Akşener: Kanal İstanbul ‘Ekrem başkan’ı seçen İstanbullulara ders verme eylemidir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, dokuz yıldır üzerinde durulmayan Kanal İstanbul’un gündeme getirilmesini Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkanı seçilmesiyle ilişkilendirerek, “Bu İstanbullulara bir ders verme eylemidir”






CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise projeyi dayattığını söylediği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) projenin yanlış olduğunu anlatan raporuna bakmasını tavsiye etti. CHP lideri, Erdoğan’a raporu gönderebileceğini, kendisine güvenmiyorsa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin aracılığıyla iletebileceğini söyledi.

İBB’nin İstanbul’da düzenlediği Kanal İstanbul Çalıştayı’nda konuşan Akşener şunları söyledi: “Bunlar niye oluyor biliyor musunuz? 31 Mart’ta Ekrem başkanı seçtiğiniz için. Beyefendinin sinirini bozdunuz. 23 Haziran’da, bütün İstanbullu, 804 bin oy farklıya Ekrem İmamoğlu’nu yeniden seçti. Beyefendinin sinirini iki kere bozdunuz. Bu, İstanbullulara ders verme eylemidir… Bu Kanal işi nereden çıktı? Sebebi sensin başkan. Kazanmasaydın, olmayacaktı.”

Erdoğan’ın kendisini bu ülkenin babası saydığını söyleyen Akşener, “Böyle bir ruh hali olamaz. Seçilmiş, seçimli monarşinin hüküm sürdüğü, sarayların hüküm sürdüğü, ben istiyorum kavramının ortaya çıktığı, Erdoğan babamız bizler de onların sinirini bozan insanlarız. Bu, İstanbulluyu cezalandırmaktır” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu ise deprem riskiyle karşı karşıya olan İstanbul’da kenti yeniden yapılandırmak yerine paranın neden böyle bir projeye harcanmak istediğini sorguladı.ReklamBir kişinin dayatması nedeniyle projenin gündemde olduğunu söyleyen CHP lideri şöyle devam etti: “Bu projenin önceliklerini kim belirliyor? Bu ülkenin mimarları mı, mühendisleri mi, jeologları mı, ekonomistleri mi, dış politika uzmanları mı? Hayır. Bir kişi belirliyor. ‘Benim önceliğim budur, ben bunu yapacağım’ diyor. Biz de diyoruz ki; ‘Kusura bakma beyefendi, sen bunu yapamazsın.’… Her şeyi ben biliyorum mantığıyla yola çıkılan bir ülkede gelişmişlik değil az gelişmişlik konuşulur. Bu şehrin, bu ülkenin bu kadar derdi varken, bu projenin önceliği nedir? Rant, para hırsı, birilerine para verme.”

‘Bana güvenmiyorsan raporu Putin’e göndereyim o sana göndersin’

Erdoğan’ın, “Kanal İstanbul’a karşı çıkıyorsanız bizi ikna edeceksiniz” dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun kendisini çalıştaya davet ettiğini belirterek şöyle devam etti: “Ama gelmedi. Sayın Erdoğan’a bir tavsiyem var, bir önerim olacak. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdiği bir rapor var. Raporu hazırlayan Marmara Araştırma Merkezi Başkanlığı. 14 madde halinde bu projenin ne kadar yanlış olduğunu orada sayıyor. Altında da altı bilim insanının imzası var. Bana inanmayabilirsin, diğer bilim insanlarına da inanmayabilirsin. Ama sana bağlı bir kurum… Tavsiyem; eğer bulamazsan o raporu ben sana göndereceğim. Ama diyorsan ki, ‘Sen gönderdiğin zaman ben inanmıyorum’, ee Putin’e göndereyim o sana göndersin!”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da İstanbul’un Kanal İstanbul’a mecbur bir şehir olmadığını, sorunlarının yalnızca kendilerinin değil, merkezi idarenin de büyük oranda sorumluluğunda olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Biz, her alanda hükümetle iş birliği ve uyum içerisinde çalışmaya hazırız ve istekliyiz. Zihnimizde hiçbir soru işareti yok. Yalnız bizim tek bir şartımız var: Hiç kimse, ‘Ben bilirim, ben yaparım’ demesin. Hiç kimse, halka sesini yükseltmesin.”

Mevlana’nın sözüyle gönderme

İmamoğlu, Mevlana’nın, “Sözünü yükselt; sesini değil. Yağmurdur çiçekleri büyüten; gök gürültüsü değil” sözünü anımsatarak, “Onun için; hepimiz, halkın, uzmanların ve bilim insanlarının sözlerine gönülden kulak verelim” dedi ve projeye neden karşı olduğunu şöyle açıkladı: “Kanal İstanbul, mecbur olmadıkça hiç kimsenin asla evet demeyeceği, çok büyük ve çok riskli bir ameliyat. Tamamıyla yanlış bir ameliyat. İstanbul kesip biçilecek. İstanbul’un hayati sistemleri zarar görecek. İstanbul’un bazı bölgeleri felç olacak. Kimi yerleri sakat kalacak. Bir şehri böyle riskli, böyle ölümcül bir ameliyata sevk edenler, ‘Siz ne derseniz deyin, bu ameliyat yapılacaktır’ diyemezler.“

‘Projeyle güvenlik sorunu çözülmez; kimse bizi çocuk yerine koymasın’

Kanal İstanbul’la ilgili tavırlarının siyasi olmadığının altını çizen İBB başkanı, “Siz ne derseniz deyin, biz bu ameliyatı yapacağız” diyenlerin Boğaz’ın güvenliği ve projenin Türkiye’ye gelir getireceğini gerekçe gösterdiğini anımsatarak şunları söyledi: “Büyük ve tehlikeli gemilerin geçiş güzergahını İstanbul’un bir yerinden alıp başka bir yerine taşıdığınızda güvenlik sorununu çözmüş olamazsınız ki. Üstelik Kanal İstanbul’un, eni ve derinliği itibariyle zaten büyük gemiler açısından bir alternatif olamayacağını, ayrıca gemileri Boğaz yerine kanaldan geçmeye zorlayamayacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Kimse bizi, tabiri caizse, çocuk yerine koymasın! İstanbul’un neresinden geçerse geçsin, risk oluşturan gemiler, Türkiye’nin ortaya koyduğu yüksek güvenlik standartlarına harfiyen uyarak geçmek mecburiyetindedir. Asıl olan, bunu sağlamaktır.”

‘Kanal İstanbul yerine Samsun-Ceyhan Petrol Boru hattı gibi alternatifler geliştirilmeli’

Projeyle İstanbul Boğazı’nın özellikle petrol taşımacılığının azaltılmasının belirten İmamoğlu, “Güzergahı boğazdan alıp kanala çevirmekle bunu sağlayamazsınız. Yapılması gereken, Samsun – Ceyhan Petrol Boru hattı gibi farklı alternatifler geliştirmek ve hayata geçirmektir” dedi.

Çalıştayda, farklı disiplinlerden bilim insanları, hukukçular ve finans uzmanlarını bir araya getirdi. Dört farklı salon, sekiz ayrı panelde, 40 bilim insanı Kanal İstanbul’la ilgili fikirlerini paylaşacak. Çalıştayda tartışılanlar kamuoyuyla paylaşılacak.PrintPocketPinterestFlipboardTumblrWhatsAppTelegramKindle ItTwitterFacebook32
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ