Cenevre merkezli Uluslararası İnsan Hakları Savunuculuğu Derneği (IAHRA Geneva), 2018 yılında cezaevinde hayatını kaybeden Halime Gülsu’nun davasının Birleşmiş Milletler (BM) tarafından işleme alındığını duyurdu.
Cezaevinde Sağlığa Erişim İhlali İddiası
1984 doğumlu olan Halime Gülsu, 15 Temmuz’dan sonra başlatılan soruşturmalar kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Paylaşılan bilgilere göre Gülsu, hapse atıldıktan sonra kronik rahatsızlığı için hayati öneme sahip tıbbi tedaviye erişemedi. Devletin ihmali sonucu gerekli bakımı alamayan Gülsu, 28 Nisan 2018 tarihinde parmaklıklar ardında yaşamını yitirdi.
Dava Birleşmiş Milletler Gündeminde
Gülsu’nun ölümüyle ilgili hukuki süreci takip eden IAHRA Geneva, davayı BM İnsan Hakları Komitesi’ne taşıdı. Yapılan son açıklamaya göre:
- Resmi Kayıt: BM İnsan Hakları Komitesi, başvuruyu Türkiye aleyhine resmi olarak kaydetti.
- Savunma Talebi: Birleşmiş Milletler, konuyla ilgili olarak Türk hükümetinden resmi bir savunma talep etti.
- Süreç Başladı: Dosyanın kabul edilmesiyle birlikte, vaka üzerinde kapsamlı bir uluslararası inceleme süreci başlatılmış oldu.
İnsan Hakları İzleme ve Raporlama
IAHRA Geneva, bu davanın yanı sıra Türkiye’deki yargı süreçlerini yakından izlemeye devam ediyor. Dernek, 2022-2024 dönemini kapsayan BM sonuç gözlemlerini derlediği raporlarla, özellikle AİHM kararlarının uygulanması ve keyfi tutuklamalar gibi konularda uluslararası mekanizmalar nezdinde savunuculuk faaliyetlerini sürdürüyor.
İHMALLER ZİNCİRİ CEZAEVİNDE CAN ALDI
Halime Gülsu, Gülen Hareketi’ne yapılan hukuksuz operasyonlar kapsamında 20 Şubat 2018’de tutuklandı. Ona yöneltilen sözde suçlama ise tutuklu yakınlarına yardım etmekti. Bu iddia ile sözde örgüt üyeliğinden suçlandı.
İngilizce öğretmeni olan Halime Gülsu SLE yani Sistemik Lupus Eritematozus hastasıydı. Düzenli olarak kullanmak zorunda olduğu ilaçları vardı. Ancak ilaçları kendisine verilmedi.
Gözaltına alınıp cezaevine gönderildikten sonraki yaklaşık iki aylık süreçte önce raporları yok edildi. Ardından ilaçları verilmeyerek ve tedavisi engellenerek adım adım ölüme gönderildi.
İLAÇLARI VERİLMEDİ, ADIM ADIM ÖLÜME YOLLANDI
Yaşadığı ihmaller zincirinin en yakın şahitleri koğuş arkadaşları ve ailesi oldu. İlaçlarını alamayan ve tedavi olamayan Gülsu 33 yaşındayken cezaevinde hayatını kaybetti.
Yaşadığı zulümleri ‘kapalı zarf usulü’yle savcılık, cezaevi savcılığı, Adalet Bakanlığı, BİMER ve CİMER gibi altı farklı kuruluşlara bildiren Halime Gülsu’nun çabası netice almaya yetmedi.
Genç öğretmenin ölümünün ardından açılan soruşturmalar Mersin ve Tarsus savcılıkları tarafından üstü kapatılarak unutturulmaya çalışıldı. Mersin Cumhuriyet savcısı Zeki Topaloğlu, Mersin TEM’deki görevliler ve Tarsus Hastanesi doktoru hakkındaki soruşturmaya, 16 Mayıs 2019’da ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ diyerek takipsizlik kararı verdi. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı ise cezaevi görevlileri hakkında açılan soruşturmayı 18 Mart 2019’da kapattı.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun girişimleri ve çabalarıyla sivil toplum kuruluşu Mazlum-Der, Mayıs 2019’da Halime Gülsu’nun ölümünde ağır ihmaller olduğunu kanıtlayan bir rapor yayınladı ancak her iki savcılık da bunları dikkate almadı.
İlgili kararlara yaptıkları itirazlar da reddedilen, sonrasında başvurdukları Anayasa Mahkemesi’nden de eli boş dönen aile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde da hak arama mücadelesini yürütme kararı aldı.
























