"Annelerin eylemi HDP’yi ürkütmemeli, siyasi partiler sorun çözmek için varlar…"

"Anneler kutsaldır beyler…"




Gazeteci Fehmi Koru'nun analizi şöyle;


Çocukları dağa kaldırılmış bir grup anne HDP’nin Diyarbakır il merkezi önünde eylem yapıyor. İstedikleri, PKK tarafından dağa götürüldüğüne inandıkları oğullarının/kızlarının eve döndürülmesi… İçlerinden biri emeline ulaştığı için diğerleri de kendi çocuklarının eve dönmesi için umutlular…

Onların bu eylemi 1995 yılından beri yüzlerce kez tekrarlanan ‘Cumartesi anneleri’ eylemleriyle karşılaştırılıyor. Özellikle de destekçiler yönünden. Siyasiler ve yorumcular arasından, “Cumartesi annelerine kol kanat gerenler neden Diyarbakır’da HDP il merkezi önündeki eyleme sessiz kalıyorlar?” diye  soranlar çıkıyor.

Böyle bir ayrıma gerek yok. Anneler her zaman haklıdır çünkü.

‘Cumartesi anneleri’ haklıdır. Kim vurduya gidenler yanında akıbeti hakkında hiçbir bilgi bulunmayan yüzlerce evladın acısını yüreklerinde duyan anneler onlar… Türkiye’nin en kara günlerinde faili meçhul cinayetlerde hayatlarını kaybetmiş çocukları için her Cumartesi günü İstanbul/Galatasaray’da buluşuyor ve sessizce oturuyorlar.

Devletin kendilerine anlayışla yaklaşmasını, çocuklarının akıbetini öğrenmeleri için gayret gösterilmesini istiyorlar. Evlatlarının hiç değilse ziyaret edebilecekleri bir mezarı olsun beklentisi içerisindeler.

Meşru bir beklenti bu.

HDP binası önünde çocuklarını bekleyen anneler de haklıdır. Dağa giden çocuk onların evladı. Dağa gidenlerin sonunun ne olacağı belli değil; en ciddi ihtimal, devlet güçleriyle bir çatışmada hayatlarını kaybedecek olmaları…

Anneler çocuklarını gencecik yaşta ölsünler diye doğurmuyor.

Onlar da bunu önlemek için eylemdeler… Evlatlarının kendilerine geri gelmesini sağlamak amacıyla yapıyorlar eylemlerini… HDP’den medet umdukları için o partinin il binası önündeler…

HDP şaşkınlık alametleri yansıtıyor. HDP adına konuşan birilerinin annelere “Gidin eyleminizi devlet binaları önünde yapın” dediği biliniyor.

Ne kadar yanlış.

Tam tersine, HDP o annelere eylemlerini kendi binaları önünde yaptıkları için teşekkür etmeli ve gereğini yerine getirmek üzere samimi bir çaba göstermeli.

Siyasi partiler toplumu temsil eder. Oy aldıkları kitlelerin dertleriyle ilgilenmeleri ana görevlerindendir partilerin. Diyarbakır HDP’nin en çok oyu aldığı illerimizden; yerine kayyım atanana kadar Diyarbakır’ın seçilmiş belediye başkanı HDP’liydi.

Diyarbakırlı anaların kapısını çalacakları ilk yerin HDP binası olması bu bakımdan doğal.

Ayrıca HDP’nin anaların şikayet ettiği konuya başkalarından daha sıcak bakmaları için geçerli bir sebebi de var: Tarafı oldukları sorunun siyasetle çözüleceğini ispatla mükellef HDP’liler… 

Çocuk yaşta dağa götürülmüş kişilerin annelerine geri getirilmesi ispatla mükellef oldukları siyasi tavır için de gerekli. Bu konu da siyasetin alanına giriyor çünkü.

HDP çocukların dağdan getirilmesinde çözümden yana tavır alırsa bu onu terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı yapmaz mı?

Sanıyorum, HDP’de yaşanan ürkekliğin altında bu soru yatıyor. 

“Araya girer ve hele çocukların dağdan inmesini sağlarsak PKK ile içli dışlı bir görüntü verir miyiz?” ürkekliği bu.

Tedirginlik duymaya gerek yok. Anaların yüreğinin soğutulmasını sağlayacak her adım bir siyasi partinin -HDP’nin- varlık sebebini daha da güçlendirecektir. Kim ne derse desin.

HDP bu konuda tek başına hareket etmek istemiyorsa sorunun çözümü için başka partilerle temasa geçip daha geniş bir platform oluşturmaya çalışabilir. ‘Anneleri evlatlarına kavuşturma platformu’ içerisinde yer almak, yer alan partiler için, demokratik siyasetin kanallarını güçlendirmeye de yarayacaktır.

Platform oluşursa, ilk yapacağı iş, çocukları dağa götüren süreci sona erdirmeyi amaçlayan bir ortak bildiri üzerinde mutabakat sağlamak olmalı. 

Diyarbakır’daki annelerin eylemi, birkaç çocuğun eve dönmesini sağlamak yanında Türkiye’nin her tarafındaki annelerin çocukları için duydukları tedirginliğin sona ermesini de getirebilir.

Çatışma dönemini geride bırakabiliriz.

Annelerin temiz yüreği buna kâdirdir.

Siyasi hayatın içinde yer alanların yüreği buna elverir mi?

Esas soru budur.

HDP kapısında bulduğu bu sorunu ‘devletin oyunu’ veya ‘kışkırtılmış insanlar’ gibi basit gerekçelerle görmezden gelmek yerine, o anneleri ve onlar gibi yüz binlerce anneyi rahatlatacak bir süreci başlatmak için fırsat olarak görmeli.

Çocuklar dağdan insin, anneler yavrularına kavuşsun ve anlamsız çatışmalar bitsin.

Devletin başlattığı ‘açılım’ başarılı olamadı, sivil siyaset başarı için kolları sıvamalı.

Annelerin gözyaşları bunu sağlama potansiyeline sahip.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ