YSK’nin iptal ettiği İstanbul seçimleri 23 Haziran’da tekrarlanacak. Sayılı gün kala, tartışmalar da alevlendi.
Son günlerde tartışılan konulardan biri de 31 Mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan ancak seçimin iptaliyle mazbatası geri alınan Ekrem İmamoğlu hakkında yapılmak istenen ‘kumpas’.
‘F…’ üyeliği iddiasıyla Aydın’da yargılanan Erkan Karaarslan’ın, mahkemedeki ifadesinde, CHP’li Ekrem İmamoğlu aleyhinde beyan vermesi halinde kendisine hemen tahliye edileceğinin söylendi. Bu iddia Ekrem İmamoğlu’nun da gündemindeydi .
Ekrem İmamoğlu, eski CHP milletvekili merhum Mevlüt Aslanoğlu’nu, ölümünün beşinci yıl dönümünde mezarı başında ziyaret etti. Aslanoğlu Ailesi’ne taziyelerini ileten İmamoğlu, mezarlık çıkışında gazetecilerin, ‘F…’ sanığı Karaarslan’nın kendisi ve Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu ‘F…’ ile irtibatlandırması yönünde ifade vermeye zorlanması yönündeki sorularını yanıtladı.
İmamoğlu, bu soruya, şu yanıtı verdi:
”Bir yerel gazeteci, F… terör örgütü suçlamasıyla tutuklu olan bir kişinin ziyaretine üçüncü şahıs olarak yerel gazeteci nasıl gidebilmiştir. Herhangi birimiz böyle bir ziyareti yapabilir mi? Nasıl gidebilmiştir, kim izin vermiştir? Bahsi geçen bakanlar, yani ailesini, eşini, kendisini zorlayan, teşvik eden, ‘İmamoğlu aleyhine ifade ver’ diyen bakanlar kimdir? Bunları cevaplamaları gerekiyor. Gerçekten Türkiye siyaset tarihine çok önemli bir lekedir yapılan bu iş. Hem Adalet Bakanı’nı hem de Türkiye’yi yöneten tüm iradenin bu hususa cevap verme zorunluluğu vardır. Elbette canımızı çok sıkmıştır. Böyle acz içerisinde, bahaneler üreterek, insanları karalayarak, insanları yargı süreciyle suçlayarak bir şey elde etme çabası… Yazıklar olsun diyeceğim başka bir şey diyemiyorum ama hakkımızı sonuna kadar arayacağımızı belirtmek isterim.”
“Seslendiğim bakanı ben biliyorum” diyen İmamoğlu, “Hatta dolaylı ikinci bakanı da biliyorum aldığım bilgiler doğrultusunda. Dolayısıyla bir değil, belki birkaç bakan var bu işin içinde. Elbette buradan sesleniyorum. Hangi yetkiyle, dünya görüşüyle ve ahlakla böyle bir girişimde bulunmuştur. Elbette bunu yargıda, hukukta bir suçu var. O suç ne ise, onunla ilgili de suç duyurusunda bulunacağımı buradan beyan ediyorum” dedi.
Gündemde seçim çalışmaları ve rakibi Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım da vardı.
“Başka bir Binali Yıldırım geldi sanki. Ne oldu? Talimat mı? İçinde başka bir insan mı taşıyor, anlamış değilim. Tüm saygınlığını yitirmek üzere. Üzülüyorum” diyen CHP’nin adayı İmamoğlu, devam etti:
“Aslında 31 Mart gecesi başladı saygınlığını yitirmeye. Seçimi çalmak istedi elimizden. Başaramadı. Açıklama da yaptı. ”3 bin küsur oyla seçimi kazandım” dedi. Ama birileri onu yönlendirmiş, zorlamış olabilir, ”Çık açıkla” demiş olabilir. Bu kadar hata yapmaya, bu kadar kendini küçültecek sözler söylemeye… Üzülüyorum. Şu anda İBB Meclisi’nde karar alınan tüm hususlar, bizim kampanya döneminde açıkladığımız projelerimiz. O 17 gün içinde başlattığımız, talimat verdiğimiz ve meclise yönlendirdiğimiz işler. Ne mutlu bize ki, İstanbul halkının hayatını kolaylaştıracak kararların çıkmasına vesile olduk 17 günde. Bir sürü yapacağımız iş var. Görev süremizde çok daha büyük işler başaracağımızı biliyoruz ama Sayın Yıldırım’ın buna bu şekilde yorum yapması, acz içerisindeki bir siyasetçi görünümü veriyor. Ben, mağdur olduğunu biliyorum. İlk defa aday olduğunda da mağdur olduğunu hissediyordum. İkinci defa aday olduğunda da daha da mağdur olmuş. Kafası karışmış. Attığı twitler, vesaireler gerçekten seviyesi düşük. Onun için gülüyorum aslında.”