Cezaevindeki doktor İbrahim Halil neden öldü?

ByLock kullanıcısı olduğu iddiasıyla Mayıs ayında gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen Dr. İbrahim Halil Özyavuz'un intihar ettiği iddiası ailesi tarafından reddediliyor.



Artıgerçek yazarı İlker Demir, gazeteci Cevheri Güven'in, "Aileye önce 'intihar', darp izleri ortaya çıkınca 'kendini darp ederek öldürdü," buna itiraz edince de 'koğuş arkadaşları döverek öldürdü denildi' iddiasını aktardığı yazısında, doktorun işkenceye maruz kaldığına dikkat çekti. 


Güven'in, Özyavuz'un babasının ifadelerini aktardığı yazısında Demir, babanın 15 gün önceki cezaevi ziyareti sırasında oğlunun kendisine işkence gördüğünü söylediğine dikkat çekti.

Özyavuz'un Bylock kullandığı için 'terörist' muamelesi gördüğüne değinen Demir, OHAL'in ilan edildiği günden bu yana 50'den fazla tutuklunun cezaevlerinde hayatını yitirdiğini hatırlattı. 

Demir, cezaevlerindeki ölümler ile ilgili tespitlerini şu satırlarla paylaştı:

"Bu tür insanlık suçu iddialar çoğaldı:

Çoğaldı, ama bu tür işkence, haksız tutuklama haberlerinin "sağcı" birine yapıldığı zaman hak savunucularının haberle yetinmesi artık terk edilmeliydi.

Solun namaz kılan, oruç tutan, dini vecibelerini yerine getiren dindarları sağcı, yobaz, devletçi sayan modernist kuyrukçuluğu bariz yanlıştı. 

'Dindarsa, gericidir' iftirasını modernist kanuncular, kibirli elitistler, sınıf egemenlik nöbetlerini devraldığından beri hep yaptı."

HDP Kocaeli Milletvekili adayı Ömer Faruk Gergerlioğlu da, Özyavuz'un ölümüyle ilgili tepki gösterdiği tweetinde, "Bu kaçıncı intihar, kaçıncı zalimlik..!" diye yazmıştı.
Demir, modernistlere eleştiri getirdiği yazısında bu kesimin dindarları Diyanet aracılığıyla kendi saflarına çekebileceklerini sandıklarına işaret etti ve ekledi

"Hak ve özgürlükleri kendi çıkarlarına yalakalıkla takas eden yönetimlerin yıllardır işlediği bu ihlaller ortaya konmadı, muhakeme olmadı.

Dünün üstüne hep sünger çekildi, hesaplaşılmadı.

Sitemin hiçbir kanadı, sistem, tüm boyutlarıyla tarihle yüzleşmedi.

Mesela  gerici diye horlanan İskilipli Atıf Hoca, yazar, Şapka Kanunu'ndan 1,5 yıl önce, "Milli Eğitim Bakanlığı" tarafından da onaylanan, "Frenk Mukallitliği ve Şapka" adlı broşürdeki yazısından dolayı idama mahkum oldu."


Özyavuz'un (sağda) TUS sınavını üçüncü olarak kazanmasının ardından verdiği bir mülakat

Devletin muhalifleri yok etmek için her zaman bir bahane bulduğunda değinen Demir, "Devlet, bylock, sarık, türban, hendek gibi her bahaneyi kullandı, otoritesini sürdürmek için yasakladı, ceza verdi, can aldı. Cezanın kaynağı hukuk değil, devlet otoritesi. Kavga, rövanş, uzlaşma için değil, muhakeme, bilince çıkarma, barış için geçmişle yüzleşmeli. Halk kendi olmalı, kendine oy vermeli, Mehmetcikler, Memolar, İbrahim Haliller ve canlar artık yaşamalı" satırlarıyla yazısını noktaladı. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ