NBA Yıldızı Enes Kanter, Ramazan finalini Afrikalı mezunlarla yaptı

Ramazan ayı boyunca bir çok sosyal medya canlı yayınlarında Hizmet gönüllüleri ile buluşan NBA yıldızı Enes Kanter, finali Afrikalı Türk okulu mezunları ile çok samimi bir söyleşi gerçekleştirerek yaptı.


Kanter, Van’daki çocukluk hayatından, Samanyolu Koleji ve İstanbul’daki öğrencilik ve spor günlerine, Amerika’daki NBA yıllarına kadar yaşam serüvenini kendisi gibi Hizmet okulu mezunlarıyla paylaştı.
Türkçe Olimpiyatları’ndaki ve Türk kanallarındaki performansları ile hatırlanan “Diyarbakırlı” Nicholas Bixa, “Ey İnsanlık” şiiri ile Khangelani Mhaleni, “Sivas’ın Yollarında” türküsü ile 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Şarkı Yarışması Birincisi Mozambikli Bangaiana Jose ile Malawi, Nijerya ve Tanzanya’dan mezunlar programa katıldı.


FKM Afrika’nın Perşembe akşamı Güney Afrika saati ile 21:00’de başlayan programını Khangelani Mhleni yönetti. Afrika’nın değişik ülkelerinden Hizmet okullarından mezun olan ve Türkiye’de okuyan öğrenciler Kanter’e eğitim, spor, magazin, dünya barışı, koronavirüs ve NBA yıldınızın kurduğu vakıf hakkında sorular sordular.

 
Kanter, 1992 yılında İsviçre’de doğduğunu, dokuz aylıkken ailesinin Van’a geldiğini, yedinci sınıfa kadar Van’da okuduğunu, Ankara Samanyolu Koleji’nde 2 yıl okuduğunu, sonra İstanbul’da Fenerbahçe’de oynadığını anlattı. Hangi takımlısınız sorununa NBA yıldızı, “Hakan Şükür sporluyum” diye cevap verdi. 17 yaşında geldiği Amerika’da, NBA’in farklı takımlarında dokuz yılını doldurduğunu belirtti.

Kanter’in Van’dan bahsetmesi üzerine  Çanakkale’de okuyan Khangeleni, Van kahvaltısını özlediğini,  Güney Afrika’da ailesine Van kahvaltısı hazırladığını söyledi. “En sevdiğiniz yemekler hangileri” sorusuna ise Kanter, “annemin yaptığı yemekler, dünyanın en pahalı restoranlarından daha güzeldir annelerimizin yaptığı yemekler” şeklinde cevap verdi. En sevdiğiniz ülke sorusuna ise “Singapur ve Güney Afrika” cevabını verdı.

Tanzanyalı Kitendo, sorularına “Vanlıyım, Kanlıyım, Şanlıyım” sözleri ile başladı. “Time to Help” derneği olarak geçen yıl düzenledikleri basketbol turnuvasına video mesajı gönderen Kanter’e teşekkür etti ve ülkesine davet etti.

Kitendo, “Türkiye’de herkes futbol hastası, siz nasıl basketbolcu oldunuz?” sorusuna Kanter, “Benim de başlangıçta hayalim futbolcu olmaktı. Hakan Şükür abileri seyrediyorsunuz, Dünya Kupası’nı izliyorsunuz… Boyum uzun olunca hep kaleye koydular ve ben de basketbola başladım. Arkadaşlarım lakap filan takardı, annem milyonlarca insandan sen mi çıkacaksın basketbolcu filan derdi” diye cevap verdi. NBA yıldızı “Annem beni sabah namazlarına kaldırırdı kardeşlerimle beraber, bir sabah  namazı idi. Annem dedi ki oğlum şu anda duaların tam kabul olma zamanı, istediğin duayı et dedi. Ben de ellerimi kaldırdım, Allahım inşallah bir gün NBA takımı Lakers’da oynarım diye. Tabi o zamanlar Lakers en iyilerden bir tanesi. Kobe Byrant, Shakuille O’Neal orada oynuyor, şampiyonluk kazanan bir takım…annem öyle dua etme hayırlı olanını iste dedi ama ben tekrar Lakers diye dua ettim ve o duayı ettikten tam 10 yıl sonra NBA’deki ilk resmi maçımı Lakers a karşı oynadım.” diye özel anılarını anlattı.

Nijeryalı Idris’in eğitimle alakalı sorularını ise Kanter şöyle yanıtladı, “Annem hemşire, babam Genetik mühendisi idi ve benim spordan daha çok başarılı bir öğrenci olmamı istiyorlardı. Evimizde eğitim ön planda idi. Amerika’ya gelmemin asıl amacı eğitim ve sporu aynı anda devam ettirmekti. NBA’de oynasanız bile en fazla 34,35 yaşına kadar oynarsınız. Basketbol kariyeriniz bitince ancak eğitiminiz ile bir işe sahip olursunuz. Kanter, üniversitede ilk yılını bitirdiğini ve ikinci yılda bölüm seçildiğini, uzay bilimi ve fizik ilgisini çektiğini, çocukluğunda astronot olmak istediğini ama Türkiyede’ki öğretmenlerinin, uzay kıyafetlerinin kendisinin büyüklüğünde yapılmadığını söylediklerini, bu sözler kendisinin hayallerini yerle bir ettiğini, şimdi Amerika’da uzay bölümüne girebileceğini söyledi. Kanter, “Amerika’da dersleriniz, notlarınız iyi değilse takımdaki en iyi oyuncu da olsanız notlarınız iyileşene kadar sizi oynatmıyorlar. Maç sonrası mikrofon uzatıldığında ülkenizle alakalı siyasi ve başka sorular sorulduğunda cevap verebilmeniz kendi kariyeriniz için çok önemli. NBA de artık entellektüel bir profil oluşturuluyor” dedi. Fizik derslerinin, deneylerin favorisi olduğunu söyleyen Kanter, “bütün öğrencilerimiz bizim geleceğimiz. Hedeflerini en yüksek tutsunlar. Günümüzde en büyük proplem eğitimsizlik. Eğitimle dünyanın proplemlerini çözeceğiz, eğitim spordan da daha önemli” sözleri ile Afrikalı öğrencilere mesaj verdi.

Malawi’den Thokozani Manguwo ise dünya barışı ile ilgili sordu. İnsanlar neden kavga ediyor? sorusuna Kanter, “Hocaefendi’nin ‘yaşatmak için yaşama’ ideali çok önemli. Dünya büyük bir aile. Bizim yapmamız gereken insanlık ortak paydalarını bulabilmek ve egolarımızı yenebilmek. Savaşlar; egolar, kıskanclık, paraya tapma, güce makama tapma yüzünden oluyor. Başkası açken biz tok yatmaz, başkalarına yardım edersek bu savaşlar, kavgalar biter” dedi.




“Spor dünya barışına katkı sağlıyor mu?” sosuna ise, “Lebron James barışa katkı sağlıyor. Sporda ırkçılık arttı. Renk, din, dil ayrımı yapılmadan herkese eşit davranılması lazım. Stephan Curry, Colin Kaepernick barış konuşmaları ile öne çıkmış oyuncular. Bir çok genç oyuncu barışa katkıda bulunmak için gayret gösteriyor” sizleri ile cevap verdi. Kanter şöyle devam etti, “dünya tek bir virüse karşı birlik oldu. İnsanlar egosunu kontrol etmeli, Allah görünmez bir virüsle herkesi terbiye etti. Afrika’daki öğrenciler kendine çok dikkat etmeli. Korona’dan kendini korumalı. Afrikalı öğrencilerimizden en büyük isteğim doktorlara, hemşirelere sağlık çalışanlarına dua etmeleri”.

Mozambikli mezunlar ise Kanter’e magazin soruları sordular. Kanter, Mozambikte 8 kişi ile çevirdikleri 164 kiloluk maklube ile dünya rekoru kırdıklarını, Maputo şehrini hiç unutamayacağını anlattı. Kanter masa tenisinde de iyi olduğunu ifade etti.  NBA’de en yakın arkadaşının Senegalli Tacko Fall olduğunu, kardeş gibi olduklarını, beraber Türk restoranına gittiklerini, Kuran okuduklarını, sabah namazına kalktıklarını anlattı. Kendinizi nasıl motive ediyorsunuz sorusuna ise “Kimse size inanmıyorsa kendinize inanın. 30 sayı, 20 sayı attığım çok maç oldu. Çok kötü maçlarım da geçti.Önemli olan zorluklara takılmadan ayağa kalkıp tekrar devam etmek. Önünüze derin sular, dikenler çıkar. Bunlara takılmayın. Dua ile yola devam edin. Çok kapı dua ile açılır.” diye cevap verdi.

Hangi Türkçe şarkıları seviyorsunuz?

Jose’nin hangi müziği seviyorsunuz sorusuna ise Kanter, “Türk müziğinde “Ney”i seviyorum dedi. Eskiden flüt çalardım şimdi piyano çalışıyorum ama ellerim biraz büyük geliyor dedi. Jose “Sivas’ın yollarına..” sarkışını canlı söyleyerek Kanter’e hediye etti.

Kanter 3 yıl önce geldiği Güney Afrika’da Mandela’nın vizyonundan çok etkilendiğini ve ülkedeki beyaz ve siyahlar arasındaki gelir dengesizliğinin kendisini çok düşündürdüğünü söyledi. Güney Afrika’daki çocukların çamurdan oyuncaklarla oynasalar bile mutluluklarına, gözlerindeki samimiyet, saygıya hayran kaldığını dile getirdi.

Program’ın sonunda ise Nicholas Bixa, uzun zamandır tanıdığı Kanter’e sürpriz yaptı. Bixa, yaklaşık 5 ay önce evlendiği Türk eşi ile hazırladığı, üzerinde “iyiki doğdun Enes Kanter” yazılı pasta ile, 21 Mayıs’ta doğan NBA yıldızının yaş gününü kutladı. Bixa,”maalesef size pastayı gönderemiyoruz, sizin yerinize yiyeceğiz” diye espiri yaptı. Kanter ise, “ben doğum günü pastası kesmemiştim, çok teşekkür ederim” dedi. “Afrikalı mezunlar “iyi ki doğdun Enes” sözleri ile online doğum günü kutlaması yaptılar.

Kanter, kurduğu vakfının eğitim faaliyetlerine devam ettiğini, dünyanın bir çok yerinde gıda, sağlık hizmetlerine devam edeceklerini söyledi.Afrika’da herkesin atletik olduğunu söyşeyen Kanter, Afrikalı ünlü atletleri örnek vererek, en büyük projesinden birinin Afrika’daki başarılı öğrencilere Amerika’da eğitim ve spor imkanları sağlamak olduğunu ifade etti.

Kanter Afrikali öğrencilerle memnuniyetini programdan sonra şöyle bir tweet atarak ifade etti, ” Afrika’dan tün dünyadaki herkese selamlar ve hürmetler. Kardeşlerimle beraber şu ana kadar katıldığım en güzel programlardan biriydi… Sevgi ve barış dili ile aynı duyguları paylaştık”.
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ