Kronik hastalığı olan Erol Düzgün’ün ölümünde hidroksiklorokin şüphesi

Kronik kalp ve şeker hastalığı bulunan Erol Düzgün, koronavirüse yakalanmasının ardından hayatını kaybetti. Anne Selma Düzgün, ölüme ‘hidroksiklorokin’ etken maddeli ilacın neden olduğunu iddia etti.

Sağlık Bakanlığı, Kovid-19 tedavisinde 'Hidroksiklorokin' etken maddeli ilacın kullanılmayacağını açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir yıl önce kullanılmaması tavsiyesinde bulunulan ilaç yüzünden oğlunu kaybettiklerini söyleyen Selma Düzgün, “Benim oğlum Koronavirüs tedavisi için verdikleri ‘Plaquenil’ isimli ilaç nedeniyle öldü. Şimdi benim oğlumun ölümünden kim sorumlu?” diye sordu.

Salgınla etkili mücadele yürütülmediğini söyleyen Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise, tıbbı standartlara uygun olmayan bir tedavide ısrar edildiğini belirterek, “Sağlık Bakanı bir hekim. Dolayısıyla tıbbi uygulama hatası ve önlenebilir ölümleri önlememiş olması nedeniyle de sorumluluğu büyüktür” dedi.


İLAÇ SONRASI HALSİZLİK BAŞLADI

Kocaeli’de yaşayan Düzgün ailesi kovid-19’a yakalanan ve 6 Nisan gecesi kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 28 yaşındaki oğulları Erol Düzgün’ün ihmaller zinciri sonucu hayatını kaybettiğini iddia etti. Sağlık Bakanlığının Kovid-19 tedavisinde ‘hidroksiklorokin’ etken maddeli ilacın kullanılmayacağını açıklamasının ardından şüphelerinin daha da arttığını belirten anne Selma Düzgün, oğlu Erol Düzgün’ün ‘hidroksiklorokin’ etken maddeli ‘Plaquenil’ isimli ilacı kullanmasının ardından halsizleşmeye başladığını söyledi.

Ameliyat olan eşinin pozitif çıkması üzerine, kalp ve şeker hastalığı olan yürüme engelli oğulları Erol Düzgün’e de test yaptırdıklarını söyleyen anne Selma Düzgün, “26 Mart günü oğlumun testi pozitif çıktı. Sağlık ekipleri eve geldi ve ‘Plaquenil’ isimli ilacı getirdi. Ben onlara da belirttim, oğlum kronik kalp ve şeker hastası. Hiç muayene bile etmediler, ‘Ne olursa olsun bu ilaçları mutlaka kullanacak’ dediler. Aile hekimi de gün aşırı arayıp ‘İlaçlarını mutlaka içsin’ dedi. Oğlum ilaçları aldıktan yarım saat sonra halsizleşmeye başladı, kendini kaybetti, midesi bulandı ve istifra etti. Ambulans çağırdık, Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürdük, orada servise yatıramayacaklarını, evde bakmam gerektiğini söylediler ve eve geldik” dedi. 

"ÖLÜM NEDENİ TANSİYONA BAĞLI KALP KRİZİ"

Anne Düzgün, hastanedeki doktorlara kalp ilaçları ile ‘Plaquenil’in birlikte kullanımının ağır olup olmayacağını sorduğunda ise kendisine farklı saatlerde ilaçları vermeye devam etmesi gerektiği söylenmiş. Bu süreçte kendisi ve kızının testinin de pozitif çıktığını söyleyen Düzgün, hiçbir belirti göstermediklerini ama kendilerinin de ilaç kullanmaya başladıklarını ve ilacın yan etkilerinin onları da etkilemesi üzerine ilacı bıraktıklarını söyledi.

Anne Düzgün, “Oğlum eve geldikten sonra ilaçlarını vermeye devam ettik. 3. gün tekrar fenalaştı ve özel hastaneye kaldırıldı. Burada durumu ağırlaştı, kalbi durdu. Sonra entübe edildi ve ikinci kez kalbi durdu. Tansiyonu yükselip kalbine vurunca 3. kez kalp krizi geçirmiş ve kurtaramamışlar. Doktora ölüm nedenini sorduğumda ‘Tansiyonu yükselince kalbine vurdu, kalp krizinden öldü’ dedi. Oğlum benden habersiz bir gün o ilaçları kullanmamış. O zaman çok iyiydi. Ne zaman ilaçları kullandı, o zaman kötüleşti. Kovid-19 tedavisi için verdikleri ilaç nedeniyle öldü” iddiasında bulundu.

"BAKANLIĞIN AÇIKLAMASI SONRASI ŞÜPHELERİMİZ ARTTI"

Oğlunun ölümünden kimin sorumlu olduğunu soran Selma Düzgün, “Oğlumun kronik rahatsızlığı olduğunu biliyorlardı. Doktorlara da söyledim, eve ilaç getirenlere de söyledim. Belki bir sürü genç insan bu şekilde ilacın yan etkileri sonucu hayatını kaybetti. Bu acı çok büyük, bu olay cezasız kalmasın” dedi.

Sağlık Bakanlığının kovid-19 tedavisinde ‘hidroksiklorokin’ etken maddeli ilacın kullanılmayacağını açıklaması üzerine şüphelerinin da arttığını belirten Düzgün, “Sağlık Bakanlığı ilacı kaldırdı, ben artık eminim ki oğlum bu ilaç yüzünden hayatını kaybetti. Bu ilaç kalbe direkt etki ediyormuş, hiçbir ayrım gözetmeden bu ilacı herkese kullandırttılar. Şimdi benim oğlumun ölümünden kim sorumlu?” diye sordu.

FİNCANCI: İLACIN KULLANIMINDA ISRAR CİDDİ BİR SORUMSUZLUK

‘Hidroksiklorokin’ etken maddeli ilaçların koronavirüs tedavisinde kullanılmasını ilişkin TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, “Özellikle otopsi bulgularına baktığımızda SARS-CoV-2’nin damar civarınca hasar meydana getirdiği ve pıhtılaşma bozukluğuna yol açtığına ilişkin bulgular var. Hidroksiklorokin kalp damar sistemi üzerinde yan etkileri olan bir ilaç. Çok etkili de bir ilaç, birçok hastalıkta kullanılabiliyor. Kullanmak zorunda olan insanların kaygısına yol açmamak gerekiyor ama SARS-CoV-2’nin etkisiyle, Hidroksiklorokin etkilerinin bu süreci arttırabileceğini akılda bulundurmak gerekiyor” dedi.

İlacın kullanımında ısrarın ciddi bir sorumsuzluk olduğunu söyleyen Fincancı, “Ancak tabii 28 yaşında bir insan bu tablodan etkilenmeyecek diye bir şey yok. İyi seyrediyor olabilir ama hızla genel durumun bozulmasına yol açan ‘Sitokin Fırtınası’ dediğimiz bir tablo da ortaya çıkıyor bazen olgularda. Bağışıklık sistemindeki ciddi sorun, hastalığın önünün alınmasını engelleyebiliyor. O yüzden nasıl seyretti, hangi yakınmaları oldu bunları değerlendirmek gerekiyor ama tabii ki bu hastalığa bir etkisi olmayan, yan etkileri bilinen, özellikle de bu yan etkilerin virüsün kendi etkileriyle etkileşim içine girme olasılığı olan durumda ilacın kullanılmasında ısrar edilmesi ciddi bir sorumsuzluk” diye konuştu.

"BAKANLIK ELİNDEKİ İLAÇLARI BİTİRME ÇABASINA MI GİRDİ?"

Sağlık Bakanlığının tıbbi standartlara uygun olmayan bir tedavide ısrar ettiğini söyleyen Fincancı, “Sağlık çalışanlarına da bu tedavinin verilmesinde ısrarda bulunuldu. Zaman zaman ‘Bu ilaçları vereceksiniz’ denilerek tehditler edildi. Ayrıca biliyoruz ki bu ilaç ham maddesi daha önceden alınarak iktidara yakın ‘Koçak Farma’ şirketi tarafından üretildi; oradan temin edildi. Bu ilacın kullanılmasında bu tür saikler de rol oynamış mıdır? Sağlık Bakanlığı elindeki ilaçları bitirme çabası içine girmiş midir? Bunları soruşturmak gerekiyor, etkili bir soruşturmaya ihtiyaç var” dedi. “Bu tür ölümler önlenebilir ölümlerdir” diyen Fincancı, ölümlerin önlenebilmesinin koşulunun ise salgınla etkili mücadele olduğunu ifade etti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın bir hekim olduğunu hatırlatan Fincancı, “Tıbbi uygulama hatası ve önlenebilir ölümleri önlememiş olması nedeniyle de sorumluluğu büyüktür” diye konuştu. (Evrensel)
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SAĞLIK HABERLERİ