‘Yargıtay, Mehmet Baransu’nun savcılığa verdiği dijital delilleri kabul etti’

Gökçer Tahincioğlu: Yargıtay'ın bozma kararının bir yönü, Balyoz davasının kumpas olarak nitelendirilmesine yol açan, üretildiği belirtilen ve bir bölümü cezaevinde bulunan Mehmet Baransu tarafından savcılığa teslim edilen dijital delillere dayanıyor


T24 yazarı Gökçer Tahincioğlu, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin Balyoz davasında verilen beraat kararlarını cezaevinde bulunan gazeteci Mehmet Baransu tarafından savcılığa teslim edilen dijital delillere dayanarak bozduğunu yazdı.

Tahincioğlu, ”Yargıtay’a göre, bu dijital delillerin doğruluğu denetlenmeksizin verilen beraat kararları da hukuken yanlıştı. Yargıtay, bununla yetinmeyerek, “olasılığı en yüksek senaryo” başlıklı plan seminerinin gerçekliği konusunda kuşku bulunmadığını karar altına aldı.’ ifadelerini kullandı.


Gökçer Tahincioğlu, ’10 soruda, Balyoz davasında verilen bozma kararı: “F... kumpası” denilen dosya yeniden açıldı’ başlıklı yazısında şunları dile getirdi:

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Türkiye’nin organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddiaları doğrultusunda yolsuzluk, faili meçhul cinayetler, Susurluk, mafya-siyaset ilişkilerini tartıştığı bir dönemde, “kumpas” olarak nitelendirilen Balyoz davasında çok tartışılacak bir karara imza attı.

Oybirliğiyle verilen kararla, Balyoz davasında, eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan ile o dönem kritik görevlerde bulunan Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, İhsan Balabanlı, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan, Emin Küçükkılıç hakkındaki beraat hükmü bozuldu. Yargıtay, sanıkların, “suç için anlaşma” suçunu işlediklerini belirterek, 3 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını gerektiren bu suçtan yeniden yargılanmalarını istedi. Yargıtay’a göre, bu sanıklar, bir darbenin icra hareketine başlamıştı ve darbeyi yapabilecek yeterli yetkiye de sahiplerdi. Ancak Yargıtay’ın kararının bir yönü, Balyoz davasının “kumpas” olarak nitelendirilmesine yol açan, üretildiği belirtilen ve bir bölümü cezaevinde bulunan Mehmet Baransu tarafından savcılığa teslim edilen dijital delillere dayanıyor. Yargıtay’a göre, bu dijital delillerin doğruluğu denetlenmeksizin verilen beraat kararları da hukuken yanlıştı.



Kararda, dijital delillerin yeniden değerlendirilmediği ifade edildi. Ayrıca Genelkurmay Başkanlığı’nın seminere gözlemci heyetinin 2003’te gönderildiğini, seminerle ilgili raporun da aynı tarihte onaylandığını 2010 yılında mahkemeye bildirdiği anımsatıldı. Buna karşılık, tanıkların, “haberimiz yoktu, duymadık” ifadelerinin ne derecede geçerli olduğunun tartışılması gerektiği vurgulandı. Yargıtay, bu nedenlerle beraat kararının eksik incelemeyle verildiğini kaydetti. Yargıtay, bununla yetinmeyerek, “olasılığı en yüksek senaryo” başlıklı plan seminerinin gerçekliği konusunda kuşku bulunmadığını karar altına aldı.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ