Metin Akpınar’ın geçmişte yaşadığı evlilik dışı ilişkisinden dünyaya gelen ikiz kızlarından Duygu Nebioğlu, mahkeme kararıyla kazandığı 6 milyon liralık davanın ardından yaptığı açıklamada, “Babamla annemin ilişkisi olduğunu tanıklarla ispatladık. Bu davada Uğur Dündar da babamın tanığı olarak davaya katıldı. O da mahkemeye ‘yalan beyanda’ bulundu. Ben bu davayı kazanarak, ‘annemin tek gecelik ilişki’ olmadığını mahkeme kararıyla da ispatlamış olduk. Bu davayı kazanarak annemin itibarını geri kazandırdım.” dedi.
Usta oyuncu Metin Akpınar’ın 1980’li yıllarda yaşadığı evlilik dışı ilişkisinden doğan ikiz kızlarından Duygu Nebioğlu’nun, açtığı davada mahkeme, babalık sorumluluklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Akpınar’ın 6 milyon TL manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Sabah’tan Tuba Kalçık’a konuşan Nebioğlu, davayı kazanacağını bildiğini belirterek, “Dava 2 yıl önce açıldığı için faiziyle birlikte 9 milyon TL civarında tazminat alacağım. Aslında bu davayı açma sebebim kamuoyunu yanıltmasıydı. Hatırlarsanız, annem için ‘Bir gecelik beraberliğim oldu. Bu olaydan sonra bir daha ne görüştük ne haberleştik’ diyerek bizden de haberi olmadığını söylemişti. Babamın bu sözlerine çok kırıldım. Annemle ilişki yaşadıklarını ve bizden haberi olduğunu inkar etti. Açıkça yalan söyledi. Babamın kamuoyuna yalan söylediğini mahkeme kararıyla ispatlamış olduk.” dedi.
Nebioğlu, şunları söyledi:
“Zaten babamla annemin ilişkisi olduğunu tanıklarla ispatladık. Bu davada Uğur Dündar da babamın tanığı olarak davaya katıldı. O da mahkemeye ‘yalan beyanda’ bulundu. Ben bu davayı kazanarak, ‘annemin tek gecelik ilişki’ olmadığını mahkeme kararıyla da ispatlamış olduk. Bu davayı kazanarak annemin itibarını geri kazandırdım. Annem genç yaşlarında kandırılmış bir kadındı. Bakın şimdi de görüyoruz, uyuşturucu ve fuhuş operasyonlarıyla kızlarımız kandırılıyor. Annem de 45-50 yaşındaki adamlar tarafından kandırılmış. Tarih tekerrür ediyor. Bugün de operasyonların basına yansıdığı kadarıyla benzer kadın hikayeleri görüyoruz. Babam annemi kandırmış. Babam bu olaylar ilk ortaya çıktığında kamuoyu önünde ‘Ben bir hata yaptım, çocuklarıma sahip çıkamadım’ deseydi her şey çok daha başka olurdu. Ama bunu yapmadı babam. Bunun yerine yalan söylemeyi tercih etti.”






















