İmam hatiplere milyarlar akıtan MEB’e göre fen liselerinin artması 'risk'

Milli Eğitim Bakanlığının, plansız şekilde açılarak sayıları 3 bin 635’e ulaştırılan imam hatiplerin eğitim kalitesini artırmak için 2.7 milyar TL harcamayı planladığına dikkat çekiliyor.


BirGün’den Mustada Mert Bildircin’ın haberine göre bakanlık, kontenjan yetersizliği nedeniyle velilerin taleplerini karşılayamayan fen liselerinin sayıca artmasının eğitim kalitesi açısından riskli olacağını savundu.

Yeni hükümet sisteminin ilk Milli Eğitim Bakanı olan Ziya Selçuk’un MEB’i yeniden şekillendirmek için atacağı adımlar 2019-2023 yıllarını kapsayan Stratejik Plan’da yer alıyor.


Beş yılda toplam 719 milyar TL harcamayı öngören Bakanlığın dini eğitime desteğinin yeni dönemde de hız kesmeden süreceği belirtiliyor. 

MEB’in beş yıllık planında, “Sağlıklı bir din perspektifi sunulması için” imam hatip okullarında eğitim gören öğrencilerin her yönden geliştirilmesi yer alıyor. 

Dini eğitim veren okulların ders saatini azaltmayı planlayan Bakanlık, imam hatiplerdeki meslek dersleri ile akademik derslerin dengelenmesi için harekete geçecek. İmam hatiplilerin mesleki gelişimlerine yönelik, “Akademik Koçluk” sistemi hayata geçirilecek.

Sözcü’den Sultan Uçar’ın haberine göre, Deniz Feneri Derneği'ne okullara serbestçe girme, eğitim verme, öğrencileri okul dışına çıkarma ve görüntü alma hakkı tanınması ise mahkemelik oldu. 

Tepki çeken protokolün iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Eğitim Sen, Danıştay'a dava açtı.

Sendikanın, dava dilekçesinde önemli bir ayrıntı dikkat çekti. MEB, öğretmenlere dersine girdiği öğrencinin dahi tek bir kare fotoğrafını çekmesini yasaklıyor.

Bu protokolle, Deniz Feneri Derneği'ne ders verme dışında ayrıca öğrenci fotoğraf ve kamera çekim izni de verildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor. 

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Okullara, çok sayıda isimle dernekler ve vakıflar giriyor. Kim ne yapıyor? Bilmiyoruz. MEB, dernek ve vakıflarla protokollerini bir an önce sonlandırmalı. Bu protokoller açıkça Anayasa ihlalidir” ifadesini kullanıyor ve ekliyor:

“Okullara giren dernek ve vakıfların ortak özelliği neredeyse yöneticilerinin tamamının imam hatip veya ilahiyat mezunu olmasıdır. Bu durum, pedagojik formasyonu olan öğretmenlere de öğrencilere haksızlık. Öğrencilerin, bilimsel laik eğitim almaları engelleniyor. Bu kişiler kim? Hangi hakla ve yetkiyle okullara girip öğrencilerin görüntü ve videolarını çekme izni  veriliyor?  Bu da başlı başına bir çocuk hakları istismarıdır.”

Öte yandan MEB'in protokol yaptığı Deniz Feneri Derneği ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA)'nın yöneticilerinin neredeyse tamamının imam hatip kökenli olması dikkat çekiyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ