Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Diktatörler ve İstihbarat Şefleri

by aktifhabercom
June 10, 2017
Diktatörler ve İstihbarat Şefleri
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Bazen en büyük etki, en gürültüsüz yerden gelir

Bazen en büyük etki, en gürültüsüz yerden gelir

January 6, 2026
5.1k
Arafta bırakmak

Arafta bırakmak

January 6, 2026
5.1k

Erdoğan-Fidan ilişkisine çok farklı bir bakış… Dost mular; rakip mi?

Diktatörler ile istihbarat şeflerinin karmaşık ilişkisini anlamadan, yakın tarihin ve günümüz hadislerinin arka planını kavramak mümkün değildir.

Gücünü ve iktidarını herşeye rağmen uluslararası sistem içinde kalarak devam ettirmek isteyen bir diktatörün en yakın iş arkadaşı, kuşkusuz, modern liberal devletin hukuki kısıtlamalarından istisnai olarak ayrık tutulan istihbarat şefleridir.

Çünkü söz konusu kısıtlamaların bir şekilde aşılması veya arzulanan sisteme uyarlanması diktatörlerin en çok ihtiyaç duyduğu unsurların başında gelir. Böylece muhalefet yok edilir, iktidar pekiştirilir. Ancak istihbarat şefleri ile diktatörlerin kader birliği, ideolojik yoldaşlıktan çok uzak bir şekilde gelişir.


Diktatörlerin bekası için ülke içinde her türlü operasyonel alt yapıyı hazırlamak ödevi verilen istihbarat şeflerinin bir diğer görevi, diktatörün uluslararası geçerliliğini de şartlara göre güncellemektir. Diğer bir ifadeyle, diktatörler, istihbarat şeflerini, etrafını saran güvenilir adamlarından ziyade kendisini her şartta uluslararası sistemde temsil edebilecek yeteneklere sahip kişiler arasından seçmeyi tercih ederler. Bu kişiler de genelde, ülke içinde
rejimin ideolojisini taşıyan kişiler olarak görünse de gerçekte rejimüstü bir pozisyona sahip aktörler olurlar. Çoğu diktatörün sonu da, bu zorunlu tercihin bir yan ürünü olarak meydana gelen olaylar neticesinde gelişir. Ya da bunun tam tersi olur. Bir bakıma diktatörlüklerin tarihi, istihbarat şefleri ile diktatörlerin ilişkilerinin tarihidir de denilebilir.

1935 ile 1944 yılları arasında Hitlerin istihbarat şefi olarak görev yapan Wilhelm Canaris aslında bir nazi bile değildir. Aksine bir nazi düşmanı olarak bilinmektedir. O kadar ki yahudiler sonradan, savaş dönemindeki yardımlarından dolayı Canaris’i ödüllendirmeyi bile tartışmışlardır. Birçok sadık nazi subayı dururken Hitler’in niçin nazi askeri istihbaratı Abwehr’in başına amiral Canaris’i getirdiği ve uzun yıllar, hatta savaş döneminde, bu görevde tuttuğu sadece diktatöryal bir öngörüsüzlükle açıklanamaz. Canaris, savaş boyunca başta İngiltere olmak üzere bir çok ülkeye Hitler’in planlarını sızdırmış ve savaşın gidişatını önemli ölçüde etkilemiştir. 1938-39’da Hitler’e yönelik suikast girişiminde bulunmuş ama istediği kadar yabancı devletlerin desteğini alamayınca planları boşa çıkmıştır. Hitler bu planlardan habersiz midir
bilmiyoruz ama Canaris bir şekilde görevine devam etmiştir. Hitler’e yönelik 1944’deki başarısız darbe girişimini planlayan üç ana gruptan biri de Canaris’in Abwehr’idir. Bu son girişimi canına mal olmuş, 1945’te bir toplama kampında piyano teli ile asılarak idam edilmiştir. Ancak Hitler de savaşı kaybetmekten kurtulamamıştır.

Dikkatli bir bakış ile Canaris-Hitler ilişkisi günümüz Türkiyesi için de sayısız dersler içermektedir. Gelecekte çok daha net bir şekilde görülecektir ki, Erdoğan rejiminin de hiç şüphesiz en tartışmalı ismi Fidan’dır. İlk olarak kaydetmek gerekir ki Fidan, Erdoğan’dan çok Davutoğlu tarafından bürokraside parlatılan ve yükseltilen bir isimdir. Erdoğan, belediye başkanlığından beri tanıdığı güvendiği adamlarından birini değil de Fidan’ı istihbaratın başına getirerek, benzerleri gibi klasik zorunlu tercihi yapmıştır. Yer yer basına da sızan anlaşmazlıklar, ikilinin mecburi ilişkisinin boyutu hakkında ipuçları vermektedir. Erdoğan’ın İsrail aleyhine söylemleri ile İsrail’in Fidan hakındaki kamuoyu oluşturma amaçlı açıklamaları, ikilinin aynı paydada buluştuğu yanılsamasını oluşturmuştur. Ancak Oslo’da yabancı istihbarat örgütlerinin koordinesinde PKKlılarla yapılan gizli görüşmelerin deşifre olması basına yansıyan ilk çatlak gibidir. Erdoğan’ın olaya ilk tepkisini bu açıdan okumak gerekir:

“…Sızma nasıl olmuş onu araştırıyoruz. Ama hatası da olsa Hakan Bey’i böyle nedenlerle harcamayız. Biz kolay kolay adam yemeyiz…” PKK konusunda Fidan’ın basına sızmayan yabancı devlet ve istihbarat örgütleri ile ilişkisi halen gizemini korumaktadır. Bu gizem, Fidan hakkında Erdoğan’ın kullandığı “sır küpüm” ifadelerinde anlamını bulmaktadır.

Sır küpünün, Rıza Sarraf hakkında tuttuğu rapor ve bu raporun basına yansıması da  ikilinin ilişkisinin mahiyetinin can alıcı noktasını oluşturmaktadır. Fidan gibi bir ismin ABD nin ilgi alanına giren bir kriminal konuda, Erdoğan’ı ve hükümetini resmen suçlamaların temeline yerleştirme neticesinden başka bir sonuç doğurmayan söz konusu belgeyi hazırlaması ve basına sızdırması, taktik bir hata olarak okunamayacak kadar önemli sonuçları olan bir operasyondur.

2015 genel seçimlerinde Davutoğlu tarafından milletvekili yapılmak istenen Fidan, Erdoğan’ın şiddetli itirazı üzerine geri adım atmak durumunda kalmıştır. O dönemde çok ciddi meşruiyet krizi yaşayan ve iktidarı kaybetme durumu ile karşı karşıya kalan Erdoğan’ı ilk terk etmek isteyen ismin Fidan olması da ayrıca dikkate değer bir husustur. Daha sonradan ekibiyle beraber hem başbakanlıktan hem partiden fiilen tasfiye edilen Davutoğlu’nun ardından Fidan’a da yol göründüğünü zannedenler yanılmışlardır. Diktatör ile istihbarat şefi ilişkisi, Cumhurbaşkanı ile Başbakan ilişkisinden çok daha hassas dengeler üzerine kuruludur. Ölümcül neticeler doğurabilecek hamlelerden iki taraf da kaçınmak zorundadır. Çünkü kaybedilecek şey geri alınabilecek bir koltuk değil, telafisi mümkün olmayan bizzat hayatın ta kendisidir.

15 temmuz olayına da bu perspektiften bakıldığı zaman karanlık noktaların biraz netleştiği, en azından ihtimallerin azaldığı görülebilir. Bütün yargılamalar, komisyonlar, ifadeler, açıklamalar en önemli sorunun cevabını vermekten hala çok uzakta: “15 temmuzda Fidan’ın gerçek pozisyonu nedir?” Bu çok basit soruya tatmin edici bir cevap verebilen yok. Mit tırları, İşıdın desteklenmesi, terörizmin finansmanı gibi lokomotifi Fidan olan 15 temmuz öncesi konular neredeyse Erdoğan’ı uluslararası bir mahkemede sanık sandalyesine oturtacak düzeye ulaşmıştı. Erdoğan’ın yanında da muhtemelen Fidan oturacaktı. Böyle bir akıbet endişesi herhangi bir istihbarat şefini hayal bile edilemeyecek hesaplar içerisine itebilir.

Burada sorulması gereken soru, Fidan’ın 15 Temmuz’u Erdoğan’ı güçlendirmek için mi yoksa devirmek için mi kurguladığı sorusudur.

Güçlendirmek amacıyla kurgulamış olsaydı, “dere geçilirken at değiştirilmez” seviyesinde bir dolaylı azarlama yerine en az Halisdemir ayarında bir kahramanlaştırma şovu izliyor olurduk.

Oysa Erdoğan tarafından Fidan’ı ne tam bir sahipleniş var ne de tasfiye. Zayıf bir ihtimal ama bu durum, söz konusu mecburi ilişkide Erdoğanın Fidan’a karşı alan kazanma ve köşeye sıkıştırma taktiği de olabilir. Fidan’ın itinayla her çeşit sorgulamadan kaçırılmasının sebebi, Erdoğan’ı güçlendirmek için kurguladığı senaryonun açığa çıkma ihtimali mi, yoksa Erdoğan’ı devirmek için sahnelenmiş başarısız bir oyun ile iplerini Erdoğan’a kaptırmış bir istihbarat şefinin köşeye sıkışmışlığından sonuna kadar yararlanma durumu mu? Bunları şu an için öğrenebilme ihtimalimiz bulunmuyor. Ancak oyun bitip perde kapandıktan sonra bu soruların cevabını öğrenebileceğiz. Ama şurası  kesin ki ikilinin ilişkisi en az birini, büyük ihtimalle de ikisini birden oyun dışına itecek boyutları çoktan aşmıştır.

Türkiye’nin yakın geleceği bu soruların cevabına göre şekillenecektir. Türkiye çok farkında gibi görünmese de dünya Erdoğan’ın Hitler’e taş çıkartacak bir diktatöryal performans sergilediğinin farkında. Dünyanın asıl merak ettiği ise Fidan’ın Canaris kadar mahir olup olmadığı.

ShareTweet
Previous Post

6 aylık bebeğiyle gözaltında

Next Post

Kongre ses kaydı istedi!

İLGİLİHABERLER

Bazen en büyük etki, en gürültüsüz yerden gelir
ANALİZ

Bazen en büyük etki, en gürültüsüz yerden gelir

January 6, 2026
5.1k
Arafta bırakmak
ANALİZ

Arafta bırakmak

January 6, 2026
5.1k
Hizmet’in her yaş grubunu manen donatma amaçlı kış kampları
ANALİZ

Hizmet’in her yaş grubunu manen donatma amaçlı kış kampları

January 5, 2026
5.1k
Marşmelov dersi
ANALİZ

Marşmelov dersi

January 2, 2026
5.1k
Zekânın “Borderline” Hattı
ANALİZ

Zekânın “Borderline” Hattı

December 29, 2025
5.1k
Üç aylar ve kandillerin mümin hayatındaki yeri
ANALİZ

Üç aylar ve kandillerin mümin hayatındaki yeri

December 29, 2025
5k
Daha Fazla Haber
Süper Kupa finali: Bilet fiyatları belli oldu

Süper Kupa finali: Bilet fiyatları belli oldu

January 7, 2026
5k
Rumeli’ye geçen Türk akıncılara ait mezarlar bulundu

Rumeli’ye geçen Türk akıncılara ait mezarlar bulundu

January 7, 2026
5k
Mustafa Bozbey’e saldıranlar serbest bırakıldı

Mustafa Bozbey’e saldıranlar serbest bırakıldı

January 7, 2026
5k
Aynı daireleri birden fazla kişiye sattılar: 305’er yıl hapis cezası

Aynı daireleri birden fazla kişiye sattılar: 305’er yıl hapis cezası

January 7, 2026
5k
Haldun Dormen: Tedavim olumlu yönde seyretmekte

Haldun Dormen: Tedavim olumlu yönde seyretmekte

January 7, 2026
5k
Gol kralları ve Süper Lig hakemi de listede: Bahis soruşturmasında 108 teknik direktör ve 104 menajer PFDK’ya sevk edildi

Gol kralları ve Süper Lig hakemi de listede: Bahis soruşturmasında 108 teknik direktör ve 104 menajer PFDK’ya sevk edildi

January 7, 2026
5.1k
Yalova SGK’da silahlı saldırı: Kurum avukatı Zekeriya Polat yaşamını yitirdi

Yalova SGK’da silahlı saldırı: Kurum avukatı Zekeriya Polat yaşamını yitirdi

January 7, 2026
5.1k
“Babamın hayrına” diyerek cami önünde 3 bin kişiye domuz eti yedirmiş

“Babamın hayrına” diyerek cami önünde 3 bin kişiye domuz eti yedirmiş

January 7, 2026
5.1k
Şam, SDG mevzilerini meşru hedef ilan etti, SDG “direneceğiz” dedi

Şam, SDG mevzilerini meşru hedef ilan etti, SDG “direneceğiz” dedi

January 7, 2026
5.1k
Manchester United’ın 21 yaşındaki yıldızı Türkiye’ye geliyor

Manchester United’ın 21 yaşındaki yıldızı Türkiye’ye geliyor

January 7, 2026
5.1k
Siyah bantla kapatın: TFF’den yasal bahise yasak geldi

Siyah bantla kapatın: TFF’den yasal bahise yasak geldi

January 7, 2026
5.1k
Bireysel Emeklilikte devlet katkı payı yüzde 20’ye düşürüldü

Bireysel Emeklilikte devlet katkı payı yüzde 20’ye düşürüldü

January 7, 2026
5k
Fenerbahçe’den hepsini alıyor: Süper Lig ekibi ateşi yaktı

Fenerbahçe’den hepsini alıyor: Süper Lig ekibi ateşi yaktı

January 7, 2026
5.1k
Adalet Bakanı Tunç, Feti Yıldız’ı boşa düşürdü: “Yeni infaz düzenlemesi olmayacak”

Adalet Bakanı Tunç, Feti Yıldız’ı boşa düşürdü: “Yeni infaz düzenlemesi olmayacak”

January 7, 2026
5.1k
Güllü’nün kızı “Annem beni dövdü” deyip kanlar içinde video paylaşmış: Sinir krizi geçirip kendim yaptım

Güllü’nün kızı “Annem beni dövdü” deyip kanlar içinde video paylaşmış: Sinir krizi geçirip kendim yaptım

January 7, 2026
5.1k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.