Erdoğan'ın bu kadar güçlenmesinin sorumlusu kim?

Eğer bugün “AKP’nin diktatörlükle ülkeyi yönettiğinin sorumlusu kim?” denirse herhalde en son sıraya yazılacak olan Cemaattir. Ve eğer bir özeleştiri yapılacaksa bunu ilk yapması gereken de laik kesimdir.
YA NE OLACAKTI GÜZEL KARDEŞİM!

Erdoğan’ın şüphesiz en büyük başarısı kendisine muhalif olabilecek isimleri bir şekilde parti bünyesine katmış olması. Aldıkları oydan bağımsız Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Yalçın Topçu gibi isimleri yanına alarak, yüzde 1-2 bile olsa toplandığında bir rakam elde eden meclis dışı potansiyeli bitirdi.

MHP’yi neredeyse partisinin bir kolu haline getirmeyi başardı. HDP’nin ve Selahattin Demirtaş’ın başına gelenler malum.

CHP için de şunu yaptı: Kendi belirlediği diskurun içerisinde muhalefet yapma imkânı. Televizyonlara çıkan CHP’li vekillerin en büyük argümanı “Zamanında Cemaatle beraber yediniz bu haltları, bize F..ö’cü diyemezsiniz”… Karşılarındaki
AKP’liler de pişkin bir şekilde “Biz 17-25’te uyandık, hatamızdan döndük sıra sizde” diyor. Düşünebiliyor musunuz CHP’yi Cemaatçi olmakla suçlayabiliyorlar. Bu kadar uçuk bir zeminde yürüyor tartışma. CHP kendi vekili ve laik gazetecilerin F..ö safsatası ile içeriye alınması karşısında bile uyanamıyor.

Fethullah Gülen’in bir Endonezya gazetesine verdiği röportajda darbeyi organize edenler ile ilgili geçen bir ibare üzerine yeniden laik kesimin AKP-Cemaat hepiniz beraberdiniz tekerlemesi şiddetlenerek dolaşımda. Birgün Gazetesi’nden Erk Acarer’in kastedilen Perinçek ve ekibi diyerek bahsi geçenin ulusalcı kesim olduğunu teslim etse de laik troller için artık çok geç.

Cemaat kötü, AKP’nin ülkeyi getirdiği durum bu, böylece laik kesimin temize çıktığı ve bir özgüven patlaması yaşadığı günlerdeyiz. İşin aslının öyle olmadığını birazdan anlatacağım. Son yaşadığımız badirelerde laikliğin ne kadar önemli
olduğunun ortaya çıkması ile bizim laiklerin ne kadar haklı olduğu birbirinden tamamen bağımsız şeyler.


LAİK KESİM ÖZELEŞTİRİ YAPACAK MI?

Hafızası olmayan bir milletiz. Her şeyi günlük yaşadığımız için derinlemesine analizlere denk gelmek pek nasip olmuyor. Tweet tadında her düşünce, süresi 5-10 saniye, yazdım geçti. Böyle olunca kimse de geçmişi hatırlamıyor.
AKP gibi İslamcı kökene dayanan, Milli Görüş çizgisinden gelen kişilerin kurduğu bir partinin nasıl bu kadar güçlendiğini tartışan yok. Eğer bugün “AKP’nin diktatörlükle ülkeyi yönettiğinin sorumlusu kim?” denirse herhalde en son sıraya yazılacak olan Cemaattir. Ve eğer bir özeleştiri yapılacaksa bunu ilk yapması gereken de laik kesimdir.

*Çok basit ve net bir insan hakkı olan başörtüsünü, sorun haline getiren ve yıllardır çözümsüz bırakan kimdi?
Çözümsüz kelimesi çok naif kaçar aileleri ile birlikte milyonlarca genç kızı eğitim ve çalışma hakkından mahrum bırakan en temel insan hakkını gasp eden vesayetinizi hiç sorguladınız mı acaba? Yaşattığınız mağduriyetlerin nasıl bir gaz birikmesine ve rövanş duygusuna yol açtığını mesela…

*Asla paylaşmadığınız sermayenin bir gün kavga çıkaracağını. Esnaf ve KOBİ çizgisini geçmemesini istediğiniz Anadolu sermayesine, sizin taşeronunuz olarak çalışmaktan başka bir yol bırakmadığınızı hiç sorguladınız mı? Sizce AKP’nin bu kadar yükselmesinde hiç mi etkisi olmadı? Sonradan görmelerin, çok daha vahşi kapitalist İslamcıların oluşmasında sizin katkınız nedir acaba?

*Devlet kademelerine Müslüman kimliği ile kimi aldınız? Sizin bakanlarınızın açıkça elbette kendi yandaşlarımızı alacaktık diye ayan beyan açıklamalarını eleştiren biri çıktığı mı sizin aranızdan?
TSK’da insanlar kimliklerini gizlemiş. Elbette gizleyecek. Atıyorsun çünkü adamı. Eşinden dolayı dini inancından dolayı her YAŞ’ta bir sürü insanı mağdur ederken, bu insanların başka yerde bile iş bulmasının önüne geçerken, insanların özgürlüklerine ket vururken neredeydi aklınız?

Bu bastırmaların bir gün bir yerde patlayacağı belli değil miydi?

28 şubat yaşanmasa acaba İslamcı kökeni olan bir parti bu kadar büyüyebilir miydi?

ERDOĞAN’I KAHRAMAN HÂLİNE GETİREN KİMDİ?

Bunlar genel ifadeler somuta inelim.

*Tayyip Erdoğan’ı hapse atan, elinden belediye başkanlığını alan sizin laikçi vesayetiniz değil miydi? Onu bir kahraman haline getiren siz değil miydiniz?

*Merkez sağın ve DSP’nin baraj altına kalmasında en büyük rol oynayan 2001 ekonomik krizi laik DSP’nin liderliğindeki koalisyon zamanında yaşanmadı mı?

*Erdoğan’ın milletvekili bile olamadığı bir mağduriyeti yaşatan sizin hukuk anlayışınız değil miydi.? Şimdi keşke hiç seçilemeseydi demek başka, hukuk sonuçlara göre yorumlanamaz. Velev ki öyle olsun, Erdoğan’ın yolunu açan Baykal değil miydi?

*Laik Sezer’in sistemi ve hükümeti nasıl kilitlediğini unuttunuz mu? Akşam elektrikleri söndürmesine tav olduğunuz Sezer’in ülkeye kaybettirdiği zamanı biz hatırlıyoruz.

*Ya eşi başörtülü diye bir kişinin cumhurbaşkanı olmaması için çıkardığınız tavşanlar. Bugün aranızda 367 garabetini savunan yok ama o gün  zihni sinir bir proje ile ülkeyi nasıl teslim aldığınız unutulmadı. Anayasa Mahkemesi’nin o zamanlar nasıl kararlar aldığı bilinmiyor mu? Koca koca komutanların kırmızı halıda sek sek oynadığı günlerden bahsediyorum.

*Ya AKP’nin kapatılma davası… Sizin laik AYM Başkan Yardımcınız Paksüt’ün kameraların emirle kapatıldığı gün Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ ile saatlerce ne konuştuğunu kimse bilmiyor mu sanıyorsunuz?

*Laikçi Genelkurmay’ın hükümet ve Cemaat aleyhine onlarca site ve yayın organını bizzat kurduğu ve yönettiği ortaya çıkmadı mı? İçinizden biri çıkıp askerin bu işlerle ne işi var dedi mi?


*27 Nisan muhtırasını yayınlayan sizin komutanlar değil miydi? Muhtıra metninde bütün inananları rencide eden ifadeleri biriniz çıkıp eleştirdi mi?

*Gerçek olduğunu hepimizin bildiği ‘ıslak imza’ olayında askerin, Cemaat ve AKP’yi yok etmek için plan yaptığı ortaya çıkmadı mı? Bugün AKP’nin Cemaat için uyguladığı yöntemlerin örnekleri o planlarda yazılı değil miydi?

*Yakamoz, Ayışığı, Balyoz…Bunların hiçbiri kumpas değil. Çok iyi biliyorsunuz. Balyoz’un başındaki komutan kendisi çıkıp televizyonda her şeyi kabul etmedi mi? Daha sonra yediği haltın bedelini görünce inkar etmedi mi? Biriniz çıkıp bir askeri toplantıda sivillerin gerçek isimler verilerek tutuklanacağı nasıl planlanır mı dedi? Balyoz planında yine sizin laiklerden oluşan bir kabine yok muydu?

*Gülen’in ABD’deki oturumu için askerlerin yemeyi içmeyi bırakıp o zamanki bütün Pentagon-Neocon bağlantılarını kullanıp ne kadar baskı yaptığını unuttunuz mu? Şahitleri yaşıyor halbuki. Ordunun görevi midir  bu işlerle uğraşmak?

*Cemaat’in AKP’yi desteklediği zamanda acaba HSYK kimin elindeydi?

AB KRİTERLERİNİ DESTEKLEMEK SUÇ MU?


Ya ne yapsaydı Cemaat kimi destekleseydi? Siz hiç Türkiye’yi ele geçirmeyi planlayan bir yapının AB’yi desteklediğini gördünüz mü? AB kriterlerine erişmeyi kendisine hedef seçer mi? Cemaatin AKP’yi
desteklediği bir sır değil ki bunu büyük bir tespit gibi sunuyorsunuz. Cemaatin AKP’yi desteklediği zamanlarda kim desteklemedi? AB’nin bütün raporlarında AKP’nin performansına övgü yok mu?

AİHM’in Ergenekon ile ilgili verdiği o zamanki soruşturmalara destek olarak tanımlanabilecek kararları yok mu? Sizin vesayetçi dayatmalarınız yüzünden normal zamanda bir araya gelmesi zor bütün kesimler bir araya geldi. Çünkü gerçekten darbe planlayan ve her gelen genelkurmay başkanından bunu bekleyen sizdiniz? Büyükanıt yapamadı o zaman Başbuğ yapacak diye fısır fısır konuştuğunuz günler çok uzak değil.

Şimdi AKP’nin kendisine verilen bütün desteği faşist bir diktatörlüğe çevirmesinin faturasını Cemaate yamayıp elleri yıkayıp çıkmak yok öyle. Daha önce ifade ettiğim gibi Cemaat sizin bahsettiğiniz bir yapı olsaydı şimdiye kadar bin kere AKP ile anlaşır tarihinin en ihtişamlı dönemini geçirdi. Bütün cemaatlerin paspasa dönüştüğü bir zamanda AKP’nin karşısında yer almak Cemaat için bir onur vesilesidir.

Bizzat kendi komutanlarınızın söylediği 2-3 yıla zaten bütün komuta kademesi Cemaatten olacakmış. O kadar büyük bir yalan ki. Orduda kendi adamları olmayan herkesi yemek için ortaya attıkları bir palavra. Velev ki öyle neden bütün birikimini riske etsin de saçma sapan bir darbe ile uğraşsın Cemaat?

YOL BELLİ…

Onlarca örnek yazılabilir…

Erdoğan’ın kelimeleri ile muhalefet yaptığınız sürece bu ülkeye bir katkı sağlayamazsınız. Cumhuriyet Gazetesi “F..Ö’cü Avukatlara Baskın” diye haber yapıyor. Yahu senin avukatın F..Ö’den içeride. Tek tip elbiseyi savunuyor. Çok mu hoşuna gidecek Kadri Gürsel tulumlar içinde mahkemeye çıkınca?

Geldiğimiz nokta şudur. Kimsenin kimseye bir şeyleri dayatmadığı, evrensel insan hakları ve hukuk normları çerçevesinde herkesin eşit vatandaş olduğu bir ülke olmaktan başka savunulacak bir yol yok. Sen zamanında şunu yaptın diyecek kadar kimsenin sicili ak pak değil. Çünkü bu ülke her zaman içeriden bir düşman yaratıp onu yemeği seven bir ülke oldu. Aynen şimdi olduğu gibi. Artık bu yanlıştan
dönmemiz lazım…


Barbaros Kartal/tr724


 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ