'Dört önemli neden: Döviz niye düşmez?'

Ekonomist Atilla Yeşilada, doların neden düşmeyeceğini dört maddeyle analiz etti.




"Bayramdan sonra kurun ateşi bir kez daha yükselirken, uzmanlar çeşitli nedenler gösteriyor. Hükümet kanadı, ekonomi ve finansal sistemde hiç bir sıkıntı olmadığını öne sürüp, TL’nin değer kaybını spekülatif saldırı ve finansal tetikçilere havale ediyor." bilgilerininin tamamen palavra olduğunu belirten Ekonomist Atilla Yeşilada,  'Ortada dört önemli neden var, bunları sayacağım.' diyerek analizini şöyle yapıyor:


Küresel likiditenin nasıl daraldığını “Abov, çeşme kurudu” başlıklı makalemde detaylı olarak anlattım. Yetmedi, “Dünya ekonomisinde gelişmeler” başlıklı YouTube videomda bir kez daha üstünden gittim.  Dolar arzı hızla daralırken, gelecek sene de (göreceli olarak) Euro arzı daralacak, neticede GOÜ F/X dolar ve Eura’ya karşı değer yitirmeye mahkum.  TL öncelikle bu şokun öncülerinden sarsılıyor.

ABD ile ihtilafımızda %100 haklı olabiliriz, nitekim AB bize destek veriyor. Ama hergün bu konuyu dile getirip meydan okumanın hiç bir yararı yok. Yatırımcılar ABD’yle çatışan Rusya ve İran gibi ekonomilerin perişan olduğunu biliyor, bizim de aynı akibete uğrayacağımızı görüyor, satıp çıkıyor.

Ek olarak, hala inkar içindeyiz. WSJ haberini dün paylaştık.  AB Türkiye’ye mali yardımı tartışırken, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri “bizim yardıma ihtiyacımız yok” diyor, öte yanda vatandaşa “yastık altındaki döviz ve altınları çıkartın” diye yalvarıyoruz.

Berat Albayrak dünya basını tersini yazmasına rağmen “Halkbank’a ceza  yok” diyebiliyor.   İnkar sendromu yatırımcılarda Ankara’nın  sorunları anlamadığı izlenimini uyandırarak daha fazla satışa neden oluyor.

SWAP işlemlerine sınır getirmek  yatırımcıların TL riskini hedge etmesi ve bizim bankaların TL bulmasını zorlaştırdı. Dün Moody’s 20 Türk banka ve şirketinin kredi notunu  bir daha indirdi. Artık Londra’da TL trade etmek nerdeyse imansız, ayrıca kredi notu indirimleri de bankaların yurtdışında F/X kredi bulmasını zorlaştırıyor.

13 Eylül’de TCMB PPK yapılacak, 15 Eylül gibi de Albayrak’ın OVP’ı açıklaması bekleniyor. Yatırımcılar arıtk fuzuli işlerin bir kenara konularak onların anladığı anlamda sıkı para ve bütçe politikasına geçilmesini istiyor. Bir çoğu da Ankara’nın bunları yapamayacağına dair bahse giriyor. TL’deki satışlar bir anlamda “Sana inanmıyorum, bana samimiyetini  ispat et” satışları.

Bu kurama göre, satışlar TCMB toplantısına kadar sürer. Çıta oldukça yüksek, PPK’da en az 250 bazı   kaynaklara göre 500 baz puan faiz arıtşı şart. OVP’de ise en azından 2019 yılında bütçe fazlası verileceği tahmini öne çıkartılmalı.

Eğer bazı kaynaklarda iddia edildiği gibi kamuda yıl sonuna kadar TL35 milyar tasarruf planı varsa, somut olarak hangi Bakanlık’lar ve hangi kalemlerde feragat yapılacağı anlatılmalı.

Bu hatalardan vazgeçmezsek, dolar/TL’nin bir kez daha 7.00’i sınayacağı, hatta 8.00’de dahi yükseleceğini yazanlar var, haberiniz olsun.










Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ