15 Temmuz darbe girişiminin ardından binlerce alt ve üst rütbeli subay Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edildi.
O eleştiriyi dillendirenlerden biri de İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Ümit Özdağ, Türkiye’nin bir devlet krizi yaşadığını savundu.
Binlerce senelik devlet geleneğinin terk edildiğini, devletin yıkılarak yeniden ve çok kötü bir şekilde ‘sözde’ inşa edildiğini iddia eden Özdağ, “Kurumlar tasfiye edilirken, her şey bir kişi üzerine kurulmakta. Bu, devlet kurumunu hiç olmadığı kadar zayıflatmakta. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri ağır bir kurumsuzlaşma ve partileşme süreci yaşamakta” eleştirisini yöneltti.
TSK’nın, 3 Mart 1924 tarih ve 249 sayılı kanun ile temel düzenlemesine kavuştuğunu hatırlatan Özdağ, bu düzenlemenin 15 Temmuz 2016 sonrasına kadar sürdüğünü ifade etti ve ekledi:
“15 Temmuz sonrasında yapılan akıl dışı ve ordunun emir-komuta zincirini yok eden, kurumlarını tahrip eden düzenlemeler şimdi de 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile devam etmekte.
1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 338. maddesi ile 15 Temmuz sonrasında oluşturulan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Milli Savunma Bakanlığı’na bağlılığı durumu sürdürülmüştür. Cumhurbaşkanı’na gerekli gördüğü zamanlarda tek tek kuvvet komutanlarından bilgi alma ve emir verme yetkisi verilmiştir.
Bu aşamada Genelkurmay Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı’na bağlı bırakılmıştır. Böylece, emir-komuta birliği sağlanmaktan çok uzak olmuştur. Birkaç gün sonra çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 338. Madde değiştirilmiştir. 338. maddenin yeni düzenlemesinde Genelkurmay Başkanlığı da, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmıştır. Ancak, bu düzenlemede de emir-komuta birliği sağlanmamış, Genelkurmay Başkanlığı da Milli Savunma Bakanlığı’na kuvvet komutanlıkları gibi ayrı ayrı bağlanmıştır.”
Bu değişiklikleri, ‘ordunun emir-komuta birliğini ortadan kaldırmak için yapılan düzenlemeler’ olarak tanımlayan Özdağ, Kuvvet Komutanlıkları’nın yeniden Genelkurmay’a, Genelkurmay’ın da Savunma Bakanlığı’na bağlanması gerektiğini kaydetti.
Mevcut düzenlemelerle, Cumhuriyet’in ordusunun Cumhurbaşkanı’nın ordusuna dönüştüğünü savunan Özdağ, eleştirilerini şöyle sıraladı:
“Türk Silahlı Kuvvetleri hızla bir parti ordusu şeklinde partizan kadrolar ile yeniden yapılandırılmaya çalışılmaktadır. Bu tespitimi bir siyasetçi olarak değil, doktora ve doçentlik tezi Türk Ordusu üzerine olan bir uzman olarak ifade ediyorum.nNe yazık ki, Türk ordusuna subay yetiştiren okullara yapılan kadro alımlarında açık bir şekilde partizanlık yapılmaktadır.
SADAT mensubu subayların, askeri okula öğrenci alım mülakatlarında, bir öğrenciye “Baban muhalif bir internet sitesi için tercümeler yapıyormuş onun için seni almıyoruz” denildiğini iddia eden Özdağ, “(Bunu) diyen jüri üyesinin ahlaksız olduğunu düşünüyorum. Muhalif site dediği site 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün sitesidir” diye yazdı.