Belçika’nın saygın gazetelerinden De Morgen’da yayımlanan makalesinde Profesör Ides Nicaise, Hizmet Hareketi gönüllülerinin iftar sofralarını “kutuplaşmaya karşı bir panzehir” olarak nitelendirdi. Nicaise, bu davetlerin toplumsal barış için hayati bir köprü olduğunu savunuyor.
KU Leuven Öğretim Üyesi Prof. Ides Nicaise, kaleme aldığı “Neden her iftar davetini kabul ediyorum?” başlıklı yazısında, Ramazan ayının getirdiği diyalog fırsatlarına dikkat çekti. Nicaise, özellikle Fethullah Gülen’in düşüncelerinden ilham alan ve Hizmet Hareketi bünyesinde faaliyet gösteren gönüllülerin düzenlediği iftarların önemini vurguladı.
Hizmet Hareketi ve “Tanışma” Kültürü
Uluslararası insan hakları örgütü Solidarity with OTHERS’ın da danışma kurulu üyelerinden Nicaise, yazısında bu davetlere katılma motivasyonunu şu noktalarla açıklıyor:
- Diyalog ve Karşılıklı Saygı: Hizmet Hareketi gönüllülerinin uzun yıllardır sürdürdüğü diyalog faaliyetlerinin, Belçika toplumunda farklı inanç grupları arasında bir “güven zemini” oluşturduğunu belirtiyor.
- Önyargılara Karşı Yerinde Gözlem: Profesör Nicaise, bu sofralarda kurulan doğrudan temasın, medya veya siyasetin yarattığı negatif algıları ve “ötekileştirme” çabalarını boşa çıkardığını ifade ediyor.
- Açık Kapı Politikası: Gönüllülerin sergilediği samimi misafirperverliğin, toplumsal entegrasyon tartışmalarına pratik ve insani bir çözüm sunduğunu vurguluyor.
Yeni Delhi’den Küresel Bir Barış Mesajı
Nicaise, yazısında Şubat ayı başında Yeni Delhi’de katıldığı uluslararası bir konferanstan bahsederek, hareketin küresel çaptaki etkisine dikkat çekti:
- Dinler Arası Buluşma: Konferansta tüm kıtalardan heyetlerin yanı sıra Hristiyan, Yahudi, Hindu ve Budist dini liderlerle kurulan güçlü bağlara şahit olduğunu belirten Nicaise, Bahai topluluğuna ait ünlü Lotus Tapınağı ziyaretini de “etkileyici bir diyalog örneği” olarak sundu.
- Topluma Hizmet Vizyonu: “Hizmet” kelimesinin “topluma hizmet” anlamına geldiğini hatırlatan profesör; hareketin kaliteli eğitim, vatandaşlık bilinci, iklim değişikliği ve barış gibi evrensel konulara odaklandığını vurguladı.
“Zulmün Kurbanı Ama Vazgeçmiyorlar”
Makalede, hareketin Türkiye’de maruz kaldığı siyasi baskılara da geniş yer verildi. Prof. Nicaise, 2016 yılındaki darbe girişimi sonrası hareketin haksız yere suçlandığını ve “insanlık dışı bir baskının kurbanı” olduğunu ifade etti:
“Binlerce kişi hâlâ siyasi mahkum olarak hapiste, on binlercesi zulümden kaçmak zorunda kaldı ve varlıklarına el konuldu. Ancak yaşadıkları tüm bu acılara rağmen, bu kadar olumlu bir direnç sergilemelerini ancak ‘dinin ruhu’ açıklayabilir.”
Belçika’da İftar: Bir Buluşma Zamanı
Hizmet Hareketi’nin Belçika’da da çok sayıda gönüllüsü olduğunu hatırlatan Nicaise, Ramazan ayının yerel vatandaşlarla bağ kurmak için eşsiz bir fırsat olduğunu belirtti. Bu davetlerin sadece bir yemek değil, korkuları yenmek ve tanışmak için “heyecan verici bir buluşma zamanı” olması gerektiğini savundu.























