Yeni siyasi partiler AKP iktidarını bitirecek mi?

Siyasette taşlar yerinden oynadı. Siyaset sahnesi kaçınılmaz olarak yeniden şekillenecek.

Tr724'ten Erhan Başyurt'un analizi şöyle; 

AKP, içeride ve dışarıda son derece yıprandı.Ekonomik kriz, hukukun yok edilmesi ve biriken siyasi sorunlar, iktidara güveni erozyona uğratmaya devam ediyor.


Tek Adam rejimine geçiş, AKP’nin manevra sahasını tamamen yok etti.

Türkiye’ye verebilecekleri yeni bir şey artık olmadığı gibi, zayıflıkları, yolsuzlukları iktidarın ‘zayıf karnı’ olarak, içeride ve dışarıda istismar konusu oluyor. 

Bu şartlar altında, AKP halen tek başına iktidarda kalabiliyorsa, bu muhalif partilerin yetersizliğinin eseriydi…

Türkiye’nin yeni yüzlere ve aktörlere ihtiyacı olduğu açık.

Son genel ve yerel seçimlerden sonra iki yeni parti siyaset sahnesinde yerini aldı.

Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki Gelecek Partisi, Ali Babacan başkanlığında dün ilk tanıtım toplantısını yapan Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi… 

Her ikisi de ağırlıklı olarak, AKP içerisinden kopan muhalif isimler.

Davutoğlu, AKP hükümetlerinde Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık, AKP’ye Genel Başkanlık yapmış bir isim.

Babacan ise, Dışişleri Bakanı, Ekonomi Bakanı ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak AKP hükümetlerinde görev yaptı.

Aslında her iki isim de, parti teşkilatlarında yükselerek değil, bürokrat ve uzman olarak AKP’ye devşirilmiş isimlerdi. 




***
Babacan, Türk ekonomisinin başında iken güven veren bir isimdi. Uluslararası saygınlığa sahipti…

Bir çok AKP’li bakan, Reza Zarrab’ın önüne yatarken O’nun bu pisliğe bulaşmadığı, hatta Zarrab’ın kendisinden çekindiği 17/25 Aralık tapelerine yansımıştı. 

Babacan’ın parti kurmasına rağmen siyasi hırsları olduğunu sanmıyorum. 

Muhtemel ki, bir ihtiyaç veya havuza itilme durumu ile karşı karşıya… 

Onun için dün verdiği “iki dönem” görev yapma vaadini gerçekçi buluyorum. 

Erdoğan’ın aksine, kuruluş tüzüğünde yer alan bu vaadi çiğneyip geçmeyecektir.

Parti programı da “tek adam olma sevdası taşımadığına” dair ipuçları veriyor. 

Milletvekili belirleme hakkının yüzde 50’sini delegeye bırakmak, Türkiye’de alışılmış bir şey değil. 

Dar bölge seçim sistemi önerisi de, milletvekillerini lider sultasına karşı güçlendiren bir açılım… 

***
En büyük dezantajı, popülist siyasetçiler ağındaki Türkiye’de Babacan’ın bir hitabet ustası olmaması…

Bu durumun, leyhte mi aleyhte mi bir etkisi olacağını göreceğiz. Seçmen bağıran, kavgacı siyasetçilerden bıkmış da olabilir… 

En büyük avantajı, Türkiye’yi içine sürüklendiği kronik ekonomik krizden çıkarabilme konusunda, güven veren tek siyasetçi olması.

Babacan’ın en güçlü olduğu bu yönünü daha fazla öne çıkarmasında partisi adına fayda olabilir. 

***
Dün açıkladığı parti programında, YÖK’ü kaldırmak, kamu ihalelerini şeffaf hale getirmek, kamuda işe alımlarda sadece merkezi sınavı baz alıp sözlü mülakatı kaldırmak gibi çok köklü değişimler dikkat çekiciydi. 

Yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğüne geri dönmek, ifade ve fikir hürriyetinin önünü açmak, basın hürriyetini yeniden sağlamak vaatleri ise, hali hazırda tüm muhalif partilerin birleştiği dönüşümler. 
DEVA Partisi de, başkanlık sistemi ve tek adam rejimine karşı olduğunu açıkladı. Parlamenter sisteme geri dönülmesini istiyorlar. 

***
Yeni siyasi partiler, Davutoğlu ve Babacan, Türkiye’de siyasi değişimi sağlayabilir mi?

Tek başlarına şu an mümkün görünmüyor.

Ancak, “evrensel ortak değerler” ve “parlamenter sisteme dönüş” paydasında ittifaklarla hareket ederlerse sonuç almaları yüksek ihtimal. 

Muhalefetin artık ikili ittifak sistemine geçmesi daha sağlıklı gibi görünüyor. 

CHP, HDP ve sol partiler… 

İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti….

Böyle olur mu bilemem! Ancak, İYİ Parti ile HDP, Saadet ile CHP arasındaki uçurum bu şekilde iki farklı muhalif ittifakı ile aşılabilir. 

Her iki ittifak partileri de barajı aşabilecekleri gibi, hassas seçmenlerinin protestosunu engelleyeceği için oy potansiyellerini de yükseltebilirler. 

***
Tabii tüm siyasi partilerin bugün alabilecekleri oy oranları ile, muhtemel bir seçimde aday yelpazesi ile alabilecekleri oy oranları farklı olacaktır.

2023 Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri’ne henüz uzun sayılabilecek bir süreç var.

Muhtemel bir erken seçimde de, sandığa götüren faktörler etkili olacaktır.

Bugünden büyük iddialarda bulunmak zor ama yeni siyasi aktörlerle, AKP’nin MHP koltuk değneği olsa bile artık tek başına iktidarı hatta Erdoğan’ın yeniden seçilmesi anormal bir gelişme olmadıkça artık
çok zor. Muhalefet ciddi hatalar yapmazsa imkansıza yakın… 


AKP ve Erdoğan yolun sonuna gelmiş gözüküyor ama siyasi istikrar ve durulma, yıkımın onarımı ve taşların yerine oturması maalesef daha çok yıllar alacak gibi…




Kaynak: TR724
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ