İsmail S. Gülümser'in yazısı: Başarıda duygu ve inanç derinliğinin etkisi

İnançtaki derinlik bir işin yapılmasında itici güç oluşturur ve benzerlerinin yapamadığı işlere cesarette anahtar rol oynar. Hizmet hareketine gönül vermiş insanların en önemli özelliği hedefe ulaşma konusunda daha derin bir inanca sahip olmalarıdır.


İsmail S. Gülümser / Aktif Haber



Normal şartlarda insan bedeninin iş yapma kabiliyeti onun güç ve kuvvetiyle sınırlıdır, ruhsal zekânın gelişmesiyle insan daha derin duygulara sahip olur. Bu duyguların kazandıracağı köklü bilinç değişimi ya da motivasyonla davranışlarını düzenleyenler kapasitelerini daha verimli kullanır büyük işlerin üstesinden gelebilir.
 
Bedenin gelişmesi fizik kurallarına bağlı olmasına rağmen moral gücü ve ruh zenginliğini geliştiren insanlar fizik kurallarının sınırlarını zorlayarak çok daha kısa sürede hedefine ulaşabilir. Moral değerlere inanan insanların sadece kendi güçlerine güvenmekten vazgeçip sınırsız güç sahibine yönelmeleri sonucu aklin ölçüleriyle izah edilemeyecek kadar önemli hizmetler ürettikleri tarihten örneklerle anlatılmaktadır.
 
İnsan hayatını en çok etkileyen şeylerden biri onun ruh yapısıdır, günlük fonksiyonlar için organlarımıza ve maddi vücudumuza gerek duyarız ancak bütün bu faaliyetlerin nasıl başlayacağı konusundaki kararları ruhsal durumumuz ve düşünce dünyamızda geliştirdiğimiz argümanlara göre veririz. Dış dünyada olup bitenler bizim için önemli olsa bile hareketlerimizi iç dünyamızda kurguladığımız plan göre düzenleriz
 
İnsan inandığı ölçüde bir faaliyete farklı seviyelerde değer yükler ve ona göre yaptığı işin arkasında durur. Başarmak için cesaret önemlidir, ancak en az onu kadar sonuca ulaşmak için rasyonel yol ve yöntemleri kullanmak da önemlidir, değilse gerekli şartlar yerine getirilmeden gözü kapalı olarak atılacak adımlar bazen hüsranla sonuçlanabilir. İnandığınız hedeflere ulaşmak için çabalarken cahil cesareti ile hareket edip yanlış işlere girmemeli rasyonel yolların dışına çıkmamalı ki fayda umarken zararla karşılaşılmasın.
 
Çoğu zaman olaylar sizin dışınızda gelişir bu yüzden müdahalede zorlanırsınız, ancak iç dünyanızda azminizi korumanız, sabırla mücadeleyi sürdürmeniz sizin elinizdedir. İç derinliğe sahip olan insanlar;

-Karşılarına çıkan engelin görünen yüzüne bakıp takılmazlar,
-Kendilerini ve çevrelerini yanlışa sürükleyecek tepkisel hareketlerden kaçınırlar,
-Hisleri yanında akıllarını da kullanmayı ihmal etmezler,
-Olayların perde arkasını araştırır, neler olduğunu anlayıp daha doğru değerlendirmeye çalışırlar,
-İlk şok anında yapılabilecek hatalardan uzak durur, daha derin düşünüp daha sağlıklı karar vermeyi seçerler.
 
Başarılı insanların diğerlerinden en önemli farkı onların, önce bir hedefe ulaşabileceğine inanmış sonra da bunu gerçekleştirmek için gerekli şartları yerine getirmiş olmalarıdır.

-Bizler burada belki fizik kurallarının geçerli olduğunu düşünerek hareket etmekle mükellefiz.
-Olağanüstü beklentilere göre hayatımızı planlarsak görevimizi ihmal edebiliriz.
-Ancak önemine inandığımız hiçbir hedeften ulaşılamaz olduğu vehmiyle vazgeçmemeliyiz. 
-Her zor işin başarılmasında insanın kapasitesini sonuna kadar kullanması gerektiğini düşünerek faydasına inandığımız işlerde üzerimize düşen görevi yapmaya çalışmalıyız.
 
Büyük başarıların arkasında yatan en büyük etkenlerden biri sağlam inanç ve iradedir, çünkü buna sahip olanların yaptıklar işlerde süreklilik vardır.

-Sertliğine aldırmadan damlayarak mermeri delen suyun gücü sürekliliğindedir.
-İncecik köklerin taşları delmesindeki sır hedefine (suya) olaşmak için sabırla faklı yolları denemesindedir. 
Sabırla problemlerin üstesinden gelmek için; derin bir moral gücüne, sürekliliğe, engelle karşılaşınca farklı alternatifler arayıp bulmaya ihtiyaç vardır.
 
Herhangi bir konuda inançtaki derinlik o işin yapılmasında itici bir güç oluşturur ve benzerlerinin yapamadığı işlere cesarette anahtar rol oynar. Hizmet hareketine gönül vermiş insanların en önemli özelliği hedefe ulaşma konusunda daha derin bir inanca sahip olmalarıdır.
 
Çevresinde yaşanan olaylardan ders alan faaliyetlerini bu prensiplere bağlı olarak yürüten hizmet gönüllüleri dünya genelinde karşılaştıkları her engeli bir öğrenme fırsatına dönüştürmüştür. Başkalarından farklı olarak bıkmadan usanmadan çalışmış ve yapacakları işleri en ince ayrıntısına kadar öğrenmiş bir süre sonra kendi imkânlarının çok üstünde başarılı hizmetlere vesile olmuştur.

Türk toplumunun bizden bir şey olmaz düşüncesine kendini kaptırdığı herkesin bir diğerinin kuyusunu kazmakla meşgul olduğu bir dönemde, gönüllü faaliyetlere katılanlar kazandıkları derin duygusal motivasyonla ülke içindeki tüm engelleri aşarak eğitim faaliyeti yürütmüş ve başarma inançları her geçen gün artmıştır.

Hizmet insanları;

-Hoca efendinin sahabe yaşantısından örneklerle zenginleştirdiği inandırıcı referanslarla harekete başlamış,
-İnanılan faaliyetler etrafında menfaate dayalı olmayan güçlü dayanışma ağları kurulmuş,
-Başarılar duygu ve inanç birlikteliğine güç kazandırmış,
-Başkalarının girmeye cesaret edemediği birçok proje gönül birlikteliği ile sonuçlandırılmıştır.
 
Kazanılan deneyimler yeni projeler üretme konusunda cesareti harekete geçirmiş, dev bir imparatorluk(Rusya) parçalandığında devletler tereddüt yaşarken soydaşlarımızın imdadına ilk onlar koşmuştur. Kendi gelecek beklentilerini bir kenara bırakan hayatının baharında tecrübesiz gençler zorda kalmışlara yardımcı olma amacıyla dilini kültürünü bilmedikleri ülkelere gitmekten kaçınmamıştır.
 
Hizmet projeleri düşünce-duygu derinliğine sahip olan insanların neler başarabileceğinin örnekleriyle doludur.
Kazandıkları derin duygu-düşünce ve misyonları ile (dışarıda-içeride) geri kalmış bölgelere el uzatarak başlayan faaliyetler kendilerine güvenleri arttıkça en ileri bölgelere doğru yayılmıştır.
 
Özellikle dini çevrelerin dinsiz olmasından korkarak çocuklarını okutmaktan kaçındıkları bir dönemde gönüller eğitim alanına yönelmiştir.

-Başlangıçta evlerde birkaç kişilik amatörce yürütülen dersler inanç arttıkça minik kurslara dönüşmüş, cılız görünümdeki dershaneler dayanışma ağlarıyla profesyonellerle rekabette edecek kurumlar haline gelmiştir.

-Sadece şımarık zengin çocuklarına hitap ettiği sanılan özel okullarda gönüllülerin kazandırdığı derinlikle anlayışlar değişmiş dindar kesimler çocuklarını din okullarından alıp buralara gönderme gereği duymuştur.

-Ülke değerlerine yabancı insan yetiştirdiği düşünülen fen ve Anadolu liselerinin kapıları gönüllülerin katkılarıyla dini değerlere saygılı insanlara açılmıştır.

-Gelecek beklentisini bir kenara bırakmış başarılı gençler öğretmen yetiştiren okulları seçince, ülkenin öğretmen profili değişmiş toplum değerlerinden uzakların çoğunlukta olduğu bir alan yeniden değerlerle buluşmuştur.

-Cimriliğe alıştırılmış esnaflar ülke gençliğinin elinden tutma motivasyonu ile cömertlikle yeniden tanışmış zenginle fakir buluşturularak aradaki uçurumu kapatma mücadelesi verilmiştir.

-Hayattan ümidini kesmiş köy çocukları şehir merkezindeki varlıklı insanların desteği ile eğitim imkânına kavuşmuş, fakirlikle boğuşmak zorunda kalacak birçok gencin elinden tutulup modern dünyayla tanıştırılmıştır.

-Devletin eğitime erişimde eşit fırsat sunamadığı gençler, hizmet ortamlarından yararlanarak cehaletten kendi kurtarmış dünyaya hizmet götürecek kadar donanımlı hale gelmiştir.

-Ülkelerine köylerine hapis olmak zorunda olan insanlar hizmetin kazandırdığı düşünce derinliği ile dışa açılmış geri kalmış ülkelerden birçok genç gelişmiş ülkelerde faaliyet şansı yakalamıştır. 

-İnançta meydana gelen değişimle büyük bir eğitim seferberliği başlatılmış başarılı olmaya müsait gençler Anadolu’nun en ücra köşelerinde bulunup çıkarılarak topluma kazandırılmıştır.

-Dine karşı çıkanların tüm insani değerlere başkaldırdığı bir toplumda gönüllüler ülke insanın yeniden ahlaki değerlerle buluşması için kişisel beklentilerinden fedakârlık yapmış kendilerinden büyük özveride bulunmuştur.

-Birbiri hakkında kuşku duyan toplum kesimleri cemaatin diyalog faaliyetleri sayesinde birbiriyle buluşmuş ayrışmalar büyük ölçüde önlenerek vatandaşlar ortak menfaatler etrafında bir araya toplanmıştır.
 
Bugün ülke yönetimini bir şekilde gasp etmiş bir suç şebekesi büyük fedakârlık ortaya konan olumlu hizmetleri yıkmak için çabalamaktadır. Bütün düşünce ve duyguları ile kendi kişisel menfaatlerine yoğunlaşmış bu grup kendini topluma adamışların ortaya koyduğu en faydalı işleri suç gibi gösterip karalamaktadır.

-Her biri devlet imkânlarını kendi servetlerine katmak için birbiri ile yarış etmektedir.

-Gönüllülerin insanlık hizmeti için kurdukları bugüne kadar başarıyla hizmet veren kurumlar yağmalanmaktadır.

-Bin bir emekle yetişmiş ahlaklı ve ülkenin en donanımlı kadroları tutuklanmakta hapislerde çürütülmektedir.

-Değer yargıları yıkılmakta partililer ve yandaşlar insani değerlerden uzaklaştırılıp zulme alet edilmektedir. 

İşledikleri suçları saklamak ve kötülüğü sıradanlaştırmak için yılların birikimiyle geliştirilmiş kanun ve kurallar yok edilmekte, menfaat şebekelerinin işine yarayacak düzenlemelerle ülke tapusu üzerlerine geçirilmektedir.
 
Ruhsal yapılarının önemini kavrayamamış insanlar yaşamlarını rastlantılara göre şekillendirmek zorunda kalır ve kapasitelerini istenildiği gibi kullanamazlar. İnançlı insanlar her şeyin kader planında yazılmış olduğunu bilseler bile kendilerini kaderin akışına salıp yapmaları gerekenleri ihmal ederlerse daha sonra ağır bedel öderler. Moral değerlerin önemine inananlar karşılaştıkları engelin büyüklüne rağmen asla başarma azimlerini kaybetmezler.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ