Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

İsmail S. Gülümser yazdı… Düşünce sağlığımızı korumak

by aktifhabercom
June 19, 2020
İsmail S. Gülümser yazdı… Düşünce sağlığımızı korumak
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

”Yaşanan en ağır şartlarda bile düşünce sağlığını korumanın yolu insanın olumsuzluklara takılıp kalmaktan kurtulmasıyla başlar.”

DÜŞÜNCE SAĞLIĞIMIZI KORUMAK

İsmail S. Gülümser/ Aktif Haber

Yaklaşık 3-4 aydan beri dünyanın birçok ülkesinde özellikle şehir merkezlerinde insanların önemli bir bölümü evlerinde adeta hapis hayatı yaşıyor. Kalabalıkların çalıştığı iş yerlerinin bir bölümü geçici ya da sürekli olarak kapandı. İnternet ortamında online hizmet üretilebilecek iş kollarında çalışanlar ofislerini eve taşıdı ve evlerini ofis gibi kullanmak zorunda kaldılar. Öyle veya böyle şehir nüfuslarının çok büyük bir kısmı ortalama 12-14 saat evde eş ve çocuklarıyla yüz yüzeler. Yoğun çalışma hayatı içinde çocuklarıyla birlikte vakit geçirme fırsatı bulamamış iş kolikler belki hayatlarında ilk kez bu kadar uzun süre onlarla beraberler.


Bu anne babasını akşamdan akşama gören çocuklar açısından sevindirici olsa da bu kadar uzun süreli alışılmadık birlikteliklerin getireceği sıkıntılar da var. Örneğin babalar bulduğu boş vakti bugüne kadar ertelediği işlere ayırmak isterken küçük çocuklar babalarının kendileriyle ilgilenmesini istiyor. Sürekli yeni heyecan peşinde olan çocukları evde tutmakta zorlanan aileler onlar için yeni atraksiyonlar arama ihtiyacı hissediyor. Evinde de olsa işinden kopmamak için bir yandan mesleğinde veya yeni iş alanlarında kendini geliştirmek isteyen baba bir yandan da çocukların ya da eşinin yeni tekliflerine yetişmeye çalışıyor. 

Evde kendini meşgul edecek bir işi olmayan ebeveynler ise ya TV ya bilgisayar ya da evin eksik ve gediği ile uğraşıyor. Ancak genellikle hanımlar ev işlerine erkeklerin karışmasından rahatsız olurlar, gördüğü her kusuru tenkit eden erken yaşta emekliler gibi evde oturan bir erkeğin evdeki varlığı onlar için tam bir huzursuzluk kaynağına dönüşme ihtimali var. Çocuklarıyla etkinlik yapmadığı gibi, onların yaptığı her şeye müdahale eden katı kurallarla evi bir kışla gibi yönetmeye kalkan baba çocuklar için evi yaşanmaz hale getirebilir. 

Bazen yaşlıların gençlerin işlerine müdahalesi, bazen gençlerin onların her davranışından yanlış anlamlar çıkarması evde tartışmaları ve geçimsizlikleri artırabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkün, böyle dönemlerde ortaya çıkabilecek huzursuzlukları önlemenin yolu ruh sağlığımızı korumaya dönük bazı tedbirler almaktan geçer. 

Birlikte hayat sürdürenler bazı temel prensiplere uygun hareket ederlerse daha az problem yaşanır aile bütünlüğü ve ruh sağlığımız korunmuş olur. 

-Ev bir kışla değildir, aşırı kuralcı olanlar bugün olmasa bile yarın aile bireylerini kaçırırlar.

-Mesleki beklentilerimiz kadar aile bireylerinin beklentilerini de dikkate alırsak daha dengeli davranmış oluruz.

-Ebeveynler ya da aile büyükleri, gençlerin bu dönemde yaşayabileceği psikolojik sorunlar olabileceğini hesap etmeli onlara uygun yeni çözüm yolları aramalıdır.

-Online eğitime yönlemek zorunda kalan genç ve çocuklar yeni metotlara alışması için desteklenmelidir.

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Sabır ve zaman bilinci: Kamusal davetin eşiğinde bilinci olgunlaşması  (614–616)

Sabır ve zaman bilinci: Kamusal davetin eşiğinde bilinci olgunlaşması (614–616)

March 11, 2026
5k
Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit

Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit

March 9, 2026
5.2k

-Sokağa çıkış tehlikeli olsa bile kalabalık olmayan yerlerde aile bireyleriyle birlikte ortak etkinlikler yapılmalıdır.

-Bireyler tenkit hastalığından vazgeçmeli, tenkit ve eleştirilere tahammül etmesini bilmelidir.

-Aile ilişkileri kızgınlıkla öfkeyle yürütülemez, daima şefkat, merhamet ve affedicilik öne çıkarılmalıdır.

-Her bireyin mizacı farklıdır, kimse karşısındakinden kendisi gibi düşünmesini beklememelidir.

-Tartışmaların en büyük sebeplerinden biri yüksek beklentilerdir, aile bireyleri beklentilerinde daha dengeli olmalı, birbirlerinden yapamayacağı şeyleri istememelidir.

Kimse Yok mu

-Hedefi olanlar günlük kısır tartışmalardan uzak kalır, aile bireyleri birbirlerine hedefler vermeli ve hedefe ulaşmak için devamlı onları desteklemelidir. 

Ailede olduğu gibi toplumdaki olumsuzlukların da sağlıklı yaklaşımlarla çözülmesi gerekiyor;(*)
Bir yandan başta İslam ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok yerinde ülke yöneticilerinin zulmü altına inleyen kalabalıklar, bir yanda Korona virüsü dolayısıyla yaşamsal faaliyetin çoğunun kısıtlanmış olması insanlarda düşünce sağlığı açısından ciddi problemlere yol açabilir. Yaşanan en ağır şartlarda bile düşünce sağlığını korumanın yolu insanın olumsuzluklara takılıp kalmaktan kurtulmasıyla başlar.

İnsanlarda ben duyguları öne çıkmış, olumsuzluklara takılıp kalan herkes bir sebepten dolayı diğerini suçluyor. Hakaret etme kötü sözlerle aşağılama yaygın, üsluplar çok sert ve kırıcı, hâlbuki insanların daha fazla sevgi ve saygıya ihtiyacı var, düşmanlığa düşmanlıkla karşılık verildiği için toplum kesimleri arasında mesafe her geçen gün açılıyor. Zalimlerin yaptıkları zulümler tecavüzler insanlarda kin ve nefret duygularının artmasına yol açıyor. Ancak zalimlerin cezasını bizim verme imkânımız yok, onlara kötü söz söyleme bizde fazilet duygularını geliştirmiyor, Kuran’da da kötülük yapanlara hakaret tavsiye edilmiyor. 

Efendimiz(SAV) amcasını şehit edip uzuvlarını kesen “Vahşi” ve onun azmettiricisi olan “Hind” hakkında kin ve nefret duygularıyla hareket etmiyor, hatta onlara karşı farklı bir tavır içine girmiyor. Eğer bir tavrı olsaydı onlar ilerleyen zaman içinde İslam kahramanı haline gelemezlerdi.

Mekke fethinde etrafına toplanmış cezalandırılmayı bekleyen Mekkelilere karşı onları utandıracak en küçük bir imada dahi bulunmuyor. 
“Bugün size ayıplama ve kınama yoktur. Gidin! Hepiniz serbestsiniz!” (Yûsuf sûresi, 12/92) 
Diyerek geçmişte yıllarca ona ve ashabına zulmetmiş insanlara karşı çok büyük bir centilmenlik gösterip bir anda gönül dünyalarını fethediyor.

Kuran Mekkelilerin efendimize karşı katılıklarını ortadan kaldırmak için şu öğüdü veriyor. 
“Onların Allah’tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret etmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah’a hakaret etmesinler.” (En’âm sûresi, 6/108)

Efendimizin uygulamaları ve Kuran’ın emirleri doğrultusunda olaylara yaklaşmak gerekiyor. Kötülüğe meyilli insanların yanlışlarıyla uğraşmaktan vazgeçmeli, yaşanan haksızlıklara mümkün olduğunca takılmamalı, Allah’ın adili mutlak olduğu düşünülmeli, olayların görünen yüzüne bakarak iç dünyamızda kimseye cezalar kesmemeliyiz. Olumsuzluklarda başkalarını suçlayarak iç dünyamızı karartacağımıza kendimizi sorgulayıp varsa hatalarımız onları düzeltmeye çalışmalıyız. Vahşi canavarlar gibi etrafına saldırmaktan zevk alanlara aynıyla mukabele etmeye çalışarak onlar gibi vahşi canavara benzemekten kendimizi korumalı, ceza veya mükâfat verme işini Allah’a bırakmalıyız.

Kin nefret hissi insanları sağlıklı düşünmekten uzaklaştırabilir, olaylar karşısında üzülsek bile içimizde kimseye karşı kin ve nefret duygularının gelişmesine izin vermemeliyiz. Toplumda ayrışmanın önüne geçmek için duygu ve düşünce dünyamızı alt üst eden olaylar karşısında bile kabaran öfkemizi bastırmalı, fazilet hislerimizi koruyarak hak edenlere bile kötü söz söylemekten kaçınmalıyız. 
Allah’ın hatadan dönmeleri için insanlara mehil verdiğini ancak asla kimseyi ihmal etmediğini mehil müddeti dolduğunda hatada ısrar edenleri derdest ettiğini unutmamalı, engin bir vicdanla kalplerde iman ve insanlık duygularının gelişmesi için dua etmeli, herkese iyilik dileğinde bulunmalıyız. 

Gönüllerin kapıları iyilikle açılıyor, Allah’tan bize zarar vermeye çalışanlar dâhil herkese iyilik yapma fırsatı vermesini istemeliyiz. Günümüzde gönüllerin yıkıma değil tamire ihtiyacı var, insanlar kötülük yapsalar bile faziletli olan onlara aynıyla kötülük yapmak değil, onların davranış bozukluğuna sahip birer zavallı olduklarını düşünerek acımak gerekiyor. 

Zalimler de acımayı hak ediyor, çünkü her birinin gerekçesi farklılık gösterse bile genellikle büyük psikolojik bozukluklar sonucu bu davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Kimseye güvenemiyorlar, onca güç ve kuvvete rağmen her an endişe korku içindeler, gelecekte başlarına gelebilecek mevhum şeyler hakkında kaygı taşıyor, dünyevi güç ve kuvvetle kendilerini koruyabileceklerini düşünerek etrafa saldırıyorlar. Korunaklı saraylar, binleri bulan koruma ordusuyla dolaşmaları, gittikleri her yerde önceden güvenlik tedbirleri almaları hep bu korkunun eseri. 

Zalimler hakareti değil acımayı hak ediyor, onların yanlışlarına karşı içimizde düşmanlık duygularının yeşermesine fırsat vermeyelim. Gelecek nesillerimize kin ve nefreti miras bırakamayız, onların birilerine karşı kin ve nefret duyguları için büyümesine izin veremeyiz. Onların kimliklerinin sevgi ve saygı hisleriyle oluşması için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.  

Olumsuzluklara takılıp kalacağımıza hem kendimiz hem de tüm insanlık için moral ve motivasyona yol açacak yeni çareler aramalı, insanların ümitlerini artıracak yeni alternatif yöntem ve araçlar geliştirmeliyiz.

(*)Bu bölüm, F. Gülen Hocaefendinin bu hafta “herkül.org”ta yayınlanmış yazısından esinlenerek hazırlanmıştır.  
  

ShareTweet
Previous Post

“Risk Altındaki Cesur Yazara Huzuru Bozma Ödülü”… Tutuklu yazar Ahmet Altan aday

Next Post

Son 24 saat içinde 23 kişi daha hayatını kaybetti, 1214 yeni vaka tespit edildi

İLGİLİHABERLER

Sabır ve zaman bilinci: Kamusal davetin eşiğinde bilinci olgunlaşması  (614–616)
ANALİZ

Sabır ve zaman bilinci: Kamusal davetin eşiğinde bilinci olgunlaşması (614–616)

March 11, 2026
5k
Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit
ANALİZ

Küresel tektonik çatlama (1): İki Avrupa’nın iflası ve mukadder vakit

March 9, 2026
5.2k
Zühd ve Fakr: Sahabe hayatlarında halvetin meyveleri (613–615)
ANALİZ

Zühd ve Fakr: Sahabe hayatlarında halvetin meyveleri (613–615)

March 9, 2026
5k
Güçle sorun çözeceğini sanan ”dindar” yönetimlerin tahribatı
ANALİZ

Güçle sorun çözeceğini sanan ”dindar” yönetimlerin tahribatı

March 9, 2026
5k
Halvet: Metinle yoğunlaşma ve ruhun terbiyesi (613–614)
ANALİZ

Halvet: Metinle yoğunlaşma ve ruhun terbiyesi (613–614)

March 7, 2026
5k
Uzlet: Daru’l-Erkam ve bilincin mekansal korunması (6)
ANALİZ

Uzlet: Daru’l-Erkam ve bilincin mekansal korunması (6)

March 5, 2026
5k
Daha Fazla Haber
İmamoğlu’nun yeni X hesabı için de erişim engeli kararı

İmamoğlu’nun yeni X hesabı için de erişim engeli kararı

March 12, 2026
5k
Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı

Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı

March 12, 2026
5k
Ankara’da 4,1 büyüklüğünde deprem

Ankara’da 4,1 büyüklüğünde deprem

March 12, 2026
5k
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

March 12, 2026
5k
MSB’den kritik açıklamalar: İncirlik’in statüsü, S400’ler, Malatya’da konuşlu patriotlar

MSB’den kritik açıklamalar: İncirlik’in statüsü, S400’ler, Malatya’da konuşlu patriotlar

March 12, 2026
5.1k
NAU “Stallions” tarih yazdı: Erkek Basketbol Takımı ilk ulusal şampiyonluğunu kazandı

NAU “Stallions” tarih yazdı: Erkek Basketbol Takımı ilk ulusal şampiyonluğunu kazandı

March 12, 2026
5.1k
1 Nisan’dan itibaren Türkiye’de 5G dönemi başlıyor: Telefonunuz değişmek zorunda mı?

1 Nisan’dan itibaren Türkiye’de 5G dönemi başlıyor: Telefonunuz değişmek zorunda mı?

March 12, 2026
5.1k
Zarar ikiye katlandı: Vestel’in bilançosu şaşırttı

Zarar ikiye katlandı: Vestel’in bilançosu şaşırttı

March 12, 2026
5.1k
TÜİK: Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4 katı oldu

TÜİK: Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4 katı oldu

March 12, 2026
5k
Emekli olursa geliri düşecek: 123 bin öğretmen mecburen görevde kalıyor

Emekli olursa geliri düşecek: 123 bin öğretmen mecburen görevde kalıyor

March 12, 2026
5k
Kartalkaya yangını raporu “tekerleğin icadından” başladı, turizm tarihi anlatıldı

Kartalkaya yangını raporu “tekerleğin icadından” başladı, turizm tarihi anlatıldı

March 12, 2026
5k
Krizin adı polietilen: Zamları tetikleyecek

Krizin adı polietilen: Zamları tetikleyecek

March 12, 2026
5k
Eylem Tok davasında yeni gelişme: ABD mahkemesi iade sürecini askıya aldı

Eylem Tok davasında yeni gelişme: ABD mahkemesi iade sürecini askıya aldı

March 12, 2026
5k
WhatsApp’ta “beğeni” krizi: Okul müdürü, 8 Mart mesajını beğenmeyen kadın öğretmenleri resmî yazıyla uyardı

WhatsApp’ta “beğeni” krizi: Okul müdürü, 8 Mart mesajını beğenmeyen kadın öğretmenleri resmî yazıyla uyardı

March 12, 2026
5.1k
İran Emniyet Müdürü’nden olası protestolar açıklaması: Sokağa çıkanlar cezalandırılacak; düşman olarak görülecek

İran Emniyet Müdürü’nden olası protestolar açıklaması: Sokağa çıkanlar cezalandırılacak; düşman olarak görülecek

March 12, 2026
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.