'Davutoğlu, Abdullah Gül'ü yumuşak karnından sıkıştırdı'

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun giderek ete kemiğe bürünen siyasi hareketleri AKP içindeki rahatsızlığı da giderek arttırıyor.




Bunun son örneği, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Gelecek Parti (GP) Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül'ü kast ederek 'dolandırıcılık' suçlamasında bulunması ve Davutoğlu'nun da karşılık olarak 'mal varlıklarımız açıklansın' resti çekmesi olurken, AKP kulisleri de bu konularla çalkalanıyor.


Korkusuz yazarı Ahmet Takan, Abdullah Gül destekli Ali Babacan'ın başını çektiği siyasi hareketteki suskunluğa dikkat çekti ve yeni partinin yol haritası konusunda çok sayıda soru işareti bulunduğunu belirtti. 

Gül'ün suskunluğunun yeni senaryoları da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Takan, Gül'ün el konulan İstanbul Şehir Üniversitesi konusunda birkaç kelam etmesine rağmen, Erdoğan'ın 'dolandırıcılık' suçlaması karşısında hem Gül'ün hem de Babacan'ın suskunluğa büründüğünü savundu.

Takan, "Dolandırıcılıkla suçlanan Ahmet Davutoğlu, sert bir yazılı açıklama yapmış ve Cumhurbaşkanları dahil tüm üst düzey yöneticilerin ve ailelerinin mal varlıklarının araştırılması çağrısında bulunmuştu. Kamuoyu sadece bunu Erdoğan ve ailesine yönelik bir hamle olarak algıladı. Ancak ben aynı kanaatte değilim. Davutoğlu, bu hamlesi ile Abdullah Gül’ü de rahatsız etti. O, benden daha fazlasını biliyor, Abdullah Gül’ün konuşamayacağı konularla ilgili!.. Anlayacağınız, Davutoğlu, Abdullah Gül’ü yumuşak karnından sıkıştırdı. Ee, ne de olsa AKP içindeki pek çok dosyaya o da hakim!.." iddiasında bulundu.

Gül'ün bundan sonraki süreçte de konuşmayacağını ve Erdoğan'a karşı açıktan bir muhalefet yürütmeyeceğini ifade eden Takan, bu durum için şu tanımı yaptı:

"Godot’yu beklemek gibi bir şey!.. Yıllardır en kritik görevlerde bulunan Abdullah Gül, ülkenin en sıkıntılı sorunlarında çıkıp Erdoğan’a karşı bir tavır gösterememiş, en azından “Yanlış yapılıyor” bile diyememiş… Şimdi ondan, Erdoğan’a karşı açıktan siyasi mücadeleye girmesi bekleniyor. Hem de onca yıllık suskunluğu unutularak!.."

Ardından da Takan, başbakan baş danışmanlığı yaptığı günlerden yaşadığı bir olayı aktardı:

"Abdullah Gül Başbakan, Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı, Ahmet Davutoğlu dış politikadan sorumlu Başbakan baş danışmanı. Yıl, 2002 Aralık ayı… Hep birlikte Davos’tayız… Oldukça yoğun bir tempoda geçen toplantı ve görüşmelerden sonra ikindi vakti bir soluklanma fırsatı için kalınan otele döndük.

Kapının önünde etrafa bakarken, kalın paltosunun yakalarını kaldırmış biçimde birinin otele hızlı adımlarla daldığını gördüm. O adam George Soros’muş… 

Şu AKP’lilerin sürekli hakaret edip aleyhinde konuştuğu… Erdoğan’ın adamları “Aman kimse duymasın” diye tembih ettiler. Abdullah beyi uyandırmamız için kısa bir süre daha vakit vardı. Bekledim. Gül’ü uyandırınca, Soros’un geldiğini ve Erdoğan ile görüştüğünü haberi olup olmadığını sordum. Çok şaşırmıştı. Haberi olmadığını söyleyip birkaç şey ekledi!.. “Sen  Başbakansın, Soros gelip Erdoğan ile görüşüyor. Aşağıda gazeteciler var. Farkına varıp da sana sorsalar ne diyeceksin. Böyle bir görüşmeden nasıl haberdar edilmezsin” dedim. Haklı olduğumu söyleyince, “O zaman bunu Tayyip beye bir sor bakalım, aşağı inmeden” dedim. “Tamam” cevabı aldım. Odadan çıktık. Aynı anda karşı odadan Tayyip Erdoğan ve adamları da çıktı. Beraberce önümüzdeki programa gidiliyordu. Abdullah Gül, Erdoğan’a yaklaştı, beraberce merdivenlerden inip otelden çıktık. Daha sonra fırsatını bulup, Gül’e “Konuştun mu” diye sordum. “Yok, konuşmadım. Tayyip beyi bilmiyor musun” ve başka bir şeyler dedi."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ