Kamu bankalarını AKP bankasına çevirdiler: Döviz açığı 10 milyar doları aştı

Üç kamu bankasının döviz açığı 10 milyar doları geçti, açığın özkaynaklara oranı yüzde 30,9'a çıktı. Ekonomistler, durumun önemli bir tehlikeye işaret ettiğini belirtiyor.


Üç kamu bankasının döviz açığı yükselmeye devam ediyor. Üç kamu bankasının döviz açığı 10 milyar doları geçerken, açığın özkaynaklara oranı yüzde 30,9'a ulaşmış durumda.

İlk kez 26 Haziran'da özkaynaklara oranla yüzde 20'lik yasal döviz açığı sınırını aşan kamu bankaları, yasal düzenlemelere açığı yasal sınırın altına çekmek yerine büyüttü. Uzmanlar, dolar kurunu frenlemek için yapılan satışların açığı büyüttüğünü, kur artışıyla birlikte kamu bankalarının açık kaynaklı zarara uğradığını belirtiyor.


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 24 Temmuz itibarıyla üç kamu bankasının toplam döviz açığı 10 milyar 148 milyon dolara ulaştı. Açığın yasal özkaynaklara oranı yüzde 30,9’a yükseldi.

Söz konusu açık ilk kez 26 Haziran’da yüzde 20’lik yasal sınırı aşmış ve 6,7 milyar dolar olmuştu.

Döviz pozisyonu rakamı, bilanço içi ve bilanço dışı döviz varlık ve yükümlülüklerinin farkından elde ediliyor. Yükümlülükler varlıklardan fazlaysa açık pozisyon ortaya çıkıyor.

Uzmanlar, dolar kurunu belirli bir seviyede tutmak için yapılan satışlar nedeniyle açığın arttığı ve kur artışına paralel olarak açık nedeniyle bankaların ciddi zarara uğradığını belirtiyor.İLGİLİ HABER
[Bütçeye yükü can yakacak: Krediler kamu bankalarının görev zararını artırdı]Bütçeye yükü can yakacak: Krediler kamu bankalarının görev zararını artırdı

Kredilerde gaza basılmasıyla görev zararları yükseldi. İlk altı aydaki görev zararları 2019'un aynı dönemine göre, Halkbank için yüzde 70,1, Ziraat Bankası için yüzde 36,9 arttı.

KAMU BANKALARINI AÇIĞA DÜŞÜRMEMİZE RAĞMEN KUR 6,98'DE

Konuyla ilgili Twitter'dan Mahfi Eğilmez, "Son birkaç ayda kuru ve CDS'i frenlemek için milyarlarca dolar harcamamıza, rezervleri eritmemize, kamu bankalarını açığa düşürmemize karşın kur 6,98'e, CDS 600'e yükseldi. Oysa bu sürede yarattığımız yeni risklerin yarısını yaratmamış olsaydık ikisi de çok daha düşük olacaktı" dedi.
 
BİR ÖZEL BANKA BU KADAR AÇIĞA DÜŞSE ANINDA MURAKIP GÖNDERİRLER

Ekonomist Mustafa Sönmez ise, "Herhangi bir özel banka bu kadar açığa düşse anında murakıp gönderir yönetime sokarlar. Ama kamu bankalarını AKP bankası yaptıkları için açıklara aldırmıyorlar. İçeride dert olmasa da dışarıda, yani paranın başında olanlar herşeyin farkındalar. Burunlarını mandallayarak izliyorlar" dedi.

 

FİNANSAL SİSTEM ÇATIRDAYABİLİR, TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

İktisatçı Murat Kubilay, "Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'ın döviz pozisyonu açıklarının yasal sermayelerine oranı kanuni sınır olan yüzde 20'nin üzerinde seyrediyor. Herhangi bir kur artışı halinde büyük kamu zararı oluşabilir ve finansal sistem çatırdayabilir. Tehlikenin farkında mısınız?" dedi.

 

Uluslararası Finans Enstitüsü Başkanı Robin Brooks da, paylaştığı Twitter mesajında aynı konuya dikkat çekmişti.
 
BBDK VERİLERİNE GÖRE NİSAN AYI SONRASINDA HIZLA ARTTI

BDDK verileri, 3 Nisan 2020 tarihinde 3,3 milyar dolar seviyesinde olan söz konusu açık pozisyonunun sonraki dönemde hızla arttığını gösteriyor.

Net döviz pozisyonu, yabancı özel mevduat bankalarında 1 milyar 788 milyon dolar, yerli özel bankalarda 2 milyar 508 milyon dolar artıda.

BDDK mevzuatında “döviz varlıkları”, bankaların, yurt dışı şubelerine ilişkin hesapları da dahil olmak üzere, tüm yabancı para aktif hesaplarını, dövize endeksli varlıklarını ve vadeli döviz alım taahhütlerini içeriyor.

“Döviz yükümlülükleri” de, bankaların, yurt dışı şubelerine ilişkin hesapları da dahil olmak üzere, tüm yabancı para pasif hesaplarını, dövize endeksli yükümlülüklerini, vadeli döviz satım taahhütlerini içeriyor.

İKİ HAFTA İÇİNDE AŞIMI DÜZELTMEK ZORUNDALARDI

2006 tarihli BDDK yönetmeliğine göre, yabancı para net genel pozisyon/özkaynak standart oranının azami sınırının aşılması halinde, bankalar aşımın nedenlerini BDDK'ye belirli bir süre içinde bildirmek zorunda.

Haftalık oranlarda oluşabilecek aşım tutarının takip eden iki hafta içinde giderilmesi zorunlu. Yönetmeliğe göre, bir takvim yılı içerisinde haftalık oranlarda, giderilen aşımlar dahil altı defadan fazla aşım gerçekleştirilemiyor.
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ