Büyükelçi suikastinde kim kimdir?

Cinayetin sırrı katil Mevlüt Mert Altıntaş'ın yakın çevresindeki dört isimde.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a yönelik suikastın faili Mert Altıntaş’ın ilişkileri üzerindeki sır perdesi aralanmaya başlıyor. Katilin yakın çevresinde dikkat çeken isimler şöyle:

1- Murat Oduncu: “Özel Harekata Gir, Dedim”

Katil Mert Altıntaş, yaklaşık 1 yıl önce Murat Oduncu ile tanıştı. Oduncu, Kurtuba Gençlik Hareketi adlı Suriye’deki gruplarla temas halindeki selefi grubun bir üyesi. Aynı zamanda İHH İnsani Yardım Vakfı gönüllüsü.


Suikastle ilgili ilk kritik bilgileri Oduncu'nun twitter hesabından okuduk. Oduncu suikastten bir gün sonra @Hattaboglu3260 adlı twitter hesabından; Altıntaş’ın kendisine, “Çevik Kuvvetten ayrılıp aktif görev almak istiyorum” dediğini paylaştı.

Ancak ortalık feci biçimde karışıp, polis kendisini aramaya başlayınca, twitleri silip hesabını kapatan Oduncu’nun konu ile ilgili Terörle Mücadele Şubesine ifade verdiği gelen bilgiler arasında.

Oduncu’nun twitleri şu şekildeydi.

“Bir yıl evvel Twitter’dan, ‘Seni uzun zamandır takip ediyorum abi, tanışabilir miyiz” dedi. Adı Mert Mevlüt Altıntaş’tı.

Kabul ettim ve tanıştık. Çay içtik, konuştuk.

Çok genç ve psikolojik sorunları olduğu açıktı. Ona FETÖ’den sordum, o Suriye’den... FETÖ okullarında yetiştiğini anlattı. 
(EDİTÖRÜN NOTU: Bizzat İçişleri Bakanı katil Mevlüt Mert Altıntaş'ın okuduğu devlet okullarının isimlerini söyledi, ayrıca hayatında hiç dersaneye de gitmemiş. Tamamen uydurma)

Çevik Kuvvet’ten ayrılıp aktif görev almak istediğini söyledi ve bu konuda tavsiye istedi. ‘Özel harekâta gir’ dedim.”

2- Polis Sercan B. : Mert Altıntaş’ı Ankara’ya sürükleyen Selefilikle tanıştıran isim.

Mert Altıntaş’ın gözaltına alınan babası İsrafil Altıntaş, oğlunun Ankara’daki ev arkadaşı Sercan B. ile yakınlaştıktan sonra davranışlarında değişiklik yaşandığını söyledi. Ayrıca baba Altıntaş ifadesinde; “Benim bildiğim kadarıyla herhangi bir terör örgütüne, bir cemaate veya dini gruba mensup değildir. Ancak polis olduktan sonra ibadetlerine daha düşkün olmaya, içine kapanmaya ve sessizleşmeye başladı. İzmir’de polis okulunda okuduğu esnada en samimi arkadaşı Sercan B. isimli şahıstı. Hatta mezun olunca İzmir’de kalmasını söylememe rağmen Sercan’ın Ankara’ya gitmesinden dolayı Ankara’yı seçmiş, bu şahısla Ankara’da aynı evde kalmışlardır” diyor. 

Sercan B. suikastın arkasındaki sır perdesini aralayacak önemli bir isim. Mert Altıntaş’ın polis okulunda değişmeye başlaması ve ailesine rağmen Sercan B. İle Ankara’ya gitmesinin nedeni kesinlikle aydınlatılması gerekiyor. Katil Mevlüt Mert Altınbaş'ı, Nurettin Yıldız'ın sohbetlerine götürmeye başlayan ve selefi inancıyla tanışmasını sağlayan kişi de Sercan B.

Ayrıca 15 Temmuz gecesi izinli olduğu söylenen Mert Altıntaş’ın 17 Temmuz'da Sercan B.’nin düğününe gittiği anlaşılıyor. Ankara’da Sercan B. evlenen kadar birlikte bekar evinde kaldıkları tespit edilmiş durumda.

3- Avukat Serkan Özkan: Nurettin Yıldız Sohbetlerine Gittikleri Arkadaşı

Sercan B. evlendikten sonra mert Altıntaş’ın Keçiören Kalaba Mahallesinde birlikte kalamaya başladığı avukat Serkan Özkan ile Nurettin Yıldız’ın sohbetlerinde tanışıyor. Serkan Özkan, Sercan B. ve Mert Altıntaş’ın birlikte Hacı Bayram Camisindeki sohbetlerine katıldıkları belirtiliyor.

4- Nurettin Yıldız: “Filistin’e Cihada Gidilebilir”

Milli Türk Talebe Birliği ve Akıncılar geçmişi olan Nurettin Yıldız, Hacı Bayram Camiinden dini sohbetler yapıyor. Fetvameclisi.com’da sorulara cevap veren Yıldız’ın, basına yansıyan açıklamalarından bazıları şöyle: “Allah ile aramızı açan üç sebep; ‘cinsel şehvet, mal ve evlat.’ Kız çocukları cehennem kadar risktir. 6 yaşındaki çocukla evlenilebilir. Çalışan kadın, fuhuşa hazırlık yapan sürece destek olmuş oluyor.” 

Ayrıca,  Fetvameclisi.com adresinde, “Filistin’e gidip cihat etmek istiyorum, anne babamın izni olması gerekir mi?” sorusuna cevabı şu şekilde;

“Filistin topraklarında zalim Yahudi’ye karşı yapılan cihad en mübarek cihad hareketlerinden biridir. Yirminci asırla yirmi birinci asır arasında, bütün Müslümanları ilgilendiren ve İslamî bir kavramın temelini oluşturduğu en önemli cihad Filistin cihadıdır da diyebiliriz. Kudüs dindir. Kudüs eksenli bir dava, kurallarına uyularak yapıldığında biiznillah ucu cennet olan bir dava güdülmüş olur. Ancak anne baba, bizim için Allah Teâlâ’dan sonra en önemli konular arasında gelmektedir. Onların izin vermemeleri önemli bir engeldir. Eğer cihad, farz-ı ayın noktasına gelmemişse, anne ve babanın izni alınmalıdır. Fıkhen kural budur. Eğer cihad farz-ı ayın noktasına gelirse o takdirde kimsenin izni gerekmez.

Şunu da bilmemiz bize ışık tutacaktır: İmanımız bize, Filistin’e gidip cihad etmemizi telkin ettiğine göre, Filistin’de cihadı canlı tutan ortam, aynı eller tarafından dünyanın her yerinde farklı isimlerle sahnededir. Eğer cihad arzumuzda samimi isek, o düşman her yerde vardır. Bulunduğumuz yerlerde de cihad edebiliriz. Orada bedenimizi Allah yolunda vermeye hazır idiysek, bulunduğumuz yerlerde de bedenlerimizle gayret edebiliriz. Malımız verebileceğimiz şey idi ise aynı malı her yerde Allah için feda ederek aynı cihadı yapmış olabiliriz. Şüphesiz Filistin mübarektir. Cihadı en büyük cihaddır. Ama Filistin, diğer İslam toprakları zayıfladığı için o hale geldi, bunu da unutmayalım.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ