Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Türkiye neden katilleri serbest bırakırken siyasi suçluları hapiste tutuyor?

by aktifhabercom
May 1, 2020
Türkiye neden katilleri serbest bırakırken siyasi suçluları hapiste tutuyor?
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

“Hapishanelerden tahliye politikası ile devletin bireylerden çok daha önemli olduğunu bir kez daha vurguladı. Erdoğan ve müttefikleri bu vurguya şunu da eklemiş oldular: katiller affedilebilir, ama siyasi mahpuslar affedilmez.”

Kimse Yok mu

Akademisyen Ahmet T. Kuru’nun The Conversation’ta yayınlanan analizi şöyle;

Türkiye hapishanelerinde Kovid-19’un yayılışını önlemek ve kapasite fazlalığını azaltmak için 90 bin mahpusun (yarısı geçici, yarısı kalıcı olarak) tahliye süreci başladı.  


Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit

Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit

March 9, 2026
5.2k
Zühd ve Fakr: Sahabe hayatlarında halvetin meyveleri (613–615)

Zühd ve Fakr: Sahabe hayatlarında halvetin meyveleri (613–615)

March 9, 2026
5k

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP ve MHP milletvekilleri terör ile suçlananların tahliye sürecinin dışında tutulması konusunda ısrar ettiler. Neticede terör ile suçlanan on binlerce gazeteci, siyasetçi, bürokrat ve diğer siyasi suçlular tahliyeden yararlanamadı. 

Türkiye hapishanelerindeki toplam 300 bin civarında mahkumdan 50 bini terör suçlamasıyla yargılanmakta veya mahkum olmuş durumda. Türkiye’de terör suçlaması, özellikle başarısız 2016 darbe denemesinden ve sonrasında KHK’lar ile iktidarın yaptığı tasfiyelerden bu yana, siyasi muhalifleri bastırmak için kullanılmakta.

Terörle suçlananlar arasında tabii ki cebir ve şiddet kullanan IŞİD, PKK ve darbe cuntası üyeleri bulunmakta. Fakat suçlananların büyük çoğunluğu hakkında birey olarak tek bir şiddet eylemi işledikleri iddiası bile yok. Bu bireyler hakkındaki suçlamalar büyük çoğunluğu itibariyle Gülen Cemaati mensubu olmak, PKK’ya fikren yardımcı olmak gibi iddialara dayanmakta.

Tahliyeye dair kanunun ilk taslaklarında cinsi saldırı ve uyuşturucu ticareti suçlarını da kapsaması söz konusu iken gelen toplumsal tepkiler sonucunda bu suçlar kapsamdan çıkarıldı. Ama terörle suçlanan siyasi mahpuslasın tahliye edilmesi ilk taslaklarda bile düşünülmedi.

Devlet ve Birey

Katilleri bile tahliye ederken siyasi suçluların kapsam dışı tutulması devletçi anlayışın bir yansımasıdır. Devletin bireylerden üstün olduğu şeklinde özetleyebileceğimiz bu anlayış Türkiye’de hem devlet yöneticileri hem de toplumun önemli bir kesimi tarafından kabul görmektedir. 

Kovid-19 krizinde Türk devleti hapishanelerin birincil amacının “düşman” gördüğü vatandaşları cezalandırmak olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bireylere karşı işlenen cinayet ve soygun gibi suçların ise ikincil ve hatta affedilebilir olduğunun altını çizdi.

Geçtiğimiz sene yayınlanan “İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık” adlı kitabım devletçi anlayışın tarihi kökenlerini Selçuklu (1040-1194), Memluk (1250-1517) ve Osmanlı (1299-1922) devletlerinin tarihlerinde araştırıyor ve bu devletlerin günümüz Türkiye ile Arap ülkelerine devletçi zihniyeti miras bıraktığını açıklıyor. 

Bu tarihi miras içinde Tanzimat dönemi ve sonrasındaki Osmanlı’nın reformcu bürokratları gibi Batı’dan gelen bireysel özgürlük fikrine açık olan örnekler vardı. Fakat bu reformcular bile devletçi anlayışı devam ettirmişlerdi. Mesela 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı’nda Osmanlı tebaasının hayat, namus ve malları garanti altına alınırken, onların ferdi hürriyetleri konusuna değinilmemiştir.

Modern Türkiye’nin kanunları bireysel özgürlükleri garanti altına aldı. Ama Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar Türk devleti bir çok vatandaşın –özellikle de gayrimüslimler, Aleviler ve Kürtlerin— özgürlüklerini değişik şekillerde çiğnemiştir. 

Erdoğan’ın Değişen İttifakları

Türk devletinin bireyler karşısındaki otoriter tutumu Erdoğan’ın iktidarda olduğu son 17 yıldır farklı şekillerde devam etti. 2011’den bu yana ise Erdoğan vatandaşların bir kısmını devlet düşmanı olarak belirleyebilecek bir güce ulaştı.

İktidarının ilk döneminde Erdoğan için en önemli tehdit askeriye ve adliyedeki laikçi kadrolardı. Erdoğan bunlara karşı Gülenciler, Kürtlerin bir kesimi ve entelektüeller ile işbirliği yaptı. Erdoğan-Gülen ittifakı döneminde savcılar Ergenekon ve Balyoz davalarında bu kadroları, özellikle subay olanları, hedef aldılar. Bu dönemde yargı terör tanımını o kadar genişletti ki emekli genel kurmay başkanı İlker Başbuğ terörist suçlamasıyla tutuklandı.

2014’den bu yana Erdoğan müttefiklerini değiştirdi. Daha önce mücadele ettiği ulusalcılar ile ittifak kurdu. Bu yeni ittifak tüm Gülencileri, Kürt milliyetçilerinin çoğunu ve çok sayıda entelektüeli terörist ilan etti.

2016 darbe girişimi sonrasında yaklaşık yarım milyon vatandaş hakkında terör örgütü üyeliği iddiasıyla soruşturma açıldı. Bu soruşturmaların ana hedefi Gülen Cemaati mensupları idi. On binlerce kişi telefonuna ByLock yüklemek ve Bank Asya’da hesap açmak gibi sebeplerle hapse konuldu. Bunlar içerisinde yaklaşık 600 bayan 6 yaş altı çocuklarıyla beraber halen hapiste yatmakta.

Yaşanan tasfiye dalgalarında 150.000 devlet memuru ve özellikle de 15.000 sağlık çalışanının KHK’lar ile işsiz bırakılması, Türkiye’nin Kovid-19 krizine hazırlıksız yakalanmasında etkili oldu.

Kovid-19 ve Otoriterlik

Küresel anlamda Kovid-19’un siyasi sonuçlarını inceleyen uzmanların sordukları en önemli sorulardan biri bu virüsün siyasi rejimlere nasıl bir etkide bulunacağıdır. Türkiye örneği bu sonuçların ne kadar kompleks olabildiğini göstermektedir.

Bir yandan, Kovid-19 Erdoğan rejiminin finansal krizini derinleştirdi. Türk lirasının Amerikan doları karşısında değer kaybetmesi hızlandı. Erdoğan’ın ilan ettiği 15 milyar dolarlık kriz paketi yetersiz olduğu için, krizden etkilenenlere yardım amaçlı devlet kontrolünde bir yardım kampanyası ilan edildi. 

Ayrıca, bu kriz Erdoğan rejiminin önemli temellerinden olan Diyanet’in kamusal itibarına da zarar verdi. Camilerin kapatıldığı bir dönemde imam maaşlarının vergi gelirleriyle ödenmeye devam edilmesi sosyal medyada eleştiri konusu oldu.  

Diğer yandan, üç hafta önce yapılan Metropoll anketi Erdoğan’ın halk nazarında popülaritesini artırdığını göstermektedir. Kovid-19 krizi, sadece Türkiye’de değil, bir çok ülkede toplumun önemli bir kesiminde liderin etrafında kenetlenerek krizi aşma düşüncesini besleyebilmektedir.

Erdoğan da bu kriz döneminde kendi liderliğinin paylaşılmaz olduğunu vurgulamaktadır. Altmış beş yaş üstü vatandaşlara dağıtılan maskeler ve kolonya içeren paketlere kendi isim ve imzasını koydu. Dahası CHP yönetimindeki belediyelerin yardım kampanyalarını paralel devlet olma çabası olarak ilan etti. Bu çerçevede belediyelerin yardım kampanyaları yasaklandı.

Erdoğan için Kovid-19 krizinde medyayı kontrol altında tutmak ve eleştirileri engellemek büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde krizde güdülen yanlış politikalar muhalefetin güçlenmesine yol açabilir. Bu nedenle Erdoğan çok sayıda gazeteciyi hapiste tutma konusunda ısrar etmektedir.

Özetlemek gerekirse: Kovid-19 krizi karşısında Türk devleti kendi ezberini tekrarladı. Hapishanelerden tahliye politikası ile devletin bireylerden çok daha önemli olduğunu bir kez daha vurguladı. Erdoğan ve müttefikleri bu vurguya şunu da eklemiş oldular: katiller affedilebilir, ama siyasi mahpuslar affedilmez.

*Bu yazının İngilizce versiyonu The Conversation’da yayınlanmıştır.

Kaynak: Ahval

ShareTweet
Previous Post

Koronavirüs Günlüğü: Çin virüsün Wuhan’daki laboratuvardan çıktığı iddialarını reddetti

Next Post

Türkiye’nin ‘fiili diktatörlüğü’ kalıcı mı gidici mi?

İLGİLİHABERLER

Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit
ANALİZ

Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit

March 9, 2026
5.2k
Zühd ve Fakr: Sahabe hayatlarında halvetin meyveleri (613–615)
ANALİZ

Zühd ve Fakr: Sahabe hayatlarında halvetin meyveleri (613–615)

March 9, 2026
5k
Güçle sorun çözeceğini sanan ”dindar” yönetimlerin tahribatı
ANALİZ

Güçle sorun çözeceğini sanan ”dindar” yönetimlerin tahribatı

March 9, 2026
5k
Halvet: Metinle yoğunlaşma ve ruhun terbiyesi (613–614)
ANALİZ

Halvet: Metinle yoğunlaşma ve ruhun terbiyesi (613–614)

March 7, 2026
5k
Uzlet: Daru’l-Erkam ve bilincin mekansal korunması (6)
ANALİZ

Uzlet: Daru’l-Erkam ve bilincin mekansal korunması (6)

March 5, 2026
5k
Diktatörlük taşları nasıl döşeniyor?
ANALİZ

Diktatörlük taşları nasıl döşeniyor?

March 2, 2026
5k
Daha Fazla Haber
Milli halterci okul bastı: Çocukları darbetti

Milli halterci okul bastı: Çocukları darbetti

March 10, 2026
5.1k
Nepal’de seçimleri 35 yaşındaki rapçi kazandı

Nepal’de seçimleri 35 yaşındaki rapçi kazandı

March 10, 2026
5.1k
Karanlık bir geçmişin izdüşümü: Çatlı filminin çekimleri için kapatılan İpek Üniversitesi seçildi

Karanlık bir geçmişin izdüşümü: Çatlı filminin çekimleri için kapatılan İpek Üniversitesi seçildi

March 10, 2026
5.1k
Petrol önce fırladı sonra çakıldı: 119 dolardan 82 dolara indi

Petrol önce fırladı sonra çakıldı: 119 dolardan 82 dolara indi

March 10, 2026
5k
Maçta milli marşı söylemeyi reddetmişlerdi: Avustralya, İran Kadın Milli Futbol Takımı’ndan beş kişinin sığınma talebini kabul etti

Maçta milli marşı söylemeyi reddetmişlerdi: Avustralya, İran Kadın Milli Futbol Takımı’ndan beş kişinin sığınma talebini kabul etti

March 10, 2026
5k
‘Canlı yayın’ dedi, İmamoğlu’nu hedef aldı: ‘Bir an önce sonuçlanmalı’

‘Canlı yayın’ dedi, İmamoğlu’nu hedef aldı: ‘Bir an önce sonuçlanmalı’

March 10, 2026
5k
Benzine bir zam daha geliyor: Tarih belli oldu

Benzine bir zam daha geliyor: Tarih belli oldu

March 10, 2026
5k
Listede Türkiye de var: Dünyada gerilim tırmanırken tüm ülkeler bu rezervin peşinde

Listede Türkiye de var: Dünyada gerilim tırmanırken tüm ülkeler bu rezervin peşinde

March 10, 2026
5k
Ümit Özdağ’dan ‘Erdoğan sonrası’ yorumu: Hakan Fidan çok pişman olmuştur, AKP 10 yıl yaşayamaz

Ümit Özdağ’dan ‘Erdoğan sonrası’ yorumu: Hakan Fidan çok pişman olmuştur, AKP 10 yıl yaşayamaz

March 10, 2026
5k
Milyarlık “Özel” salon: İmamoğlu’nu yargılamak için ihale “Adrese teslim” yapıldı

Milyarlık “Özel” salon: İmamoğlu’nu yargılamak için ihale “Adrese teslim” yapıldı

March 10, 2026
5k
Beşiktaş Başkanı Adalı: Ozan Ergün kariyerini bitirdi, yazık

Beşiktaş Başkanı Adalı: Ozan Ergün kariyerini bitirdi, yazık

March 10, 2026
5k
Türkiye’de füze alarmı: Malatya’ya ABD yapımı Patriot konuşlandırılıyor

Türkiye’de füze alarmı: Malatya’ya ABD yapımı Patriot konuşlandırılıyor

March 10, 2026
5k
Tekstil ve hazır giyimde sert düşüş: 5 bine yakın şirket kepenk indirdi

Tekstil ve hazır giyimde sert düşüş: 5 bine yakın şirket kepenk indirdi

March 10, 2026
5k
İstanbul’da 1+1 daire fiyatına Japonya’da 6 katlı kale satıyorlar

İstanbul’da 1+1 daire fiyatına Japonya’da 6 katlı kale satıyorlar

March 10, 2026
5k
70 kişilik grup saldırdı doktorlar 3 saat kilitli kaldı

70 kişilik grup saldırdı doktorlar 3 saat kilitli kaldı

March 10, 2026
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.