Bayraktar’ın ölüm kalım savaşı: Tek çıkış çatışmaların sürmesi

Türkiye’nin dahil olduğu her çatışma, insansız hava aracı sektöründe ana oyuncu olan Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’a nefes aldırıyor.


BOLD MEDYA'dan Cevheri Güven'in haberine göre Türkiye, silahlı insanız hava araçlarını Irak’ın kuzeyi, Suriye ve Libya’nın ardından Karabağ’da kullanıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın şirketi Baykar, Türkiye’nin silahlı ve silahsız insansız hava aracı (İHA/SİHA) sektöründe ana oyuncu. Sektör, kritik parçalarda dışa bağımlı ve bu nedenle ihracat kısıtlamalarıyla karşı karşıya. Türk ordusu ise İHA ve SİHA alımında doyum noktasına ulaşmış durumda. Türkiye’nin dahil olduğu her çatışma, tıkanma noktasına gelen sektöre nefes aldırıyor.




DAĞLICA SALDIRISININ BAŞLATTIĞI TRAVMA

21 Ekim 2007’de güvenlik birimlerine göre Kuzey Irak’tan gelen 150 PKK’lı, sınıra yakın noktadaki Dağlıca karakolunu kuşattı. 16 Türk askerinin hayatını kaybettiği olay sonrası 150 PKK’lının nasıl olup da tespit edilemediği tartışması başladı. Türkiye’nin kendi İHA’larına sahip olma tartışmaları böylece alevlendi ve var olan çalışmalara büyük kaynak aktarılmaya başlandı.

Kısa süreli çözüm için ilk tercih İsrail’in HERON olarak adlandırılan İHA’larını kullanmak yönündeydi. Şimdi Türkiye ile İsrail ilişkileri gergin olsa da o yıllarda sıkı bir askeri iş birliği vardı. İsrail, Türkiye’ye HERON satma ve kiralama dışında teknoloji transferi de yaptı.

İlk yerli üretim çalışmalarını başlatan kurum, kamuya ait bir şirket olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) ANKA isimli insansız hava aracını geliştirdi.

Bir yandan da iki özel sektör firması Vestel ve Baykar da İHA üretimi çalışmalarını sürdürüyorlardı.  Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye ile Selçuk Bayraktar’ın evlenmesiyle Baykar Holding için her şey değişti. Selçuk Bayraktar, BAYKAR Holding’in sahibinin oğlu ve şirketin Teknik Müdürüydü.

1984 yılında otomotiv sektörü için yedek parça üretmek için yola çıkan Baykar firması, ardından savunma sanayiye yönelmiş, küçük bir oyuncuydu. Evlilikle birlikte Baykar, Türk Silahlı Kuvvetleri ile milyonlarca dolarlık anlaşmalar yapmaya başladı ve sektördeki en büyük oyuncu oldu.

Baykar’ın öne çıkmasıyla TUSAŞ’ın ürettiği ANKA projesi baskılanmaya başladı.

NE KADAR YERLİ?

Baykar Holding’in internet sitesinde “Türkiye’nin ilk yerli ve milli İnsansız Hava Araçlarını üreten firma” olduğu yazıyor. Tamamen Erdoğan’ın kontrolü altında olan Türk medyasında da aynı cümleyi hemen her gün duymak mümkün. Ancak yaygın propagandanın aksine “yerli” kavramı oldukça tartışmalı.

Baykar’ın ürettiği farklı modellerdeki silahlı ve silahsız İHA’ların kritik parçaları ithal.

Örneğin; halen Karabağ ve Libya’da kullanılan Bayraktar TB2 modeli, Avusturya’da üretilen Rotax 912-iS motoruna sahip. Akıncı model İHA’nın motoru ise Ukrayna’dan ithal edilen; Ivchenko-Progress Motor Sich AI-450T tipi Turboprop.

İHA’lar için en kritik parça olan kamera sistemleri de ithal. ABD / Kanada L3Harris Technologies LHX.N şirketinden Wescam MX15HD  ve  Alman Hensoldt’tan GosHawk II veya ABD MX15 FLIR kamera ve optik sistemlerinin yanında yine Kanadalı yapımcı Wescam’in elektro-optik (EO) ve kızılötesi (IR) kamera sistemleri kullanılıyor.

Yani BAYKAR motor ve kamera, yer tespit sistemlerinde tamamen dışa bağımlı. Baykar’ın kullandığı mühimmat ise kamu şirketi olan ROKETSAN tarafından üretiliyor.

İHRACAT YAPAMIYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Mayıs 2020 itibariyle 140 adet İHA ve SİHA bulunuyor. Bunlardan 107 adedi Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın firması Baykar’dan alındı. Kamu şirketi TUSAŞ’dan alınan ANKA sayısı ise 23 adet. İsrail’den alınan 10 adet İHA da halen Gözcü-1 ismiyle kullanılıyor.

TSK İHA ve SİHA sayısı itibariyle doyum noktasına ulaşmış durumda. Drone sektörünün içine girdiği açmazdan çıkması için ihracat yapabilmesi gerekiyor. Bunun için silah sistemlerinin/parçalarının ithal edildiği ülkelerin izni şart.

Ancak Kanadalı Türkiye’ye ihracat izni vermiyor. Türkiye bugüne kadar özel izinle Katar, Ukrayna ve Azerbaycan’a çok az sayıda satış gerçekleştirebildi.

Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ’da tekrar başlayan çatışmalar sonrası Kanada, Türkiye’ye savunma sanayi ihracatını durdurdu. Kanada merkezli sivil toplum kuruluşu Project Ploughshares, Dağlık Karabağ’da L3 Harris Wescam tarafından üretilen optik kamera ve hedefleme sistemlerinin kullanıldığını raporlaştırdı (Killer Optics: Export of WESCAM Sensors to Turkey- a Litmus Test of Canada’s Compliance with the Arms Trade Treaty). Rapor üzerine Kanada Başbakanı Justin Tredeau soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı kararı çifte standart olarak niteleyen bir açıklama yaptı. Ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kanadalı mevkidaşı François-Philippe Champagne ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve ihracat yasağının kaldırılmasını istedi.

Yasak Türk Silahlı Kuvvetleri’den daha çok Erdoğan ailesinin bir üyesi olan Selçuk Bayraktar’ın şirketini ilgilendiriyor. L3 Wescam’den MX15HD model optik kamera sistemleri olmadan Baykar firmasının İHA üretimi yapması mümkün değil. Almanya ve Amerika’da bulunan alternatifler ise yine benzer nedenlerle tedarik edilemiyor.

Türk dronlarını zora sokan ilk ambargo 2019 yılında Türkiye’nin Suriye’de YPG’ye yönelik başlattığı askeri operasyon sırasında yaşandı. Kanada, Almanya, Fransa ve İngiltere ile birlikte Türkiye’ye silah ambargosu kararı aldı. Türkiye’de İHA ve SİHA üretimini durduran karar sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Trudeau arasında Nisan 2020’de bir görüşme gerçekleşti. Erdoğan, L3 Herris Wescam teknolojisinin ambargo kapsamı dışında tutulmasını talep etti. Project Ploughshares’un raporuna göre Kanada Federal Dışişleri Ticaret ve Kalkınma Bakanlığı Erdoğan’ın bu talebini Haziran 2020 itibariyle yerine getirdi.

Yine rapora göre Türkiye’nin üretmeye çalıştığı “elektro optik infrared” sensor ve kamera sistemleri çok ağır olduğu için Türk dronları tarafından kullanılamıyor ve Türkiye bu konuda Kanada’ya muhtaç durumda.

ÇATIŞMALAR FİRMA KARLARINI YÜKSELTTİ

Türkiye’nin dış politikası son yıllarda giderek askerileşti.  Önce Suriye ardından Libya’da Türk Ordusu çatışmalara dahil oldu. Baykar’a ait İHA ve SİHA’lar ilk olarak 2016 yılındaki başarısız darbe girişiminden sonra Türk Ordusu tarafından Suriye’ye başlatılan operasyonda kullanıldı. Ardından 2020’nin başından itibaren Libya’ya SİHA ve çok sayıda küçük taktik İHA gönderildi.

Türkiye’nin gönderdiği  SİHA’lar Baykar grubuna aitti ve sahada askeri dengede önemli değişimlere neden oldu. Şubat ayında İHA’ları kontrol eden 2 sivil mühendis hayatını kaybetti ancak Türkiye için daha fazla SİHA göndermek sorun olmadı.

Kasım 2019- Mayıs 2020 tarihleri arasında 23 adet İHA, Hafter güçleri tarafından düşürüldü. Türkiye için İHA’ların düşürülmesinden çok İHA kontrol merkezleri ve mühendislerinin vurulması sorun.

Suriye ve Libya’daki çatışmalar Baykar’ın karını yükseltti. Libya’da çatışmalar geçici olarak da olsa durunca İHA sektöründeki fazla kapasite sorun olmaya başladı. Ancak Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ’da başlayan çatışmalar sonrası Baykar İHA’lar kullanılmaya başlandı. İhracat izni olmamasına karşın Baykar’a ait TB2’ler fiili olarak kullanılıyor. Azerbaycan Ordusu, Ermenistan’a ait hedeflerin vurulmasıyla ilgili İHA görüntülerini peş peşe paylaştı. Çatışmanın ilk haftasında Ermenistan’a ait 43 adet tankın Baykar TB2 ile vurulduğu belirtiliyor.

TÜRKİYE AMBARGOYU AŞMAYA ÇALIŞIYOR

Kanada Dışişleri Bakanı Francois-Philippe Champagne’nin Türk dronları için kritik parçalara ilişkin ihracat izinlerini askıya aldığını açıklamasından sonra Türkiye çözüm üretmeye çalışıyor. Kanada’nın Dağlık Karabağ’daki çatışmalar durunca kameralarında satışına tekrar izin vermesi bekleniyor.

Diğer taraftan alternatif arayışları sürüyor. ABD ve Almanya ile yaşanan gerilim nedeniyle bu iki ülkeden tedarik mümkün gözükmüyor. Masadaki diğer alternatif ise Çin sistemleri. Ancak Çin’in savunma sistemleriyle ilgili bilgileri kapalı tutması nedeniyle bu sistemlerin ne kadar verimli olduğu soru işareti.

Türkiye’nin yerli olarak geliştirmeye çalıştığı ASELSAN’ın Cats HD sisteminin sorunları ise henüz çözülebilmiş değil.

Ancak Türk dronlarının tek sorunu optik hedefleme sistemleri değil, motor sisteminde de Türkiye halen dışa bağımlı durumda. Baykar dronları Avusturya ve Ukrayna’dan ithal motorlarla uçabiliyor.



Kaynak: BOLD
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ