‘Şahsım’ ekonomisinin sonu: Faiz sarmalı!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dün politika faizini 200 baz puan artışla yüzde 17’ye çıkardı.


Tr724'ten Yusuf Dereli'nin haberine göre Söz konusu karar, AKP rejiminin ekonomi ve para politikasının resmen iflas ettiğinin tescili anlamına geliyor. Söz konusu karar sonrası Türkiye, Avrupa’da ‘en yüksek faiz veren ülke’ oldu. Dünyada ise bu alanda dokuzuncu sıraya yerleşti. Karar öncesi 7,65 civarında gezinen dolar, yaklaşık 10 kuruş değer kaybetti. Akşam saatlerinde ise tekrar 7,60’a dayandı. Artık faiz artışları da istenilen etkiyi yaratmıyor. Şimdi gözler, gelecek ay yapılacak PPK toplantısında!Erdoğan’ın faiz inadının 2 yıllık maliyeti; MB’nin rezervleri tamamen eridi, faiz yüzde 17’ye çıkarılmasına rağmen dolar 7,60’larda seyrediyor, ekonomi dibe vurdu, işsizlik fırladı, millet gırtlağına kadar borca battı.

AKP rejimi Türkiye’yi resmen faiz sarmalına soktu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dünkü toplantısında (TCMB) politika faizini 200 baz puan artışla yüzde 17 seviyesine yükseltti. Üst üste iki toplantıda faizler 675 baz puan artırılmış oldu. Naci Ağbal göreve geldiğinde 10,25 olan politika faiz oranı, iki ayda yüzde 17’ye yükseltildi. Faiz artışı yüzde 67’ye yakın! Ancak faiz artışlarının etkisi beklenenden çok daha az oldu. Zira iktidar temsilcileri ‘sadece’ faiz artırarak ‘reform’ yaptığını düşünüyor. Beklenen ‘reform’ hamleleri yapılmayınca dolar yeniden yükselmeye başlıyor ve MB faizleri yeniden artırmak zorunda kalıyor. Eğer AKP rejimi gerekli yapısal reformları atmazsa bu böyle devam edecek… Ve Türkiye faiz cenneti haline gelecek.


ENFLASYON ARTIYOR, FAİZ MECBUR YÜKSELECEK

Öncelikle MB’nin faiz artış kararını ‘bağımsız’ olarak alması mümkün değil. Piyasalara ‘MB’nin bağımsız olduğu imajını vermek isteyen rejim, tam anlamıyla tiyatro oynuyor. Bir taraftan Erdoğan, hala “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur.” derken, MB faizleri artırarak, ‘bağımsızlık’ mesajı veriyor. Ancak herkes biliyor ki, Erdoğan istemediği/izin vermediği sürece faizlerin artırılması ihtimal dışı. Peki 200 puanlık artışın nedeni ne? Basit; enflasyon artıyor. TÜİK’in yüzde 14 oranını ciddiye alan yok. Enflasyon oranı yüzde 30’un bile üzerinde dolayısıyla insanların TL’ye dönmesi için faiz oranını yukarı çekmek zorundasınız.

REFORMLAR HAYATA GEÇİRİLMEZSE SONUÇ HÜSRAN OLUR

Ekonomistler herşeye rağmen MB’nın faiz artış kararının olumlu olduğunu söylüyor ancak bu artışların işe yaraması için yapısal ve köklü reformların hayata geçirilmesi lazım. İktisatçı Mahfi Eğilmez de bu noktaya dikkat çekiyor dün kaleme aldığı yazısında. Şunları söylüyor: “Faiz artırımı ekonomideki bütün sorunları çözecek sihirli bir değnek değil. Hatta borçlar, finansman maliyetleri gibi bazı sorunların da büyümesine yol açacak. O nedenle faiz artışı geçici zaman kazandırır, sorunları kökünden çözmez. Merkez Bankası doğrusunu yapmış faizi artırmıştır. Bundan sonra görev siyasetçilerdedir. Çünkü ekonomik, sosyal ve siyasal çerçevede gerçek anlamda yapısal reformlara girmediğimiz sürece faiz artırmamızın sonu gelmez. Faiz fobisinden kurtulmuş ve faizin neden değil sonuç olduğunu anlamaya başlamış olduğumuza ilişkin görüntüler geleceğe daha olumlu bakmamız için önemlidir.”

GEÇMİŞTE YAPILAN HATALARIN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ

Ekonomist Emin Çapa ise Erdoğan’ın ekonomi politikasının maliyetine dikkat çekiyor: “Merkez Bankası kasasını boşaltıp test ettiğimiz Erdoğan-omics Faiz Teorisi’nin çöktüğü resmen kabul edildi. Testin sonucu: MB kasası boşaldı. Faiz fırladı. Döviz fırladı. Ekonomi darbe aldı. Sanayici, yatırımcı, esnaf, halkın beline kazma vuruldu. Herkese KAYBET, KAYBET, KAYBET.”

Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, “Faiz sonuçtur. Bugün faizin artırılması, geçmişte yapılan (onca uyarıya, onca ikaza rağmen yapılan) hataların bedelidir.” ifadelerini kullanıyor.

İKTİDARIN USTALIK ESERİ!

Ekonomist Mustafa Sönmez ise “Ülkenin Saray’daki başekonomisti ne demişti? Faiz sebep, enflasyon sonuçtur:)) Şimdi faiz %17’ye çıkarıldı, sonuç, enflasyonda artış mı olacak? Başekonomist, durduk yerde ülke insanlarına yeni yoksullaşmalar, firmalara ağır yük getirdi. İktidardan gitme korkusuyla çöle çevirdiler,” şeklinde konuşuyor.

Bankacı Kerim Rota ise yaşanan ironiye dikkat çekiyor: “Pandeminin ortasında dünyada neredeyse enflasyon ve faiz kalmamışken; “% 14 enflasyon, % 17 politika faizi, % 18 mevduat faizi, % 25 kredi faizi,  -47 Milyar $ TCMB rezervi İle başbaşa bırakılmış ülkede faiz artışı kutlamaları yapılıyor. Bu da iktidarın ustalığı olsa gerek.”


Kaynak: Tr724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ