HDP: Katliamın siyasi bildirisi iktidar ortağı tarafından Meclis’te okundu

HDP Sözcüsü Ebru Günay, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin İzmir'de HDP'nin il binasına düzenlenen saldırıda öldürülen Deniz Poyraz'a ilişkin sözleri için "Katliamın siyasi bildirisi" benzetmesini yaptı.
HDP Sözcüsü Ebru Günay, parti genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. Günay’ın gündeminde HDP’nin İzmir il binasına düzenlenen ve Deniz Poyraz’ın yaşamını yitirdiği saldırı vardı.

‘BU KARARLI TUTUM KATİLLERE VERİLEN EN ANLAMLI YANITTIR’ 

Günay, saldırının olduğu günden beri Türkiye’nin birçok şehrinde anma ve gösterilerin yapıldığına dikkat çekerek, “Bu sahiplenme, bu kararlı tutum, kötülüğün karşısına dikilen bu onurlu duruş, katillere ve katliam ortaklarına verilen en anlamlı yanıttır. Bizi korkutmaya, sindirmeye çalışanlara; bu korkakça, canice cinayete boyun eğmemizi bekleyenlere karşı halkımızın da partimizin de dostlarımızın da, demokrasi, özgürlük ve barış isteyen herkesin tutumu nettir” ifadelerini kullandı. Günay’ın açıklamaları şöyle:


‘KATLİAMLARLA, SALDIRILARLA BİZİ BİTİRMEK MÜMKÜN MÜ?’

“Biz bu ülkenin sahibiyiz, her karış toprağındayız, hayatın her alanındayız, bizi bitirmek mümkün mü? Katliamlarla, cezaevleriyle, kumpas yargılamalarıyla, kapatma davalarıyla bizi bitiremezsiniz, başaramayacaksınız. Eğer katliamla, ölümle başarılı olunsaydı, hak ve özgürlük talebi bastırılabilinseydi, Halepçe’yi bombalayan ve 5 bin insanı bir anda katleden Saddam başarılı olurdu, dünya insanlığının başına bela olan ve milyonlarca insanın hayatına sebep olan Hitler başarılı olurdu. Hiçbiri başaramadı sizler de başaramayacaksınız.

‘KAYBETME KORKUSUYLA SALDIRIYORLAR’

İşte bu hakikatten duydukları korku ile saldırıyorlar. Deniz’i katledenler bu çürümüş sistemi ayakta tutmaya, karanlık ilişkilerini gizlemeye, halkın sırtından yaşadıkları lüks ve şatafatı asalakça sürdürmeye çalışanlardır.

‘PARTİMİZİ HEDEF GÖSTERENLER, KATLİAMIN SORUMLUSUDUR’

Biz ilk gün de söyledik, bugün de bir kez daha söylüyoruz. Katili tanıyoruz, katilleri tanıyoruz. Bu cinayetin arkasındaki güçleri biliyoruz. Bu saldırı ve katliam 7/24 parti binalarımızın önünde nöbet tutan emniyet güçlerinin gözü önünde gerçekleşti. Parti binalarımızın önünde kamp kuran, partimize girip çıkanları fişleyen, hedef gösteren emniyet güçleri ve onların işbirliği ile çadırlar kuran provokatörler bu katliamdan sorumludur.

‘TAHİR ELÇİ, HRANT DİNK CİNAYETLERİNDE OLDUĞU GİBİ…’  

Bu katliamı gerçekleştiren sadece tetiği çeken katil değildir. Daha olayın ilk anında, ‘HDP binasında çatışma’ haberleriyle olayı manipüle etmeye, daha sonra ‘Neden daha fazla HDP’li ölmedi, öldürülmedi’ diyerek beklentisini gizlemeyen ve partimizi suçlama hadsizliğinde bulunan gazeteci görünümlü tetikçiler ve gazete diye geçinen paçavralar bu olayın sorumlusudur. Sabah akşam partimizi hedef gösteren iktidar partisi, onunla çıkar ortaklığı yapanlar bu saldırının sorumlusudur. Tıpkı Tahir Elçi ve Hrant Dink cinayetlerinde olduğu gibi iktidarın hedef göstermesi sonucu en demokratik hakkımızı yargılama konusu yapan ve bunun üzerinden de partimizi ‘kriminalize eden’, halkımıza saldıranları ve katliam yapanları ise aklayan yargı bu cinayetin sorumlusudur. 

‘SALDIRGANLARI KORUYAN İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUMLUDUR’

Diyoruz ki, rantlarının HDP’nin susturulmasından geçtiğini düşünen, kirli düzenin sürdürülmesi için partimizi hedef alan çevreler bu cinayetin sorumlusudur. Bugüne kadar partimize yapılan bütün saldırılarda, saldırganları koruyan, onlara yol veren Genel Merkezimize yapılan taşlı saldırı örneğinde olduğu gibi saldırganları güvenli bir şekilde uzaklaştırıp gözaltına bile alma ihtiyacı görmeyen, katliam yapan IŞİD görevlilerine eşlik eden kolluğun bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı bu cinayetin sorumlusudur.

‘KATLİAMIN SİYASİ BİLDİRİSİ’

Cinayet detayları partimiz karşısında kurulan çadırlarda konuşulmuştur. Bunu saklama gereği bile duymuyorlar. İktidarın küçük ortağı cinayetten hemen sonra ortaya çıkan tepki üzerine önce “bizimle alakası yok” dediği cinayeti üzerinden saatler geçmeden Meclis’teki grup toplantısında üstlendi. Katil, kendisine verilen akılla cinayeti “kişisel bir tepki” gibi göstermeye çalışırken, biz cinayetin siyasi bildirisini ‘Deniz Poyraz’ı terörist’ olarak gösteren ve katliama onay veren MHP’nin grup toplantısında dinledik. Bu HDP’ye oy veren milyonlarca insanı ‘terörist’ gören ve aynı mesajla tehdit eden akıldır.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ