Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

IMF’yle anlaşmama faturası yılda 13.5 milyar dolar

by aktifhabercom
January 21, 2019
IMF’yle anlaşmama faturası yılda 13.5 milyar dolar
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Türkiye’nin yeni finansman politikalarını anlatırken sık sık değişik enstrümanlar, daha önce kullanılmamış borçlanma araçları ve yöntemlerden bahsediyor.

Ahval’den Can Teoman’nın analizine göre, ancak yapılanlara bir bütün itibariyle bakıldığında, Türkiye’nin tıpkı 2001’de olduğu gibi, yüksek faizli iç borcunu, görece daha uygun maliyetli dış borca döndürme politikasından başka bir yenilik görülmüyor.

Şüphesiz bu yolla amaçlanan TL faizler üzerindeki baskıyı hafifletmek. Böylece borçlanma oranlarını düşürmek, mali sistemin yerli para cinsinden daha ucuz kredi vermesini sağlamak ve büyümeyi sürdürebilmek amaçlanıyor. Yani 2001 krizinden sonra uygulanan senaryonun aynısı.

Hazine’nin yurtiçi borçlanma tutarını azaltması, son aylarda artan Eurobond ihraçları, bireysel yatırımcıya döviz ve altın cinsi tahvilin halka arzı, geçen hafta açıklanan Japon Yeni piyasasından borçlanma isteği, bu temel amacın parçaları olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle “Türkiye IMF’siz bir IMF programı uyguluyor” yakıştırmaları sıkça dile getiriliyor.


Öte yandan IMF’siz bir IMF programı uygulamak iktidar için başına buyruk bir hareket alanı özgürlüğü sağlasa da, maliyet olarak önemli bir yük çıkartıyor. Alınan dış borçların faiz oranlarından bunu görmek mümkün. Örneğin Türkiye’nin son üç ay içinde ihraç ettiği beş ve 10 yıllık dolar cinsi Eurobond’larda faiz oranı sırasıyla yüzde 7.5 ve yüzde 7.62 oldu.

Bu oranlar aracı kuruluşlara ödenen paralar ve diğer masrafları da içermiyor. Türk Hazinesi aynı vadeli ABD tahvilinden yaklaşık 5 puan daha fazla faiz ödeyerek borç bulurken, ortaya çıkan bu fahiş fiyatlar da iç borcu, dış borçla değiştirme maliyetinin ne kadar akılcı olduğunu sorgulatıyor.

Belki de burada sorgulanması gereken şudur:

“Türkiye IMF’siz bir IMF programı yerine, IMF ile anlaşarak bir IMF programı uygulasa maliyeti değişir mi?”

Soruya kısa cevap “Evet”.

Çünkü IMF son olarak Arjantin’le yaptığı anlaşmayla bu ülkeye 57 milyar dolar borç verirken, faiz oranını kullanılan miktara göre yüzde 1.96 ile 4.96 arasında belirledi. Para Fonu genel prensip olarak en düşük faiz oranını, yani Arjantin örneğindeki yüzde 1.96’yı, ülkelerin temel borç kotaları için kullanıyor.

Verilen miktar arttıkça faiz oranı azami limite yaklaşıyor. Temel borç limitinin üç katından sonraki borçlar azami faiz oranı olan yüzde 4.96’yla fiyatlanıyor. Bu açıdan bakıldığında batık Arjantin’in dış borç maliyeti Türkiye’ninkinden yüzde 35 daha ucuza geliyor.

Ayrıca Türkiye’de 2001 yılında yapılan anlaşma gereği IMF’den alınan borçların ortalama faiz oranı yüzde 4.4 düzeyinde gerçekleşirken, bu oran ülkenin dış borçlanma piyasasında kendi başına ihraç ettiği tahvillere göre neredeyse yarı yarıya ucuzdu. Bunu da bir hatırlatma olarak aklımızda bulundurmamız gerekli.

Benzer şekilde Türkiye’nin yeni bir anlaşma yapılması halinde IMF’den alacağı dış kredinin faizi Arjantin’le hemen hemen aynı düzeyde olacak. Ki bu da halen yüzde 7.5’in üzerinde olan dış borç faizinin üçte birden fazla ucuzlaması demek. Keza böyle bir anlaşmanın özel sektörün dış borçlarının maliyetlerini de ucuzlatacağı kesin.

Bu rakamlar ortadayken ve Türkiye zaten IMF’ninkine benzer bir tasarruf programı uygulanırken, neden IMF ile bir anlaşma yapılmıyor konusuna gelince. Bu aslında cevabını hemen herkesin bildiği bir muamma.

Çünkü eğer IMF ile bir anlaşma yapılırsa Türkiye gibi ülkelerin boğazına kadar battığı ahbap-çavuş kapitalizmi, yolsuzluk ve kayırma ekonomisi gibi siyasi tercihleri engelleyen yaptırımlar gündeme gelecek.

Yani Türk iktidarının işleri kendi bildiği gibi yürütmesinin önüne engeller çıkacak. İşte iktidarın bu özgürlüğünün ülkeye faturası dış borca yıllık 3 puana yakın maliyet ekliyor.

Kasım sonu itibarıyla yaklaşık 450 milyar dolar dış borcu olan bir ülke için bu azımsanacak bir maliyet değil. Kaba bir hesapla IMF’yle anlaşma yapılmaması yılda 13.5 milyar dolar düzeyinde bir maliyet çıkartıyor. Bu Türkiye’nin 2018’de verdiği tüm bütçe açığıyla eş düzeyde bir maliyet demek.

Batık krediler şimdiden 100 milyara çıktı

Türkiye piyasalarına geçen yıl 2001’den sonraki en büyük çalkantıyı yaşatan kur ve faiz krizi Hükümet’in deyimiyle atlatılmış olsa bile ekonomi 2019’a bir enkaz halinde girdi. Üstelik bu mali sektör ve sanayi kesiminden gelen son bilgiler dolar ve faizlerde yaşanan göreli sakinleşmeye rağmen, genel ekonominin işleyişindeki zayıflıkların hala büyümeye devam ettiğini gösteriyor.

Enflasyon kur ve faizdeki oynaklık Merkez Bankası’nın attığı keskin faiz adımı ile dış konjonktürün yardımıyla -petrol fiyatlarındaki düşüş ve FED’in faiz artırım döngüsünün zayıflaması gibi- en azından şimdilik zayıflamış görünüyor. Bunlar güçsüz Türk ekonomisi için olumlu.

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

İşsizlik verileri açıklandı: Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

İşsizlik verileri açıklandı: Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

August 29, 2025
5k
Türkiye kaybetti İspanya ve Yunanistan kazandı

Türkiye kaybetti İspanya ve Yunanistan kazandı

August 29, 2025
5.1k

Ancak sanayide düşen üretim, azalan talep ve kredi bunalımının hala yoğun ölçüde hissedilmesi, hem kur-faiz-enflasyon döngüsünün yumuşatılması için alınan önlemlerin hem de geçen sene yaşanan şokun doğal bir sonucu olarak karşımızda duruyor. Negatif tarafta yer alan gelişmelerin ortaya çıkardığı temel gerçeklik ise yavaşlayan büyüme ve artan işsizlik.

Öte yandan fazlaca dile getirilmeyen ya da itinayla halı altına süpürülmeye çalışılan ve bu yüzden kamuoyu gündemine çok fazla getirilmeyen büyük bir sorun var. O da bankaların batık kredileri. Türk mali sistemi açısından son bir yıllık kriz süreci göz önünde bulundurulduğunda bankacılık sistemi açısından en hızlı büyüyen bilanço kalemi kuşkusuz ki ‘Tasfiye Olacak Alacaklar’ yani halk dilindeki adıyla batık krediler oldu.

Sektördeki batık kredi tutarı son bir yıl içinde yüzde 55.2 büyümeyle 11 Ocak itibariyle 97.4 milyar TL’ye ulaştı. Son beş haftalık ya da daha uzun süreli veri setine bakıldığında haftalık yüzde 1 civarında büyüyen kredi batıklarının Şubat başında 100 milyar TL’lik barajı aşması çok zor olmayacak.

Üstelik Türkiye’de bankaların hala kredi yapılandırma yoluyla batık olarak yazmadıkları ve üç aydan fazla ödenmediği nedeniyle yakın izlemeye aldıkları kredi tutarı resmi batıkların iki katından fazla. Bu da piyasalardaki kısmi sakinleşmeye rağmen, mali sektörün gerçek bir bıçak sırtında yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Batık kredilerin ayrıntılarına bakıldığında da durum çok iç açıcı değil. Son bir yıl içinde muhasebeleştirilen 35 milyar TL’lik batığın yüzde 40’ı Türk ekonomisindeki krizi durdurmaya dönük keskin adımların atıldığı son dört ayda sistem tarafından yazıldı. Yani artık tahsil edilmesinden umudu kesilen kredi miktarı piyasalarda yaşanan sakinleşme eğrisinin tersine hareket ederek hızlanıyor.

Gelinen noktada Türk bankacılık sistemindeki toplam batık oranı yüzde 4.5’le hala makul olarak kabul edilebilir. Türkiye’de bankacılığı kontrol etmekle yükümlü BDDK’nın Aralık ayında açıkladığı stres testi sonuçlarına göre batık oranının 2019’da yüzde 6 ile zirve yapabileceği belirtilmişti. Ancak batıkların ayrıntıları tuhaf bir duruma da dikkatleri çekiyor.

Çünkü sektörde 11 Ocak itibarıyla toplam batık tutarı 97.4 milyar lira düzeyinde bulunurken, bunun 92.4 milyar TL’si TL kredilerden oluşuyor. TL krediler içindeki batık tutarı yüzde 6.4’le daha şimdiden BDDK’nın ‘kabul edilebilir’ dediği yüzde 6’lık seviyenin üzerine çıkmış durumda.

Döviz kredilerinde batık oranı sadece yüzde 0.6 düzeyinde. Yerli para biriminin dövizler karşısında yüzde 25 devalüe olduğu bir yılın ardından döviz kredilerinde bu denli az batık yaşanması güçlü bir fenomen işareti.

Ancak bu fenomen doğal yollardan değil Hükümet’in bankalara döviz kredilerindeki batıkları muhasebeleştirmelerini yasaklamasından kaynaklanıyor. 2018 Eylül ayında yapılan bir yasa değişikliğiyle Türk bankaları döviz kredilerinin hesaplama kurunu piyasa fiyatlarına göre değil, kredinin veriliş tarihindeki kura göre hesaplamaya başladı.

Bu küresel finans piyasaları açısından bir ‘şaka’ olarak değerlendirilebilir. Ancak o ‘şaka’nın somut bir sonucu olarak Türk bankaları 200 milyar dolara yaklaşan döviz kredilerini şimdilik hiç batırmamış gibi gözüküyor. Bankaları denetleyen BDDK bunu kabul ediyor, piyasalar da sesini çıkartmıyor. Tabii kredilerin ödeneceği gün gelinceye kadar.

Kaynak: Ahval


 

ShareTweet
Previous Post

Erdoğan: Menbiç’i alacağız ve…

Next Post

İki yıllık OHAL raporu: Mağdurların ortalama geliri 800 liranın altında

İLGİLİHABERLER

İşsizlik verileri açıklandı: Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
EKONOMİ

İşsizlik verileri açıklandı: Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

August 29, 2025
5k
Türkiye kaybetti İspanya ve Yunanistan kazandı
EKONOMİ

Türkiye kaybetti İspanya ve Yunanistan kazandı

August 29, 2025
5.1k
İstanbul’da öğrencilere barınma krizi: Yurtlar 58 bin, kiralar 35 bini buldu
EKONOMİ

İstanbul’da öğrencilere barınma krizi: Yurtlar 58 bin, kiralar 35 bini buldu

August 28, 2025
5.1k
Türkiye’nin ilk lüks AVM’si kapatıldı
EKONOMİ

Türkiye’nin ilk lüks AVM’si kapatıldı

August 28, 2025
5.1k
SEDAŞ elektrik değil sermaye artırma derdinde: Torunlar’dan 1,6 milyar TL’lik sıçrama
EKONOMİ

SEDAŞ elektrik değil sermaye artırma derdinde: Torunlar’dan 1,6 milyar TL’lik sıçrama

August 28, 2025
5k
İşsizlik fonundan işsize hayır yok
EKONOMİ

İşsizlik fonundan işsize hayır yok

August 28, 2025
5k
Daha Fazla Haber
CHP’li Kale Belediye Başkanı sopayla zabıta dövdü

CHP’li Kale Belediye Başkanı sopayla zabıta dövdü

August 29, 2025
5.1k
Ankara’da ormanlık alanda mangal yasağı 30 Eylül’e uzatıldı

Ankara’da ormanlık alanda mangal yasağı 30 Eylül’e uzatıldı

August 29, 2025
5k
A Milli Futbol Takımı’nın aday kadrosu açıklandı

A Milli Futbol Takımı’nın aday kadrosu açıklandı

August 29, 2025
5.1k
EuroBasket 2025: Türkiye Çekya’yı da yendi

EuroBasket 2025: Türkiye Çekya’yı da yendi

August 29, 2025
5.1k
Hafta sonu sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde olacak

Hafta sonu sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde olacak

August 29, 2025
5k
Samsunspor’un rakipleri netleşti

Samsunspor’un rakipleri netleşti

August 29, 2025
5.1k
Fenerbahçe’nin rakipleri belli oldu

Fenerbahçe’nin rakipleri belli oldu

August 29, 2025
5.1k
Trump’ın ‘kara kutusu’ yanlışlıkla CIA ajanını ifşa etti

Trump’ın ‘kara kutusu’ yanlışlıkla CIA ajanını ifşa etti

August 29, 2025
5.1k
İşte bonservisi: Yılan hikayesine dönen Kerem Aktürkoğlu transferi bitti

İşte bonservisi: Yılan hikayesine dönen Kerem Aktürkoğlu transferi bitti

August 29, 2025
5.1k
Kıvanç Tatlıtuğ ‘en son benimle konuştu’ demişti: Halit Yukay’ın ölümünde 16 dakikalık gizem

Kıvanç Tatlıtuğ ‘en son benimle konuştu’ demişti: Halit Yukay’ın ölümünde 16 dakikalık gizem

August 29, 2025
5.1k
İstanbul seçimi için iddianame hazırlandı: CHP’li 10 isim için hapis istemi

İstanbul seçimi için iddianame hazırlandı: CHP’li 10 isim için hapis istemi

August 29, 2025
5k
İsrail işgal başlattı: Dış mahallelere giriyor

İsrail işgal başlattı: Dış mahallelere giriyor

August 29, 2025
5k
15 gün önce kaybolan mühendisin cesedi yol kenarındaki buzdolabında bulundu

15 gün önce kaybolan mühendisin cesedi yol kenarındaki buzdolabında bulundu

August 29, 2025
5.1k
Sıcak saatler yaşanıyor: Fenerbahçe’de yeni hoca adayları

Sıcak saatler yaşanıyor: Fenerbahçe’de yeni hoca adayları

August 29, 2025
5.1k
Mourinho, Fenerbahçe’den ne kadar tazminat alacak?

Mourinho, Fenerbahçe’den ne kadar tazminat alacak?

August 29, 2025
5.2k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.