İsmail S. Gülümser'in yazısı: Bir karanlık dönemin daha son bulması yolunda özverili çabalar

"Günümüzde özellikle baskıcı rejimlerin sultası altında ezilen bizim coğrafyamızda insanlar eşine az rastlanacak ölçüde büyük problemlerle boğuşuyor."

İsmail S. Gülümser / Aktif Haber

Zalimlerin dizginleri azıya aldığı beldelerde, hedefsizliğin verdiği zaafa düşkünlük içindeki yöneticiler eliyle toplumlar:


-Her yerden hücum eden bela ve musibetlere maruz kalıyor.
-Nefsin isteklerini azdıran uygulamalarla, yaşama zevkine kendini kaptırma, dünyaya tapma özendiriliyor.
-Örnek olması gerekenler debdebe ve şaşaaya düşkünlükleriyle milli manevi değerleri kirletiyor.
-İç dürtüleri peşinden gitme, meşru gayrı meşru yollarla istediğini elde etme normalleştiriliyor.
-Haram helal demeden kazandıklarını kaybetmekten korkanlar kendileri için tüm kuralları rafa kaldırıyor.
-Ruh-kalbi felç eden onlarca hastalığa yakalanmış zaaflarının esiri insanlar topluma yol göstericiliğe soyunuyor.
 
Bütün bunlar olurken sözünü dinletecek seviyedekilerde;
-İnsanlıktan utandıracak ölçüde korkunç bir vurdumduymazlık,
-Her gün biraz daha zifiri karanlığa gömüldüklerini görmeye engel fikir ve öngörü eksikliği, 
-Haksızlıklar işlenirken dilsiz şeytanlara rahmet okutacak düzeyde bir suskunluk,
-Yok edilen insani değerlere, göklere yükselen çığlıklara karşı vicdanları sızlatan bir sağırlık görülüyor.
 
 Yaşanan karanlık tabloya rağmen Anadolu’dan çıkıp, hayatlarını başkalarına insani değerleri aktarmaya adamış;
-Yürüdükleri yolun engellerle dolu olduğunun bilincinde,
-Yüksek mefkûre sahibi küçük bir azınlık,
Nefislerine ait istekleri bir kenara bırakıyor.
-Yığınla sapkın düşüncenin etrafı sarmış olmasına,
-Uyduya dönüşmüşlerin zulümlere seyirci kalmasına, 
-Çarpık kanaate sahiplerin insafsızca artıktan beslenme derdine düşmesine aldırmadan
Bir yandan Allah’ın emir ve yasaklarına uyarak onu rızasını kazanıp yardımını talep ediyor.
Bir yandan da ya sabır deyip karşılarına çıkan her zorluğu minik dayanışmalarla aşmaya çalışıyorlar.
 
Kıskançlıkla kıvrananlar;
-Şeytanlara rahmet okutacak kirli hile ve düzenbazlıklarla,
-Israrlı sürdürdükleri karalama kampanyalarıyla...
İtibarsızlaştırıp önlerini kesmek, yapılan olumlu hizmetleri yıkmak isteseler bile, onlar başlarına gelen her şeye katlanıyorlar.
 
-Bela ve musibetlerin peş peşe gelmesi karşısında asla ümitsizliğe düşmüyor,
-İstedikleri neticeye ulaşamadıkları zaman da arkasındaki hikmet ve maslahatları arıyor,
-Yüksek değerler içeren mesajlarla insanlığı buluşturma dışındaki şeylerin peşinde olmadıklarını ilan ediyorlar.
Kızgın çöl güneşi altında yarışa katılmışlar gibi zor durumda oldukları görünse de hedeflerine tam inanmanın serinletici iklimi altında önlerine çıkan engelleri aşma iradesi ve direnci gösteriyorlar.
 
Davranışlarının olumlu diliyle seslerini duyurmak için;
-Dünya adına ellerinden alınan hiçbir şeyin endişesini taşımadıklarını,
-Müebbet hapis, hapishane şartlarında işkence, ölüm, ülkeden kaçarken boğulmaların onları yıldırmadığını,
-Çok büyük üzüntüler yaşamış, çok hırpalanmış olsalar da en olumsuz şartlarda iradelerini koruduklarını...
anlatıyorlar.
 
Onunla da kalmıyor. Umudunu yitirmiş karamsarlık içindeki insanlara o şartlarda hala ümit aşılamaya devam ediyorlar.
 
Takatlerini aşkın problemlerle mücadele etmek zorunda oldukları bir devrede sabrederek cılız omuzlarıyla yeni yüklerin altına giriyor sıkıntıların paylaşarak hafifletilmesi için çaba harcıyorlar.
-Hukuk tanımaz bir kadronun yaptığı bütün şirretlikler göğüslerine çarpıp yumuşuyor.
-Her gün ayrı bir senaryo ile ortaya çıkanların hile ve entrikalarını tesirsiz hale getiriyor.
-İnatla kin-nefret kusmaya devam eden kıskançların çıldırtıcı bağnazlıklarını dikkate almıyor.
-İlahi kudretin imdada yetişeceği ana kadar eziyetlerin sürüp gitmesine dişlerini sıkıp katlanıyor...
Karşılaştıkları zorlukları bir kenara bırakıp gittikleri yerlerde aydınlanma çabalarına katkı sunuyorlar.
 
-Fani olduklarının güçlerinin sınırlı olduğunun bilincindeler.
-Bu yüzden aldıkları her sorumlulukta yüce yaratıcının desteğini arıyorlar.
Üzerlerine düşen görevi yerine getirip damla ölçüsündeki katkılarının deryaya dönüştürmesi için O’nun sınırsız gücünden yardım istiyorlar.
-Ortamın vefasızlarla dolduğu,
-Duygu adına hezeyan seslerinin etrafı sardığı,
-Gücü ele geçirenlerin azgınlaştığı,
-Hak yolunda yürümenin giderek zorlaştığı,
-Yarınların hepten belirsizleştiği...
Bu karanlık günlerde onlar;
-Her gün ayrı bir acı yudumlasalar bile,
-Lahuti kaynaklardan beslenen bir dayanma gücü ile,
Alternatif yol ve yöntemler oluşturarak kaynakları ölçüsünde faaliyetlerine devam ediyorlar.
Sınırlı imkânlarını bir araya getirip insanlık hizmetine sunarak yeni sızıntılar oluşturuyorlar.
Sömestri tatili dâhil en küçük bir fırsatı değerlendiriyor dünyanın her yerinde her yaş grubuna hitap eden kış kampları vb eğitim faaliyetleri ile yüksek değerlerle bezenmiş insan yetiştirmeyi sürdürüyorlar.
 
Sadakat ve samimiyetlerini koruyor, her olumlu sonucun arkasında ilahi destek olduğu duygusu ile hareket ediyorlar.
Kibir ve gururdan, yaptıklarına güvenip onunla övünerek hem hakka hem halka karşı saygısızlığa girmekten uzak duruyorlar.
Aczlerinin farkında olup tevazuu elden bırakmayarak güçlülere nasip olmayacak başarılarla anılacak hale geliyorlar.
 
Ufukta hiçbir parıltının olmadığı yol işaretlerin kaybolduğu şu karanlık günlerde;
-Taşıdıkları küçücük meşaleler ile yolda kalmışların imdadına yetişmeye,
-Onların yolunu dar imkânlarla aydınlatmaya çalışıyorlar.
Gösterdikleri özveri bir şekilde tüm dünyada anlaşılmaya, etkisini hissettirmeye başlıyor.
 
Etrafın menfilik toz bulutlarıyla kaplı olmasından değişimi görmek zor olsa da:
-Zamanı kısaltacak gelişmeler yaşanıyor.
-Ortam giderek onların hizmet üretmesine uygun hale geliyor.
-Sızarak gelen sular derelere doğru eviriliyor.
-Ümitler her geçen gün daha da canlanıyor.
Bu cılız emek ve gayretlerle başlayan hareket yeniden çölleri sulamaya çevreyi yeşillerle süslemeye hazırlanıyor.
 
Takdir alkış beklemeden sadece insanlığın geleceği için sorumluluk almak gerektiği şuuruyla çalışan bu insanlar hakkında yavaş yavaş kadirşinas gönüllerde takdir sesleri duyulmaya,  ilahi lütuflarla desteklenen iddiasız başarılarının seslendirileceği zamanlar giderek yakınlaşıyor.
 
Düşünce duruluğunu koruyabilenlerin sağlam his ve mantıklarıyla susmayı bırakıp gerçeklerin açıkça arkasında duracağı günlere doğru gidiliyor.
Canlı irade sahipleri geçmişte en zor şartlarda engelleri bir bir aştıklarını hatırlayıp yeniden vira bismillah Allah doğruların yardımcısıdır diyor.
-Karanlık duygu ve düşüncelilerin kıskaçlıkları her geçen gün artsa da,
-Kayıp gibi görünen olaylar bir bir kazanç hanesine yazılıyor.
-Beklenmedik yerden sızan ışıklar ortalığı aydınlatıp ortamı yeniden bayram yerine çevirme yönünde eviriliyor.
Heyecanları harekete geçiren sabırları karşısında:
-Menfilik dağları eriyor.
-Duygu hisleriyle oluşturduklar dereler denizlere kavuşuyor.
-Oradan da buharlaşıp rahmet damlalarına şeklinde yere inmeye hazırlanıyor.
-Çisilti yüklü bulutlar başka bölgeleri yağmurlarla buluşturmak için toplanıyor.
Şartlar yüce yaratıcının hak yolunun samimi yolcularının yanında olduğunu göreceğimiz günlere doğru ilerliyor.
 
*Fethullah Gülen’in son yayınlarından “Hakka Adanmışlar Yolu” kitabındaki yazıdan faydalanılmıştır. 
 
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ