Konak ilçesinde su birikintisine bastıktan sonra elektrik akımına kapılan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay hayatını kaybetmişti.
Savcılık olayla ilgili aralarında iki Gdz Elektrik çalışanı ve altı İZSU çalışanının da olduğu 35 kişi hakkında gözaltı kararı vermiş, daha sonra şüphelilerden altısı ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturma kapsamında 14 şüphelinin tutuklandığını, yedi şüpheli hakkında ev hapsi diğer altı şüpheliye de yurt dışı çıkış yasağı verildiğini duyurmuştu.
Bilirkişi raporuna göre beş şüphelinin daha olayda ihmali olduğu tespit edilmiş, Şüphelilerden üçü göz altına alınmıştı.
İfadesinde sorumluluk bölgesinin İzmir’in tamamı olduğunu bildiren B.K, görevlerinin atık ve yağmur sularının toplanması ve ulaştırılması olduğunu söyledi. Bu işleri yaparken yapı denetim ekibi olduğunu ve kendisine sahadan bir sorun iletilmesi halinde sahaya gittiğini belirten şüpheli ifadesine şöyle devam etti:
“Mazgalların yapılması işleminde gözlemcimiz izinliydi. Olay yerinde bir gözlemci yoktu. Biz orada çalışma yaparken kablolara hiçbir şekilde zarar vermedik. Ancak o tarihte izinli olması nedeniyle olay yerinde gözlemci yoktu. Ekipler sadece diğer kurumların malzemelerine zarar verdiğinde diğer kurumlarla iletişime geçeriz. Diğer hatlara zarar verilmediğinde ya da olumsuz bir durum olmadığında herhangi bir rapor tutmuyoruz. Ancak bir zarar meydana geldiğinde yüklenici firma tutanak tutar. Bu zararlardan yüklenici firma sorumludur. Hasar olsaydı, yüklenici firma diğer kurumların gözlemcilerini çağırmakla sorumluydu. Olay yerinde çalışma yaparken İzmirgaz ve Gdz Elektrik’i ‘gözlemci olarak gelebilirsiniz’ diye aradıklarını biliyorum. İzmirgaz olay yerine gelmiş ancak Gdz Elektrik’ten bir gözlemci gelmemiştir.”
B.K, planlı ve plansız olmak üzere iki tür çalışma yöntemlerinin olduğunu, planlı çalışmalarda diğer kurumlara haber verildiğini ama kazanın gerçekleştiği yerdeki çalışmanın plansız olmasından dolayı kurumlara sadece sözlü olarak bilgi verildiğini açıkladı.
Kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden B.K, şu şekilde konuştu:
“Olayın gerçekleştiği gün olay yerine gittiğimizde vatandaşlar tarafından Gdz’den şikayetler olduğu, asfaltla kaldırım arasında duman olduğu, bunu da bildirdiklerini söylemişlerdir. Biz orada mazgal yapmamış olsaydık dahi yine kaza meydana gelecekti. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum.”
İnşaat mühendisi olan şüpheli A.K. ise 2007’den sonra İZSU’dan işler aldığını ve işi kapsamında belirtilen adreste ızgara ve ızgara kolu imalatı yaptıklarını belirtti.
İşi teknik olarak doğru yaptığını öne süren A.K, kazanın olduğu yerde asfaltlama işinin yapılmadığını söyledi:
“Olay yerinde hiçbir kabloya zarar vermeden işlemleri bitirdik. Fotoğraflama yaptık, görüleceği üzere kablolara zarar vermedik. Olaydan zarar gören kabloda üç tane tamir yapıldığı tespit edilmiştir. Biz işi bitirdikten sonra asfalt ekibi gider ve asfaltlama yapar sonrasında iş tamamlanmış olur. Asfalt atıldıktan sonra söz konusu kablonun olduğu yerde asfalt kaplaması olmadığını gördüm. Yani bizden sonra başka bir işlem yapılmış. Suçlamayı kabul etmiyorum.”