Reuters Haber Ajansı, gizemli sokak sanatçısı Banksy’nin kimliğini ‘tartışmaya yer bırakmayacak kadar güçlü’ kanıtlarla ortaya koyduğunu öne sürdü.
Sanat dünyası uzun zamandır bir soruya takmış durumda: Banksy kim?
Britanya’nın Bristol kentinden olduğu bilinen sanatçı, yıllardır dünya kentlerindeki protest duvar resimleriyle ortaya çıkıyor. Eserlerini Instagram hesabından paylaşıyor.
Reuters, Banksy’nin gerçek kimliğini ortaya çıkarmak için aylar süren kapsamlı bir araştırma yürüttüğünü yazdı.
Habere göre araştırmanın çıkış noktası, 2022’nin sonlarında Ukrayna’da savaşın ortasında ortaya çıkan yeni Banksy eserleri oldu.

Eserlerden biri, bombalanmış bir apartmana çizilmişti. Çizimde yaşlı bir adam küvette yıkanırken görülüyordu.
Reuters, çizimin olduğu Kiev yakınlarındaki Horenka köyüne gitti. Buradaki araştırmada bombalanan apartmana gelen bir ekibin kısa sürede bir duvar resmi yaptığı öğrenildi.
Tanıklar, iki maskeli kişinin şablonlar ve sprey boyalarla çalıştığını, üçüncü kişininse protez bacaklarıyla dikkat çeken bir rehber olduğunu anlattı. Hatta bir köylü, bu kişilere kahve demlemişti.
Bu olay Reuters muhabirlerinin dikkatini çekti ve ekip, sanatçının Ukrayna’ya nasıl ulaştığını ve kimlerle çalıştığını araştırmaya başladı. Bölgedeki tanıklarla görüşüldü, fotoğraflar gösterildi ve olası şüpheliler üzerinden ilerleyen bir saha çalışması yapıldı.
O iki sanatçıyı Horenka’ya götüren kişi, bir kolunu ve iki bacağını Afganistan’da kaybetmiş bir savaş fotoğrafçısı olan Giles Duley’di.
Aynı süreçte, Banksy olduğu sıkça iddia edilen Massive Attack grubunun solisti Robert Del Naja’nın Kiev’de görüldüğü bilgisi ortaya çıktı. Banksy, Ukrayna’daki yardım çalışmalarından sonra Duley’e teşekkür etmiş ve Duley’in fotoğrafları, Massive Attack konserlerinde sahne görselleri olarak kullanılmıştı.
Bu gelişme, araştırmanın yönünü belirleyen önemli bir ipucu oldu.
Reuters, yalnızca sahadaki tanıklıklara değil, sanat dünyasındaki bağlantılara da yöneldi. Banksy’yle ilişkili isimler, eski iş ortakları ve sanat piyasasından uzmanlarla görüşüldü. Aynı zamanda sanatçının geçmişine dair fotoğraflar, seyahat kayıtları ve kamuya açık veriler incelendi. Bu incelemeler, gazetecileri 2000’e, New York’taki kritik bir kriminal vakaya götürdü.
O yıl, bir reklam panosuna müdahale eden genç bir sanatçı suçüstü yakalandı. Bir binanın çatısındaki Marc Jacobs reklamını boyarken gözaltına alınan bu kişi, ilk etapta ağır suçlamalarla gözaltına alındı. Ancak süreçte suçlama daha hafif bir kabahate çevrildi. Sanatçı kefaletle serbest bırakıldı, para cezası ödedi ve kısa süre kamu hizmeti yaptı.

Dava dosyasında yer alan el yazısı bir ifade, araştırmanın en önemli kanıtlarından biri oldu. Bu belgede sanatçı suçunu itiraf ediyordu. Ve belgenin altında adı açıkça yazıyordu: Robin Gunningham.
Reuters’e göre bu kayıtlar, Banksy’nin kimliğini güçlü biçimde doğruluyor. Ancak ilginç olan, bu tarihten sonra Gunningham’in kamu kayıtlarında neredeyse tamamen yok olması.
Habere göre araştırma, bu kayboluşun tesadüf olmadığını gösteriyor. Banksy’nin eski menajerine göre sanatçı, yıllar içinde kimliğini bilinçli olarak gizlemiş ve hatta yasal olarak ismini, ‘basit’ bir isimle değiştirmiş.
Reuters, yıllar boyunca röportajlar, şirket kayıtları, kitaplar, kamu belgelerinden oluşmuş tüm veriyi topladı. Sonuç, sanatçının ismini 2008 civarında ‘David Jones’ gibi son derece yaygın bir isimle değiştirdiğine işaret etti. Britanya’da bu isimle yaşayan 6 bin kişi var.
Ukrayna’daki gelişmelerse bu ihtimali daha da güçlendirdi. Sınır kayıtlarına göre Banksy eserlerinin ortaya çıktığı dönemde Robert Del Naja’yla aynı gün Ukrayna’ya girdiği kaydedilen biri daha vardı: ‘David Jones’.
Üstelik bu kişinin doğum tarihi Gunningham’le aynıydı: 1973. Memleketi de aynıydı: Bristol. Ve sanat eğitimi almıştı.
Bütün bunlar Banksy’nin Ukrayna’daki çalışmalarını tek başına değil, yakın çevresinden biriyle birlikte yapmış olabileceğini düşündürdü.
2008’de Mail on Sunday gazetesi de bir yıl süren araştırmanın ardından Gunningham’in Banksy olduğunu iddia etmişti, ancak sunulan bilgiler kesinlik taşımadığı için Gunningham ismi o tarihte kabul edilmemişti. Banksy’nin menajeri bunun doğru olmadığını söylemiş, Mail on Sunday de kapak fotoğrafını ‘Banksy olduğuna inanılan kişi’ ifadesiyle yayınlamıştı.
Habere göre araştırma ilerledikçe, Banksy’nin anonim kalmasının sadece bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda bilinçli bir strateji olduğu ortaya çıktı. Başlangıçta polis takibinden kaçmak için kullanılan bu yöntem, zamanla sanatçının kimliğinin ayrılmaz parçası haline geldi. Bu gizem, eserlerinin etkisini artırırken aynı zamanda piyasa değerini de yükseltti. Şimdilerde Banksy’nin eserleri milyon dolarlara satılıyor.























