İsveçli aydınlardan Erdoğan’a çağrı: Ahmet Altan’ı ve diğer tutuklu gazetecileri serbest bırak

Eklenme tarihi :
İsveçli aydınlardan Erdoğan’a çağrı: Ahmet Altan’ı ve diğer tutuklu gazetecileri serbest bırak
İsveç'te 17 yayınevinin gazeteci-yazar Ahmet Altan'ın tahliye edilmesi için yaptığı çağrının akabinde bu defa İsveç'in en yüksek tirajlı gazetelerinde yeni bir ilan yayımlandı.


İsveç'te 17 yayınevinin gazeteci-yazar Ahmet Altan'ın tahliye edilmesi için yaptığı çağrının akabinde bu defa İsveç'in en yüksek tirajlı gazetelerinde yeni bir ilan yayımlandı. İsveç'in önde gelen yazarlarının imzası bulunan ilanda Erdoğan'a, "Ahmet Altan'ı ve diğer tutuklu gazetecileri serbest bırak!" çağrısında bulunuldu.

Yaklaşık 5 yıldır İstanbul Silivri Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunun gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın tahliye edilmesi için İsveç’in en yüksek tirajlı gazetelerinde yeni bir ilan yayımlandı.


23 şubat 2021 tarihli Dagens Nyheter, Svenska Dagbladet, Expressen ile Gazeteciler Federasyonu’nun gazetesi Journalisten’de Ahmet Altan için  yayınlanan çağrıda Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra tutuklu gazetecilerin tamamının tahliye edilmesi istendi.

“ERDOĞAN; YASAMA, YARGI VE YÜRÜTME ORGANLARINI KENDİ ELİNED TOPLADI”

Çağrıda basının/medyanın yüzde 95’ten fazlasının Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kontrol edildiği vurgulandı.

İsveççe’den Vildan Saim Tanrikulu’nun tercüme ettiği ilanın tam metni şöyle:

“Erdoğan, Ahmet Altan’ı serbest bırak!

2016 yılında gerçekleşen başarısız darbe girişimi sonrasında, Erdoğan bütün yasama, yargı ve yürütme organlarını kendi elinde toplamış durumdadır.

Bu durum, ülkenin 83 milyon nüfusu için ciddi sonuçları içermektedir;

• Aralarında pro-Kürt parti HDP’li eski Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş gibi, halk tarafından seçilmiş politikacılar, 2016 yılı güz mevsiminden beri, görüşlerinden dolayı cezaevinde bulunmaktadır.

• Basının/medyanın yüzde 95 oranından fazlası Erdoğan tarafından kontrol edilmektedir. İfade ve basın özgürlüğü hemen hemen tamamıyla ortadan kaldırılmıştır. Türkiye yıllardır gazeteciler için Dünya’nın en büyük hapishanesi durumundadır ve Sınır Tanımayan Gazeteciler’in basın özgürlüğü endeksinde 154. sırada yer almaktadır.

• Farklı/muhalif düşünenlerin keyfi biçimde kitlesel olarak işlerinden atılmaları ve gözaltına alınmaları gündelik yaşamın bir parçası durumundadır. Sosyal medya alanlarında yapılan bir paylaşım, bir kişi için yıllarca hapis cezası almak, işkence görmek veya kariyerinin sona ermesi anlamına gelebilir.

Erdoğan’ın farklı düşünenleri/muhalifleri keyfi olarak baskı altına almasının ağır bedelini ödeyenlerden birisi de, ünlü Silivri hapishanesinde dört metrekarelik küçük bir hücreye hapsedilmiş olan 70’li yaşlarında bulunan Ahmet Altan dır. O, darbe teşebbüsünden hemen sonra yakalanarak tutuklandı ve üç yıldan fazla hapiste kaldı. Ahmet Altan hakkındaki iddiaları sürekli olarak reddetmektedir ve üzerina atılan ”suçlar” ile ilgili her hangi bir kanıt bulunmamaktadır.

Ahmet Altan, Türkiye’nin en fazla etki sahibi, en saygın ve en fazla okunan yazarlarından birisidir ve kitapları 23 ülkede yayınlanmıştır. Altan da, eserlerinde genellikle tıpkı P O Enquist’e benzer biçimde, örneğin Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerindeki tarihi olaylardan hareket ederek, kurgu ile gerçeklik arasında bir denge kurmaktadır. Tarihsel ve sosyal kontekst/bağlam içinde, insanların duygu dünyaları ve Türkiye’nin iç ilişkileri onun romanlarında sürekli tekrar edilen bir vurgudur. O’nun ”Dünya’yı asla bir daha görmeyeceğim. Hapsedilen bir yazarın anıları” başlıklı kitabının İsveççe çevirisi Nisan ayında yayınlanacaktır.

Erdoğan rejiminin, milyonlarca hayranı olan ve sadece ifade özgürlüğünü kullanarak kendi görüşlerini Türkiye’nin geniş kitleleri ile paylaşan bu bağımsız ve güçlü sesi susturmak istediği hakkında hiç bir kuşku yoktur.

Ahmet Altan’ın avukatı, Ocak ayı başında Covıd-19 salgınının/pandemisinin, Altan’ın tutulduğu cezaevi bölümünde yayılmış olduğunu açıkladı. Bu durumda Altan’ın durumu çok ciddidir ve onun yaşamından endişe duymaktayız.

Belirttiğimiz nedenlerden dolayı, Ahmet Altan’ın içinde bulunduğu esaretten serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Altan, Erdoğan’ın emri ile hapsedilmiş olduğu için, Türkiye Cumhurbaşkanı’na şu açık ve net mesajımızı göndermek istiyoruz; Sen, farklı düşünenleri ve muhaliflerini absürt/saçma, Kafka benzeri gerekçelerle hapsettirebilirsin, ancak özgür düşünceyi asla/hiçbir zaman hapsedemezsin!

Ahmet Altan’ı derhal serbest bırak!”

Çağrıda imzası bulunan isimler şunlar:

Kristina Ahlinder, İsveç Yayıncılar Derneği Genel Müdürü

Robert Aschberg, İsveç Ulusal Basın Kulübü Başkanı

Kurdo Baksi, Yazar

Jesper Bengtsson, İsveç PEN Kulübü Başkanı

Anders Q Björkman, Svenska Dagbladet gazetesi Kültür Şefi Yrd.

Helena Giertta, Journalisten gazetesi Şef Redaktörü

Erik Halkjaer, Sınır Tanımayan Gazeteciler Başkanı

Ulrika Hyllert, Gazeteciler Federasyonu Başkanı

Lisa Irenius, Svenska Dagbladet gazetesi Kültür Şefi

Oal Larsmo, Yazar ve Uluslararası PEN Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi

Martin Kaunitz, Ahmet Altan’ın İsveç’teki yayıncısı,

Jesper Monthán İsveç Yayıncılar Derneği Başkanı

Karin Olsson, Expressen gazetesi Kültür Şefi

Nalin Pekgul, Eski Milletvekili ve Hemşire

Karin Pettersson, Aftonbladet gazetesi Kültür Şefi

Grethe Rottböll, İsveç Yazarlar Birliği Başkanı

Björn Wiman, Dagens Nyheter gazetesi Kültür Şefi
BENZER HABERLER
DÜNYA HABERLERİ