Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

“Tutuklu hastaya yatakta kelepçe… ve babam”

by aktifhabercom
May 17, 2020
“Tutuklu hastaya yatakta kelepçe… ve babam”
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

“Tahliye olduktan sonra 6 ay yaşadı ve vefat etti babam. Yatağa kelepçeli o hasta tutuklu fotoğrafına hiç şaşırmadım o yüzden. Babamı hatırladım… ”

 Doç. Dr. Ahmet Turan Özcerit’in oğlu Sinan Özcerit’in kalema aldığı yazı şöyle; 


Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

January 28, 2026
5.1k
Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

January 28, 2026
5k

Birkaç gün önce sosyal medyada bir fotoğraf gördüm. Ayağından prangalı bir hasta tutuklu, yatağında yatıyor. Fotoğrafın Türkiye’de çekilmediği, hatta bir hayli eski bir kare olduğu ortaya çıksa da bana babam Doç. Dr. Ahmet Turan Özcerit’i, kendi ‘gerçek’ hikayemizi, yaşadıklarımızı hatırlattı.

Bizim hikayemiz 2016 yılının yaz aylarında başladı. 26 temmuz sabahı evimize gelen iki araba dolusu polis arama izniyle kapımızda duruyordu. Ben olayların şaşkınlığı içinde ne olduğunu anlamaya çalışırken babamı ekip otosuna bindirip götürdüler. Tutuklandığı gün bizi arayıp, “Gözaltı süreci çok zor geçti ama merak etmeyin cezaevinde daha rahat olacağız.” demişti. Fakat talihsizlikler sonrasında da hiç yakasını bırakmadı. Babam tutuklandığı gün Ferizli Cezaevi’ne gönderildi, orada 3 hafta kaldıktan sonra dolup taşan cezaevini boşaltmak isteyen yönetim, babamı Bandırma Cezaevine’ne sevk etti. Çok metanetli ve sabırlı bir insandı, belki de tanıdığım en sabırlı insan olabilir. Cezaevi görüşlerinde bir kere bile bizi gözü yaşlı karşılamamış üzmemişti. Hep yüzünde güzel tebessümüyle bizi karşılar ve o şekilde de veda ederdi bizlere. Kendi içindeki fırtınadan bize bahsetmezdi, hep o güzel tebessümüyle hatırlayalım diye.

‘DEVLETİN CEZAEVLERİNDE BÖYLE BİR İHLAL OLMAZ’

Cezaevi ve koğuş değişiklikleri babamı psikolojik olarak yıpratmıştı ama en çok etkileyen şey iddianamesi yazılmadan aylarca beklemekti. O stresli bekleyiş içinde 2017 Mart ayında bir şeyler değişmeye başladı. Babam karnında ağrılar hissediyor ve revire çıkıyordu, revir ise babama ağrı kesici gibi basit ilaçlar yazıp koğuşuna geri yolluyordu. Babam birkaç hafta sonra ağrıların kesilmeyeceğini ve hastalığın önemli olduğunu anlamıştı. Düzenli olarak dilekçeler yazmaya başladı cezaevi yönetimine. Babama cevap gelmiyordu, gelen birkaç cevapta da cezaevinde hasta sırası olduğunu ve bu kuyruğu beklemesi gerektiği söyleniyordu. Babamın yeterli beslenemediği için veya yaşadığı stresten dolayı kilo verdiğini düşünmüştük en başta. Biliyorduk ki cezaevine giren birçok insan kilo vermişti. Ama bu başkaydı. O mütebessim insan yerini ağrılarından gülümseyemeyen bir insana bırakmıştı. Nisan ayında olayın ciddiyetini kavrayıp avukatımızla konuştuk. Avukatımız bunları ilk söylediğimizde bize şunları söyledi: “Devletin cezaevlerinde böyle bir ihlal olacağını düşünmüyorum.”

ANNEME REFAKATÇİ İZNİ VERMEDİLER

Sonraki haftalarda babamın durumu iyice ciddileşti. Hızla kilo kaybetmeye başladı. Vaktinin çoğunda yatakta geçirdiğini ama uyuyamadığını ve yemek yiyemediğini söylüyordu. Biz her hafta eriyen vücudunu görüyor ve durumun nereye doğru gittiğini biliyorduk. Uzun uğraşlar sonunda ikna edebildiğimiz avukat Bandırma Cezaevi yöneticileri ve görevli savcı ile görüştü fakat herhangi bir gelişme kaydedilemedi. Yönetim durumun farkındaydı ama  işkence etmekte kararlılardı. Babam bir süre daha bu durumda yaşadı ve yatalak bir hastaya dönüştü. Hiçbir işini kendi yapamaz hale gelmişti, sadece yatıyor ve ağrılarından fırsat bulursa uyumaya çalışıyordu. O günlerden bir gün koğuşta ağrılarından ve vücudunun zayıflığından bayılmıştı. Cezaevi yönetimi bir ölüm olacağını anladı ve suçu üzerinden atmak için babamı hastaneye sevk ettiler. İlk defa Bandırma Devlet Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda anlaşıldı kanser olduğu anlaşıldfı. 4. evreye çoktan ulaşmıştı bile. Bandırma Devlet Hastanesi babamı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. Burada hastane koğuşunda kalacaktı. Annem İzmir’e doğru yola koyuldu ve babamın refakatçisi olmak için görevli savcıya başvurdu. Savcı tüm bu şartlara rağmen refakat iznini vermedi. Babam tamamen yatağa bağımlı bir haldeydi, ayağa kalkacak değil parmağını oynatacak enerjisi yoktu. 30 kilo kaybetmiş, kocaman heybetli insan zayıf ve cılız bir insana dönmüştü. “Tümör bağırsağımı tamamen kapatmış ve beni hiçbir şey yiyemez hale getirmiş. Yemek arabasının sesini duyduğumda midem bulanıyor, yemek kokusu duyduğumda kusuyorum.”

YATAĞA AYAĞINDAN ZİNCİRLE BAŞLANMIŞTI

Babam, bu haldeyken kapattıkları kafeste ayağından zincirle bağlanmıştı yatağa. Devlet, yatalak hale getirdiği insanın kaçmasından şüpheleniyordu. Aslında amaçları o acıyı hepimize yaşatmaktı. Babamın acizliğini bizim gözümüzün içine sokarak gösteriyor ve hepimizin bunu hissetmesini istiyorlardı. Cinayetini çok yavaş işliyorlar ve bize de izletiyorlardı. Her saniye bir tetiğin çekilişini izler gibi baktık babamın ayağındaki zincirlere. O haliyle ihtiyaçlarını gidermek zorunda kaldığı için yerlerde sürünerek gitmişti. O günleri hiç unutmayacağını söylerdi hep. Kanser hastalığını bilenler bilir, bilmeyenler için kendi tecrübemden şunu aktarabilirim; tahliye olduktan sonra yanında refakatçi kaldığım sırada görmüştüm babamın halini: Geceleri 5-10 dakikadan fazla uyku uyumak imkansızdı, en etkili ağrı kesicileri almasına rağmen inleyerek uyumaya çalışırdı. Ki babam acıya çok dayanaklı bir insandı, buna rağmen acıdan saatlerce inler, hem acısından hem de inlemekten bitap düşerdi. Yaşatabileceğiniz en büyük işkencedir, morfinin bile dindiremediği bu kadar uzun süreli bir başka işkenceye rastlamadım.

ALTI AY ÖMRÜ KALDI DEDİLER, ‘CEZAEVİNDE KALABİLİR’ RAPORU VERDİLER

Hastalığının ilerlemesine yol açan tüm bu işkence süreci içerisinde en çok İzmir zamanları aklımızda. O günler hem babam hem bizim işkenceydi. Biz dışarıda mücadele veriyorduk babamı yaşatmak için, o da içeride hayatta kalabilmek  bir mücadele veriyordu. Her gittiğimiz devlet kurumunda hak ihlaliyle karşılaşıyorduk. Kapılar yüzümüze kapanıyor ve ölüme göz yumuluyordu. Tüm memurlar babamın masum olduğunun farkındaydı, hepsi biliyordu. Babamın kafeste -cezaevi sevk arabalarına verilen isim – beraber geldiği ve aynı hastane koğuşunda kaldığı arkadaşı bir anısını anlatmıştı. Babam hastane koğuşuna ilk girdiğinde adli tutuklular etrafını sarmış ve sen necisin diye sormuş. ‘Ben bilgisayar mühendisi ve akademisyenim’ demiş babamr. Seni neden içeri aldılar ki diye sormuşlar, babam da uzun uzun suçlamaları anlatmış. Ve adli mahkumlar isimlerini vererek babamdan ismen dua istemişler. Her hatırladığımda duygulandırır beni bu sözler.

Ve sonrasında babam hızlıca bir ameliyata alındı. Bağırsağındaki tümör temizlendi. Doktorlar tedaviye başlamayın, kanser vücutta her yere yayılmış ve en fazla 6 ay ömrü var dediler babam için. 6 aylık ömrü kalan bir insan vardı karşımızda, konuşamıyor ve dudaklarını bile hareket ettiremiyordu. Hemen tahliye için başvurduk, hakim heyet raporu istedi. Heyet ise 6 aylık ömür biçilen hasta için cezaevinde kalabilir raporu yazdı. Kendi başına konuşmaya gücü yetmeyen biri cezaevinde nasıl kalabilir ki?

Heyet raporlarına rağmen tahliye olduktan sonra 6 ay yaşadı ve vefat etti babam.

Yatağa kelepçeli o hasta tutuklu fotoğrafına hiç şaşırmadım o yüzden. Babamı hatırladım…

Kaynak: Kronos

ShareTweet
Previous Post

Acun Ilıcalı: Bir futbol takımını satın almak üzereyim

Next Post

Hizmetten.com, Kadir Gecesi için Özel Canlı yayın yapacak

İLGİLİHABERLER

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 
ANALİZ

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

January 28, 2026
5.1k
Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü
ANALİZ

Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

January 28, 2026
5k
Sessizlikte kaybolanlara Kur’ân’dan bir yol: Duhâ, İnşirâh ve Kevser
ANALİZ

Sessizlikte kaybolanlara Kur’ân’dan bir yol: Duhâ, İnşirâh ve Kevser

January 26, 2026
5.1k
Güvenle yaşanabilecek bir dünya kurma hayali
ANALİZ

Güvenle yaşanabilecek bir dünya kurma hayali

January 26, 2026
5k
Batanları sevmek
ANALİZ

Batanları sevmek

January 21, 2026
5k
Zorlukta doğan güç, refahta zayıflayan disiplin
ANALİZ

Zorlukta doğan güç, refahta zayıflayan disiplin

January 20, 2026
5k
Daha Fazla Haber
Demirtaş’ın avukatına 11 yıl üç ay hapis cezası

Demirtaş’ın avukatına 11 yıl üç ay hapis cezası

January 28, 2026
5k
Amazon 16 bin çalışanını işten çıkaracak

Amazon 16 bin çalışanını işten çıkaracak

January 28, 2026
5.1k
AKOM tarih verdi: İstanbul’a kar geliyor

AKOM tarih verdi: İstanbul’a kar geliyor

January 28, 2026
5k
Heyet kararı: Araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal değil

Heyet kararı: Araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal değil

January 28, 2026
5k
Bayram ikramiyesi teklifi Meclis’e sunuldu

Bayram ikramiyesi teklifi Meclis’e sunuldu

January 28, 2026
5k
Bir Yalnızlık Senfonisi: Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Bir Yalnızlık Senfonisi: Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

January 28, 2026
5k
Altınlar için evleri soyuldu: 12 yaşındaki Nazif soyguncuların saldırısından ölü numarasıyla kurtuldu

Altınlar için evleri soyuldu: 12 yaşındaki Nazif soyguncuların saldırısından ölü numarasıyla kurtuldu

January 28, 2026
5.1k
İki yaşındaki çocuk bilardo vuruşlarıyla Guinness rekoru kırdı

İki yaşındaki çocuk bilardo vuruşlarıyla Guinness rekoru kırdı

January 28, 2026
5.1k
Görüntüler İstanbul’da çekildi: Çinli turiste hanutçu dayağı

Görüntüler İstanbul’da çekildi: Çinli turiste hanutçu dayağı

January 28, 2026
5.1k
Yıldız isim gözden çıkarıldı: Fenerbahçe yılın takasına imza atıyor

Yıldız isim gözden çıkarıldı: Fenerbahçe yılın takasına imza atıyor

January 28, 2026
5.1k
9 yaşındaki çocuk sahilde tesadüfen buldu: Dünyadan bile daha yaşlı çıktı

9 yaşındaki çocuk sahilde tesadüfen buldu: Dünyadan bile daha yaşlı çıktı

January 28, 2026
5.2k
Bizi listeden çıkarın diye yalvarıyorlar: 14 nüfuslu köyde hayat felç oldu

Bizi listeden çıkarın diye yalvarıyorlar: 14 nüfuslu köyde hayat felç oldu

January 28, 2026
5.1k
Borçlar ve konkordato sayıları zirvede: 2025’te her gün ortalama 330 esnaf kapısına kilit vurdu

Borçlar ve konkordato sayıları zirvede: 2025’te her gün ortalama 330 esnaf kapısına kilit vurdu

January 28, 2026
5k
“Hakemleri kullanıyor” diyerek anlattı: Hacıosmanoğlu’nun Süper Lig’den düşürmek istediği takımı açıkladı

“Hakemleri kullanıyor” diyerek anlattı: Hacıosmanoğlu’nun Süper Lig’den düşürmek istediği takımı açıkladı

January 28, 2026
5.1k
Oyuncularını 28 saat uyutmadı: Ünlü teknik adam yapay zeka yüzünden kovuldu

Oyuncularını 28 saat uyutmadı: Ünlü teknik adam yapay zeka yüzünden kovuldu

January 28, 2026
5.2k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.