Beki’den seçim fetvası veren Karaman'a tepki: Yalan da şeytanın işi değil mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı ve Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Prof. Hayrettin Karaman'ın Yeni Şafak'ta seçim fetvaları kaleme almasına tepki gösterdi. Beki, "Yalan da şeytan işi değil mi, onunla da savaşılmayacak mı?" dedi.


Akif Beki bugünkü köşesinde Hayrettin Kahraman’ın "İktidarlar adalet, hakkaniyet, liyakat, dürüstlük konularında hataya düşebilir, çürüme ve bozulmalar yaşayabilir, doğruluktan sapabilir. Ama düşmana (siyasi muhalefet oluyor) koz verecekse bunlardan şikayet etmek caiz değil, buna meşrudur" sözlerine tepki gösterdi.

Beki, "Şu halde demez misiniz, Müslüman ne zaman takiye ve harp hileleri yapmaktan kurtulacak öyleyse? İnananların, doğruyu dosdoğru söyleyeceği, haksızlık ve adaletsizliğe karşı çıkacağı gün hiç gelmeyecek mi? Yalan da şeytan işi değil mi, onunla da savaşılmayacak mı?" ifadesini kullandı.


Beki, Karaman’ın iktidarı eleştirilerden korumak için doğruyu söylemeyi dinen yasaklayıp yalan söylemeyi dinin emri olarak vaaz ve nasihat ettiğini belirtti.

Beki, Karaman’ın “Din adına millete olmadık yanlışları savunma görevi yükleyeceğine, iktidara bir çift laf etse, doğruluk ve adaletten ayrılmamayı vaaz ve nasihat eylese, eleştirilen taraflarını düzelterek hatalarından dönmeye çağırsa...Daha zahmetsiz, daha isabetli, Allah'ın rızasına daha uygun, milletin memleketin ve dahi ümetin daha hayrına olmaz mıydı?” diye sordu.

Ancak Karaman’ın bu soruya “hayır” cevabını verdiğini ve “Zulümle savaştayız ve yanlışa doğruya bakılmaz savaştayken” dediğini aktardı Beki.

“Müslüman ne zaman takiye ve harp hileleri yapmaktan kurtulacak öyleyse?” diye soran Beki’nin yazısının ilgili kısmı şöyle:

“İnananların, doğruyu dosdoğru söyleyeceği, haksızlık ve adaletsizliğe karşı çıkacağı gün hiç gelmeyecek mi? Yalan da şeytan işi değil mi, onunla da savaşılmayacak mı?

Hem... Haksızlığa, adaletsizliğe sessiz kalan dilsiz şeytanken haksızlık ve adaletsizliği din gereği savunmayı önermek, zulümle savaşmadaki ilahi maksada aykırı ve gayriahlaki bir teklif olmuyor mu?

Kadı fetvasında bile bu kadar tutarsızlık olur diye düşünmüş olmalı ki, yukarıdaki açmaz ve çelişkilere değinmiyor bile Hoca.

Şöyle bir mantıksal tutarsızlığı daha var; yanlış yapmak düşmana koz vermiyor da o yanlışları eleştirmek mi koz veriyor? Mesele düşmana koz vermemekse, dinen  hayati önemdeyse, o yanlışları yapmanın Allah indinde de vebali ağır diye uyarmak icap etmez mi? Uyaranları susturmaya çalışmak yerine bilakis desteklemek, teşvik etmek dinin de emri olmaz mı? Ne ki Hoca'nın gündeminde bu da yok.

Hepsi bir yana...Sormazlar mı; dünyevi iktidar mücadelesini din mücadelesi, siyasi rakibi din düşmanı, muhalefeti küffar ordusu ve seçimi din savaşı gibi görmek ve göstermek caiz midir diye? Bu muydu cihat? Siyasi hassasiyetleri din hassasiyeti olarak sunmanın dindeki yeri ve hükmü nedir?”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ