Döviz alev alev yanarken seçim kazanmak Sırat Köprüsü geçmekten zor

"CHP, İYİP ve SP listelerinde 340 PKK’lı hainin yer aldığını duyunca dudaklarım uçukladı. Ben 3 bin-4 bin arasında hesap etmiştim."
Ekonomist Atilla Yeşilada'nın Paraanaliz'de yayınlanan analizi şöyle;

Buradan Zillet İttifakı’na sesleniyorum: “Sorun nedir, kardeşim? Kandil’de terörist mi kalmadı, yoksa onlar bile sizin partinizden seçilemeyeceklerini bilecek kadar akıllılar mı?” Seçim cuma günü gerçekten beka meselesi oldu, Başkanım Erdoğan ve manevi önderim Bahçeli için…

Dövizde bu alevlenme seçim sonrası da devam eder, çünkü mesele ABD’yle papaz olmak. ABD’yle papaz olunca da dövizin başına ne geldiğini herkes geçen ağustosta gördü. Döviz alev alev yanarken de seçim kazanmak Sırat Köprüsü geçmekten zor, hele hele artık fakir vatandaş tanzim mağazalarında bile ucuz gıda bulamıyorsa .


Döviz kuruyla sandık huzuru arasındaki pozitif korelasyonu çok iyi bilen AKP stratejistleri hemen vatan hainlerinin yuvası olan bankalara soruşturma açılmasını rica ettiler BBDK’dan. Arkasından da  Rotschild-Ziyonist-Üst Akıl kalesi olarak bilinen JP Morgan’a taarruz başlatıldı. Afferin! Yakışır!  Bu güçlü tedbirler sayesinde kendilerine “finansçı” lakabı takan o iğrenç tefeci tayfası elini-eteğini Türkiye’den çekecek, biz de algı operasyonu gölgesi olmadan rahat bir seçim günü yaşayacağız.

Seçimden sonra da Meral Akşener ve Mansur Yavaş, Selahaddin Demirtaş’ın kapı komşusu olacak, biz de hem S-400, hem Patriot alıp hem İsrail sevdalısı Trump’a sövüp, hem de ona güvenip Suriye’de güvenli bölgeyi yöneterek rahatlıkla Yeni Ekonomiye Geçiş’e odaklanacağız. Nasıl plan ama?

Şimdi ben size seçimde olacakları anlatayım. Son 10  günde açıklanan anketlerin büyük çoğunluğu Zillet İttifakı’nın ivme kazandığını gösteriyor.

Mesela, MAK Danışmanlık gibi  öngörü becerisi ve tarafsızlığı asla tartışmaya açılmayacak kadar zemzem suyuyla yıkanmış bir kuruluşun bu sabah attığı tweetlere bakalım:

AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat seçime günler kala son analizini twitter hesabından paylaştı Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Kürt illerindeki pek çok belediyeyi aldığını ifade eden Kulat, ancak HDP’nin oy oranlarında bir nebze düşüş yaşanacağını ifade etti.

Sahil şeridinde yerel seçimin çok ciddi sürprizlere gebe olduğunu açıklayan Kulat, Saadet Partisi’nin iki büyükşehir ve bir ilde sonuca yakın durduğunu açıkladı İYİ Parti’nin bir büyükşehir ve üç ili alabileceğin, bazı ilçeleri de kazanabileceğini vurgulayan Kulat, MHP’nin İç Anadolu ağırlıklı pek çok belediyeyi alacağını dile getirdiği tweetlerinde Cumhur İttifakı’nın özellikle MHP’ye çok belediye kazandırdığına dikkat çekiyor.

 Genar’a göre ise  %75’i AKP saflarından gelen, toplam seçmenin %10’u kadar kararsız var. Gezici bunları şöyle tarif ediyor:  ‘18-27 yaş arası gençlerin yüzde 67’si Türkiye genelinde muhalefete, 44 yaş üstü seçmenin yüzde 70’den fazlası ise iktidara oy verecek. 28-44 yaş arası seçmen ise kararsızlık yaşıyor”.

Avrasya Başkanı Özkiraz ise MHP’yi mercek altına alarak, bir çok ankette tekrarlanan gözlemi yapıyor:

“MHP seçmeninin yarıya yakını büyükşehirlerde Cumhur İttifakı’na oy vermiyor. AK Parti kendi seçmeninden çok bence MHP seçmenine oynuyor. Çünkü MHP seçmeninin yarısı Cumhur İttifakı’na, yarısı Millet İttifakı’na oy vereceğini söylüyor”.

Şimdi iki ile ikiyi toplayalım. Kararsızları son anda AKP-MHP’ye oy vermeye ne ikna edecek?  Artık tanzim satışta dahi bulunamayan ucuz gıda ve göklere çıkan döviz mi, yoksa Zillet İttifakı’nın listelerine aldığı 340 PKK’lı mı? Cevap basit, ekonomi tabii ki.

Pazar akşamı çok büyük sürprizler olacak lafı çok klişe, derbi maçı mı lan bu? Mangala oturacak yiğit il il tahmin yapar:

İstanbul: O yarış çok başabaş. İmamoğlu kazanabilir bile . Ama, devletin tüm imkanlarını kullanan AKP’nin bir şekilde Yıldırım’a atı buldurup Üsküdar’ı geçireceği şüphesi içindeyim. Kararım İstanbul seçimleri sonrasında ciddi bir maraza çıkacağı yönünde.

İzmir: Şaka gibi, Nihat Zeybekci abimin günahı neydi ki, İzmir’e aday gösterdiler?

Ankara: Mansur Yavaş o maçı terlemeden alır.

Doğu ve Güneydoğu: HDP tulum çıkartacak . En az 11 ili ve ilçe ve beldelerin büyük çoğunluğunu alacak.

CHP-İYİP Antalya, Bursa ve Adana’yı kazanacak. Diğer iller hakkında yeterli anket yok, o yüzden işkembe-i kübradan atmak istemem. Ama aşağıda pazar günü bana gönderilen Area anketinde hangi ittifak hangi ilde önde tablosu var, kararınızı siz verin.



Türkiye dağılımında ise Cumhur İttifakı yüzde 45’e kadar gerileyebilir. AKP-MHP’nin AKP’li bir adayı desteklediği yörelerde oylar nasıl sayılır bilemem, ama MHP oy kaybetmez. AKP yüzde 40’ın altına düşer. Aşağıda yine Area’dan en taze ulusal oy dağılım oranları var.




Eğer tahminlerim gerçekleşirse, AKP içinden bir veya daha fazla babayiğit çıkar meydane, başkanıma rakip olur. Çünkü bir lider ne oy ne de ekmek getiremiyorsa, raf ömrü dolmuş demektir. Bahçeli ve Akşener’in kaderi de seçime bağlı. Kaybeden altındaki partiyi de kaybeder. Kılıçdaroğlu en azından Ankara’yı kazanıp, İstanbul’da yüzde 45 veya üstünü yakalamak zorunda ki parti başkanı kalsın.

AKP benim senaryomda paniğe kapılır. Çünkü, parti ikiye bölünebileceği gibi, MHP’den İYİP’e güç kayması da yaşanabilir. Erken seçim istemi TBMM saflarına kadar yükselebilir. Seçmen derhal doyurulacaktır. Bu yüzden de seçim öncesi izlenen akıllara ziyan sopa zoruyla terbiye politikalarına bol keseden borçlan ve harca ve bankalardaki arızalı kredilerin TCMB’ye kakalanması da eklenirse şaşırmam. Devlet Bahçeli’nin partiyi elinde tutması, Bahçeli’nin de AKP’ye desteği sürdürmesi için  ABD’nin S-400 şantajına son raddeye kadar direnilmesi ve Suriye’de bizim kontrolümüzde güvenli bölge gerçekleşmezse, geniş kapsamlı askeri müdahale seçenekleri sürekli manşette tutulur.  Doğal olarak yerli, yabancı, uzaylı kim varsa dövize kaçacağı gibi, Trump da gece yarısı tweetleri ile bize ayar çeker.

Evet, seçim gerçekten beka meselesi oldu kardeşim. AKP-MHP kazanırsa, kemer sıkma programı geliyor, kaybederse, piyasalar ve ekonomiyi dağıtacak bir maceraperestlik dönemi.  En sonunda salya-sümük IMF’ye davet mektubu.

Daha dört yıl seçim yok diyorlar ya, ben inanamadım doğrusu. Bu kafayla Türkiye’de seçim bitmez, Ankara asla geçime odaklanamaz.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ