Üniversiteye girişte skandallar zinciri

Yüzbinlere öğrencinin eğitim hayatı ÖSYM eliyle mahvediliyor.
ÜNİVERSİTE GİRİŞTE SKANDALLAR GÖLGESİNDE EK YERLEŞTİRME BAŞLIYOR
İsmail S. Gülümser/Aktifhaber


Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM), 12 Mart 2017 tarihindeki Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), 10-11-17-18 Haziran 2017 tarihlerindeki Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına ve öğrenci tercihlerine göre yaptığı yerleştirmeye göre yürütülen üniversite kayıtları 18 Ağustos 2017’de sona erdi. Boş kalan kontenjanlar 20 Ağustosta ilan edildi ve tartışmaların gölgesinde üniversitelere ek kayıtlar başlatıldı. Ek kayıt yaptırabilmek için (yetenek sınavıyla yerleşenler hariç) daha önce yerleştirilmemiş olmak, lisans programlarında o bölümün giriş şartlarını taşıma ve taban puanından yüksek puana sahip olmak gerektiği duyuruldu.
 
HER YIL YENİ EKLENTİ
Her yıl yeni bir eklenti ile özünden sapmış ve karmakarışık hale gelmiş bir üniversite giriş sistemimiz var. Sistemi öğrenciler değil konu uzmanları bile tam anlamakta zorlanıyorlar. Öğrenciler Mart aylarında YGS’ye giriyor ve bu sınavda önceden belirlenmiş barajı aşanlar Haziran ayında ikinci aşama olan LYS’ye alınıyor. Ön lisans ve açık öğretim fakültelerine girmek isteyenler genelde YGS puanına göre girme hakkı elde ederken, Lisans programlarına girmek isteyenlerde LYS puanları kullanılıyor.
 
Birinci sınav için; YGS 1, YGS 2, YGS 3, YGS 4 olmak üzere 4 farklı puan türü hesaplanıyor. İkinci sınav LYS 1- LYS 2- LYS 3- LYS 4-LYS 5 olmak üzere 5 farklı sınavdan oluşuyor ve MF 1, MF 2, MF 3, MF 4, TM 1, TM 2, TM 3, DİL 1, Dil 2, DİL 3, olmak üzere 10 farklı puan türü hesaplanıyor. Sınavların her biri farklı ders gruplarından seçilmiş sorulardan oluşuyor ve her üniversite bölümü bunlar arasından seçtiği puan grubuna göre öğrenci alıyor. 2017 yılında bu karmaşaya ÖSYM’nin yaptığı yeni değişiklikler, sistem hataları ve siyasi gerekçelerle değiştirilen kadrolardaki beceri yetersizliği de eklenince üniversite giriş aşamasındaki gençlerimize birçok problem yaşatıldı.
 
YGS’DE HATALI SORU VE ÇALINAN SORU KİTAPÇIĞI İDDİALARI
2,5 milyon adayın katıldığı 160 soruluk YGS sınav 160 dakika sürdü, Türkçeden 13. Soru 28. soru, fizik ve felsefe den birer soru toplamda 6 sorunun hatalı olduğu iptal edilmesi gerektiği basına yansıdı. ÖSYM 2016 YGS’de iki soruyu iptal ettiğini bir sorunun da cevabını değiştirdiğini açıklamıştı;

Bu yıl sadece iptal edilen soruların doğru kabul edilmeyeceğini açıklamakla yetindi.
 
Ardından bomba gibi bir başka haber basında yer aldı. Ş.Urfa da kopya düzeneği ve doğru cevaplarla yakalan 5 kişiden çıkanlar soru kitapçıklarının önceden alınıp çözüldüğünü, cevapların bir grup öğrenciye dağıtıldığını gösteriyordu. Sınavların iptali tartışmaları gündeme damgasını vurdu.  ÖSYM 15 dakika gecikmiş öğrencileri sınav güvenliği bahanesiyle sınava almadı, hâlbuki kendilerinin;
Sınav güveliğini sağlayamadığı sınav sorularının elden ele dolaştığı ortaya çıktı.
 
 Yakalanan cevapların olduğu kopya düzeneği.
 
LYS DE HATALI SORULAR
LYS-1’e 814.000, LYS-2’ye 450.000, LYS-3’e 793.000, LYS-4’e 513.000, LYS-5’e 91.000 toplamda 1,5 milyon civarı adayın katıldığı LYS’de hatalı sorular tartışıldı, LYS matematik 1’de müfredattan kaldırılan “uzayda doğru, uzayda düzlem denklemlerinden” 2 sorunun;
LYS-1 matematikten 75 ve 76 sorunun iptal edildiği açıklandı.
 
YERLEŞTİRME PUANLARI YANLIŞ HESAPLANDI
11 Temmuzda LYS sonuçları açıklandı, öğrencilere 26 Temmuza kadar tercih süresi verildi. 14 Temmuz günü ÖSYM YGS ve LYS yerleştirme puanlarının hatalı hesaplandığına ilişkin bir yazı yayınladı.  
 
Açıklamada, 75.000 adayın yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan ek puan ve puan kesintisinin güncellenmediği,  LYS’ de 2.500, YGS’ de 6.700 civarı adayın OBP kesintisinin yapılmadığı, bazılarında ek puanın unutulduğu 7.000 civarı adayın puanın yeniden hesaplandığı duyuruldu.

ÖSYM açıklamasını görmeyen öğrenciler yanlış puana göre tercihle karşı karşıya bırakıldı   
 
TERCİH SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI
ÖSYM geçen yıl YGS ile alan öğretmenlik, ilahiyat, açık öğretim fakültesinin bazı bölümlerine bu yıl LYS ile öğrenci alınacağını duyurdu. Açık öğretim fakültesi lisans ve ön lisans bölümlerine puan türü şartı getirildi açık öğretim işletme bölümüne girişte YGS yerine TM-1 puanıyla yerleştirme yapılacağı duyuruldu. Puan türü değişen okullar için geçen seneye ait veri olmadığından bu bölümlere girişte öğrenciler el yordamıyla tercih yapmak zorunda bırakıldı   
 
Önceleri tercih edenler arasından sıralamayla yapılan yerleştirme işlemine hukuk-tıp-mühendislik-öğretmenlik gibi programlara puan barajları getirilerek örneğin tıpta ilk 40.000’e girmeleri istenerek; Hem öğrencilerin hem vakıf üniversitelerinin işi zorlaştırıldı.
 
ÜNİVERSİTERLERE YERLEŞTİRMEDE YANLIŞLIK YAPILDI
ÖSYM yerleştirme sonuçlarını 4 Ağustosta açıklaması gereken ancak 8 Ağustosta açıklayabildi, ardından 5 gün bekledikten sonra meslek liselerinin ek puan hesaplamasında yanlışlık yapıldığını duyurdu. 18.331 adayın puanının yeniden hesaplandığını, 1.628 adayın daha önce yerleşmediği halde yerleştirildiğini, 1.110 adayın ilan edilenden farklı yere yerleştirildiğini, daha önce kazanıp bir okula yerleştirildiği duyurulan 1.499 adayın ise yerleştirilemediğini duyurup bu öğrencileri açıkta bıraktı;
Hatalı yerleştirmeden 78 üniversitenin 4.237 öğrencinin etkilendiği ifade edildi
 
ÖSYM’nin kendi açıklamasıyla ortaya çıkan bu problem ÖSYM’nin yaptığı iş ve işlemlerde tereddütleri de artırdı. Üstelik yaptıkları şeffaf ortamda tartışılmayan bu kurumun uygulamalarıyla;
Daha kaç öğrenciyi mağdur edip, üstünü örttüğünü öğrenme şansının da olmadığı bildirildi.  
 
TERCİH YAPMAYANLAR VE BOŞ KALAN KONTENJANLAR
ÖSYM bir yandan öğrenciler ve üniversitelere giriş koşullarını yükseltip herkesin işini zorlaştırırken bir yandan da boş kalan kontenjanları doldurmak için ek yerleştirme yapmak zorunda kalıyor. Tercih yapma hakkı elde eden 1.850.000 civarı adayın yaklaşık 1.000.000’u tercihte bulundu 850.000 aday;
Öğrencilerin %46’sı değişik sebeplerle üniversite tercihi yapma gereği bile duymadı. 
 
Lisans programlarına 420.000, ön lisans programlarına 270.000 toplamda yaklaşık 700.000 aday kayıt hakkı elde etti. Öğrencilerin tümü yerleştikleri bölüme kayıt yaptırsa bile lisans programlarında 50.000, ön lisans programlarında 163.000 olmak üzere;
Toplamda 910.000 üniversite kontenjanın 215.000 (%24’ü) boş kaldı.
 
KAYIT YAPTIRMAYANLAR ve EK YERLEŞTİRME
İlk yerleştirmede 215.000 kontenjan boş kaldığı bildirilmişti, buna yerleştirildiği halde kayıt yaptırmayanları ekleyince sayının 300.000 bini geçeceği tahmin ediliyordu. Ancak üniversitelerin 18 Ağustosta bildirdikleri listeden hareketle ÖSYM’nin hazırladığı ek yerleştirme listesinde (excelde toplama hatasından veya unutulan bir okul grubundan kaynaklanmıyorsa) 126.000 civarı ön lisans, 60.000 civarı lisans programına ek yerleştirme yapılacağı ilan edilmiş. Umarız izaha muhtaç bu farkın bizim intikal edemediğimiz makul bir sebebi vardır ve biz gereksiz kuşkulanmış oluruz. Eğer fark üniversitelerin kontenjanlarını düşürmesinden kaynaklanıyorsa özellikle ön lisans programlarında kontenjanların 100.000 den fazla düştüğü anlamına gelir, ya da kılavuzda ek yerleştirme listesinde yer almayan okulların varlığından bahsedilebilir. Belki de ilk ilan edilen boş kontenjan bilgisi hatalıdır. Bunun sebebi önümüzdeki günlerde ortaya çıkar.
 
Kontenjanların bir bölümü ek yerleştirme ile dolsa da, ÖSYM’nin karmaşık sisteminden,  puan türüne göre sınırlamalardan, iş hayatında karşılığı olmayan lisans ve ön lisans programlarından dolayı,
Birçok bölüm kontenjanı dolduramayacak ve çok sayıda öğrenci de üniversiteye yerleşemeyecektir.
 
MİLLİ EĞİTİM BAKANININ İTİRAFLARI
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’da bu yıl yaşanan skandallara rağmen “bir sürçmekle at ayağı kesilmez” diyerek sanki hiçbir şey yokmuş gibi davrandı, yetkililerin yetersizliklerini özürle geçiştirmeye çalışmasını övünülecek bir konu gibi savundu. “Hatanın yeni göreve gelenlerden kaynaklandığını” söyleyerek siyasi gerekçelerle değiştirilen kadroların yetersizliğini itiraf etti.
 
Bakanın itirafları arasında önemli bir husus gözlerden kaçtı, Bakanın ÖSYM’yi aklamak için gösterdiği gayretin arkasında; öğrenci itirazı süsü verilerek yapılan son düzeltmenin ÖSYM’den kaynaklanmadığı İmam Hatip okullarına meslek lisesi gibi ek puan avantajı kazandırmak isteyen siyasi iktidarın talimat ve baskısıyla olduğu da satır aralarındaki ifadelerden anlaşıldı.   
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ