakları altında denen kadınlara hatta çocuklara zulümden kaçınmayan yönetim anlayışlarının halka insana yaraşır bir hizmet sunması mümkün değildir.

Hâlbuki toplumsal dokuyu korumanın ilk şartı kadınların yüksek insani duygularla yetişmesine bağlıdır. Kadınlara değer veren onların ince ruh dünyalarını yüksek değerlerle donatmak için çabalayan, hepsini kardeş-bacı gibi görüp bu müstesna varlıkların üzerinde titreyen anlayışlar toplumu iyilikle buluştururken, onları hor gören;

-Dünya görüşünden dolayı her gün bir başka kadını toplum önünde aşağılayıp zulmeden,
-Hayvani ve şeytani bir iştahla onların cazibesinden yararlanmanın planlarını yapan,
-Ağına düşürdüklerini gizli otel odalarında cinsel obje olarak kullanmaktan kaçınmayan,
-Yaşlandığında güzelliği kaybolduğu için eşini bile küçük görüp hayat arkadaşını dışlayacak kadar bayağılaşan, sadece şehvetine teslim olmuş zavallıların kadınlara ve topluma kazandıracağı en küçük bir değer olamaz.

Bu tehlikeli yola girenler topluma hayal kırıklıkları yaşatır, geçici hazlarını takip ederken sıcak aile yuvası toplumsal huzur gibi kalıcı lezzetlerden mahrum kalır. İç dünyalarındaki sevgi boşluğunu doldurmak için daha fazla geçici ilişki arar, ailede güven kaybolur, düşmanlık hisleri artar ve en küçük bir sarsıntıda yuva dağılır.

Hep his ve heveslerine göre hayat sürenlerin literatüründe aile dâhil hiç kimseye karşı vefaya yer yoktur;

-Bugün ak dediklerine yarın kara demekten sakınmaz,
-En basit bir menfaat karşılığında dostken düşmana dönüşür,
-Gerektiğinde düşmanlarıyla ortak olup yıllarca birlikte olduklarını satar,
-Eline imkân geçtiğinde kişisel heves-arzuları için yakın dost ve arkadaşlarından başlayarak kendine muhalefet eden herkesi silindir gibi ezer geçer,
-İnsanları ikna edip gönüllerini kazanmayı hep yorucu bir iş olarak görür ve kısa yoldan netice almak için her şeye saldırır, kişisel amaçları için her kötülüğü işlemeye hazır hale gelir,
-Haksız yere yuvaların yıkılıp yok olması umurlarında değildir,
-Çoluk çocuk yüz binlerce insanın hayattan umudunu yitirmesinden hiç rahatsızlık duymaz,
-Yaşanan insanlık dışı dramlar karşısında yüreklerinde en küçük bir sızı hissetmez,
-Sonuca ulaşmak için insan hayatına hiç değer vermez, ölümler üzerinden güç devşirmeye çalışır,
-Karanlık dünyalarında suç sıradanlaşır, kendilerini düzeltme gereği duymaz, yaptığı vahşetin arkada bıraktığı mağduriyet ve mazlumiyetin büyüklüğüne dönüp bakmaz, geniş imkânlara sahip olsalar bile yanlarında samimi bir dost bırakmaz ama tüm âleme nizam vermekten de geri durmazlar.

Hayatını hayvani hislerine göre düzenlemiş bu zavallı yöneticiler grubu, köpürüp duran içgüdülerinin esiri olur, halk her gün ayrı bir kötülükle uyanırken onlar sürekli yeni tatmin yolları arar.

-Kuralsız yaşamayı tercih eden, zaman ve imkânlarını pespaye arzuları arkasında koşmakla geçiren,
-Ciddi bir ruhi boşluk içinde hevesleri neyi istiyorsa o tarafa yönelen,  
-Topluma özellikle gençlere kötü örnek olup toplumsal dejenerasyona zemin hazırlayan,
-Dini-milli-ahlaki değerleri kendi nefsi hazlarına göre yorumlayıp bir bir yok eden,
-Her gün toplumu için yüz karası olacak onları utandıracak davranışlardan kaçınmayan,
-Edep hissi, hesap verme duygusu ve insana saygıyı unutan yönetimlerin tek derdi ülke imkân ve fırsatlarını kendi çıkarları sınır tanımayan taşkınlıkları için kullanmaktır.

İstediklerini kolay yoldan elde etme sarhoşluğuna kendini kaptırmış bu insanları durdurmak zordur. Onlar;

-Kimi zaman hiç layık olmadıkları makamları kapıp kurulu düzeni yıkar,
-Başkasına ait mala mülke göz diker, üzerlerine geçirmek için şeytani oyunlar kurgular,
-Hak hukuk arayanları devleti sopa gibi kullanıp sustururlar,
-Ülkenin tüm birikimlerine çökecek yollar geliştirir, halkın geleceğini ipotek edip köleleştirecek planlar yaparlar.

Böyle bir yönetici grubunun elinde ülkelerde;

-İç huzur tamamen kaybolur,
-Hayâ perdesi yırtılır, iffetli davranma bir fantezi gibi gösterilir
-Sefih hayat sürme suç işleme emanete hıyanet sıradan hale gelir
-Hakka karşı saygı, haram helal duygusu ortadan kalkar gasp marifet olarak sunulur
-Dini esaslar ahlaki değerler elleri kolların bağlayan pranga olarak görülür ve hepsi terk edilir
-Ruhlardaki boşluk toplum geneline yansır, fikri dağınıklık içinde toplumu birlikte tutan bağlar kopmaya, farklı kesimler birbirine kuşkuyla bakmaya başlar.

Herkese tepeden bakan bu grup; tüm hayatlarını karalama-algı oyunlarına harcar, fazilet hissini kaybeder, yalanı gerçek gibi göstermeye çalışır, Faydalı hizmetler zararlı, kötü davranışlar ise olumlu gibi gösterilir ve en rezil davranışlar savunulmaya başlar. Cahiliye dönemlerinde işlenmemiş ölçüde büyük suçlara iştirak edilir, ormandaki vahşi yaratıkların bile bir diğerine reva görmediği tavırlar sergilenir.

Başları döner ruhi boşluk içinde, maddi imkânların onları her geçen gün daha sefih bir yaşama ittiğinin verilen nimetlere karşı nankörlük ettiklerinin farkında olmazlar. Haksız kazanç yollarının açılmasından memnun olur, hedeflerini kaybedip hayatlarını insanlık dışı aktivitelerle başkaları üzerinde sulta kurmaya göre düzenleyebilirler. Konfor adına sahip olduklarını kaybetmemek için bütün değerlerini satabilir, insan olduklarını unutup gırtlaklarına kadar suça bulaşabilirler.

Her gün ayrı bir çılgınlığın parçası olur, dava anlayışlarını mefkûrelerini kaybeder, yaşam tutkusu kişisel zevk dışında bir mahareti olmayanlara hizmet eden birer köleye dönüşürler. Kötülüklerin izini sürmekten zevkleri peşinde koşmaktan yorgun düşer olumlu hiçbir çağrıya tepki veremez, bir yığın mazeret uydururlar.

Ellerine geçirdikleri imkânlardan tatmin olmaz boşluk içinde yaşar, bir stresten kurtulmak isterken daha derin boşluklara düşerler. Her gün farklı bir iş peşinde koşar bir gün otellerde çirkin görüntüler verir bir diğer gün pudra çekerken yakalanır, ömürlerini kişisel zevk kovalamakla geçirirler. Bütün değerleri yitirdikleri halde hiçbir şey olmamış gibi toplum içinde yüksek perden ahkâm kesmeye devam ederler.

-İç dünyalarını her şeyi yiyip yok etme tutkusu kaplamıştır, her güne ayrı bir talan senaryosu üreterek uyanırlar,
-Bu ruh sefaleti ve maneviyat yoksunluğu ile büyük bir çöküş içinde oldukların göremezler,
-Gerçek inanca ahlaki ve insani değerlere kavuşuncaya kadar boşluktan kurtulamayacaklarını bilmezler,
-Dünyaya bir hilkat garibesi olarak göründüklerini anlamayacak kadar hastalıklı ruh haliyle hareket ederler,
-Bir sürü gibi insanlık dışı vahşete ortak olmayı hedefe ulaşmanın gereği olduğunu zannederler,
-Daha güçlü görünüp herkese boyun eğdirmek için her zulmü işleyebilir her türlü suça bulaşmaktan zevk alırlar,
-Öfkeyle yola çıkan haçlı ordularına rahmet okutacak, Hitler’in sınırlarını aşacak vahşetlere imza atarlar,
-Her gün bir fantezi arar, insani değerlerden uzaklaştıklarını tüm âleme gösterir dünyanın maskarası olurlar.

İsmail S. Gülümser / Aktif Haber

*Fethullah Gülen’in “Sükûtun Çığlıkları” kitabındaki yazıdan faydalanılmıştır.

İsmail S. Gülümser

ShareTweet
Previous Post

“Peker’in ‘kaset arşivi’ açıklaması, bu işleri kimlerin yaptığını da göstermiş oldu”

Next Post

Cezaevlerinde açık görüş 1 Aralık’ta başlıyor: 30 dakikayla sınırlandırıldı

İLGİLİHABERLER

Hürriyet nerede kayboldu?
ANALİZ

Hürriyet nerede kayboldu?

January 31, 2026
5k
İhlas yoksa uhuvvet yok
ANALİZ

İhlas yoksa uhuvvet yok

January 29, 2026
5.1k
Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 
ANALİZ

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

January 28, 2026
5.1k
Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü
ANALİZ

Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

January 28, 2026
5k
Sessizlikte kaybolanlara Kur’ân’dan bir yol: Duhâ, İnşirâh ve Kevser
ANALİZ

Sessizlikte kaybolanlara Kur’ân’dan bir yol: Duhâ, İnşirâh ve Kevser

January 26, 2026
5.1k
Güvenle yaşanabilecek bir dünya kurma hayali
ANALİZ

Güvenle yaşanabilecek bir dünya kurma hayali

January 26, 2026
5k
Daha Fazla Haber
İflas eden fast food devi borsadan da çıkarılıyor

İflas eden fast food devi borsadan da çıkarılıyor

February 1, 2026
5k
İsrail’in Gazze’deki hava saldırılarında en az 32 Filistinli öldü

İsrail’in Gazze’deki hava saldırılarında en az 32 Filistinli öldü

February 1, 2026
5k
Konut piyasasında hukuki tıkanma: Kira davaları rekor seviyeye ulaştı

Konut piyasasında hukuki tıkanma: Kira davaları rekor seviyeye ulaştı

February 1, 2026
5k
İstanbul’da sis nedeniyle uçak kalkmadığı için 6 Şubat depremlerinde geç kalınmış

İstanbul’da sis nedeniyle uçak kalkmadığı için 6 Şubat depremlerinde geç kalınmış

February 1, 2026
5k
Ekonomik kriz sofraları vurdu: Çocukların kahvaltısı ‘tek kaleme’ düştü

Ekonomik kriz sofraları vurdu: Çocukların kahvaltısı ‘tek kaleme’ düştü

February 1, 2026
5k
Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

February 1, 2026
5k
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan kritik panel: Çoğulcu toplumlarda dini özgürlükler masaya yatırılacak

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan kritik panel: Çoğulcu toplumlarda dini özgürlükler masaya yatırılacak

February 1, 2026
5k
ABD ve İran’dan ‘müzakereler ilerliyor’ mesajları

ABD ve İran’dan ‘müzakereler ilerliyor’ mesajları

February 1, 2026
5k
Vatandaşın geçim çıkmazı: Kira 25 bin, maaş 20 bin, elma 100 lira

Vatandaşın geçim çıkmazı: Kira 25 bin, maaş 20 bin, elma 100 lira

February 1, 2026
5k
Yıldız futbolcunun amcası müftü oldu

Yıldız futbolcunun amcası müftü oldu

February 1, 2026
5k
Britanya Başbakanı, Epstein belgelerinde fotoğrafları çıkan Prens Andrew’un ABD Kongresi’nde ifade vermesi gerektiğini söyledi

Britanya Başbakanı, Epstein belgelerinde fotoğrafları çıkan Prens Andrew’un ABD Kongresi’nde ifade vermesi gerektiğini söyledi

February 1, 2026
5k
Polisin “dur” ihtarına uymayan araçtan el bombası çıktı

Polisin “dur” ihtarına uymayan araçtan el bombası çıktı

February 1, 2026
5k
Tuncay Özilhan’ın evinin önünde gözaltına alınan Migros depo işçileri serbest bırakıldı

Tuncay Özilhan’ın evinin önünde gözaltına alınan Migros depo işçileri serbest bırakıldı

February 1, 2026
5k
Mardin’de otobüste epilepsi nöbeti geçiren yolcu hayatını kaybetti

Mardin’de otobüste epilepsi nöbeti geçiren yolcu hayatını kaybetti

February 1, 2026
5k
Adalet Peşinde Aileleri Platformu: 6 Şubat anma programımız, Kahramanmaraş Valiliği tarafından iptal edilmiştir

Adalet Peşinde Aileleri Platformu: 6 Şubat anma programımız, Kahramanmaraş Valiliği tarafından iptal edilmiştir

February 1, 2026
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.