İsmail S. Gülümser Yazdı: Evrensel değerlerin anlatılmasında üslubun önemi

''İnsanlığa olumlu mesajları ulaştırmak isteyen herkes için Kuran’ın ve Efendimizin (SAV) üslubu örnek olmalıdır. Onlar tekliflerinde muhteva zenginliğine dikkat ettikleri kadar sunumun mükemmelliğine de özen göstermelidir.''
İsmail S. Gülümser / Aktif Haber

EVRENSEL DEĞERLERİN ANLATILMASINDA ÜSLUBUN ÖNEMİ

Günümüzde toplumlar birçok şeyden etkileniyor, ancak onlar üzerinde en etkili olanlar genellikle sunumu güçlü olanlar. Baskıcı rejimler kendi toplumlarının bilgiye ulaşma yollarını tıkayarak onlar üzerinde tek güç olmaya çalışsalar da bunu uzun süre devam ettiremiyorlar. Bir süre sonra sunumu iyi olanların aktardıkları, en kapalı sistemlerdeki insanlara bile ulaşıyor ve onları yönetimlerin rağmına şekillendiriyor.

 
İnsan tabiatı gereği mantıki boşlukları olmayan ikna edici şeylerden etkileniyor, hayatına ona göre yön vermeye çalışıyor. Mekkelilerin hayat hakkı tanımamalarına rağmen insanlığı doğruya ulaştırmak için gönderilen Kuran’ın üsluptaki titizliği yavaş yavaş gönülleri fethediyor, en yakınlarındaki insanların bile İslam’ı tercih etmesine engel olamıyorlar.
 
Fethullah Gülen Hocaefendi bu hafta yayınlanan yazısında Kuran’ın;
-Hükümlerindeki içerik zenginliğinin,
-Manasındaki derinliğin,
-Mesajlarının kapsamındaki genişliğin,
-İfadelerdeki mükemmelliğin yanında,
-Her konuyu etkileyici bir üslupla sunmasının
O günkü toplum başta olmak üzere inananlarda ciddi davranış değişikliği meydana getirdiğini anlatıyor.

 
Muhalifleri, alışkanlıklarını terk edemedikleri atalarını taklitten vazgeçemedikleri, gururu bırakamadıkları için doğru bakış açısını yakalayamamış Kuran’ın içeriği hakkında eleştiriler yapmışlar. Ancak onca reaksiyoner yaklaşıma rağmen onun üslubuyla ilgili en küçük bir tenkitleri olmamış, en büyük düşmanları bile hayranlıklarını gizleyememiş. Kuran’ın gönderildiği dönemden itibaren insanları büyülemesinin arkasında yatan en önemli unsurun içerikteki harikuladelikler yanında üslubundaki titizlik olduğu anlaşılıyor.
 
Efendimizin (SAV), Mekkelilerin her türlü güç ve şiddetine karşı toplum üzerinde etkili olmasının sebebi de beyan gücüdür. Hz. Ebubekir ondan çok etkilenmiş ve  “böyle güzel konuşmayı sana kim öğretti?” demekten kendini alamamıştır. O, mesajlarını insan ruhunu okşayacak bir tatlılık içinde sunmuştur, onun insanların gönlüne girmede, uzlaşmazlıları çözmede başarısı tesirli ifade gücüne dayanmaktadır.
 
Tarih görünmeden öne çıkmadan toplumların geleceği üzerinde etkili olmuş binlerce insanla doludur. Ellerindeki değerlerin insanlık açısından önemli olduğunu düşünenlerin sunumun mükemmel olması için beyin sancısı çekmeleri gerekmektedir. Eğer sahip olduğunuz değerlerin dünyanın geleceğini aydınlatacağına inanıyorsanız, insanlığın huzur ve kurtuluşu için bunların gerekli olduğunu düşünüyorsanız, bu değerleri herkese ulaştırma gibi bir kaygı taşımalı, onları geniş kesimlere aktarabilecek güçlü omuzları yetiştirmek için kolları sıvamalısınız.
 
İnsanlığa olumlu mesajları ulaştırmak isteyen herkes için Kuran’ın ve Efendimizin (SAV) üslubu örnek olmalıdır. Onlar tekliflerinde muhteva zenginliğine dikkat ettikleri kadar sunumun mükemmelliğine de özen göstermelidir. Hem içerik zengin olmalı, hem de çok mükemmel bir üslupla anlatılmalıdır. Bunun yolu da her alanda kendini iyi yetiştirmiş entelektüel birikimi yüksek bireyler yetiştirmekten geçiyor. Toplumlar için faydalı olduğuna inandığınız değerlerin geleceğin dünyasında etkili olmasını istiyorsanız farklı yerlerde farklı yollarla bunları ifade edebilecek yöntemler bulmak zorundasınız. 
 
Mesajları her düzeyde insana ulaştırmak için onu üst düzey becerilerle sunacaklara ihtiyacınız olacaktır.  Bu seviyede sunum yapacaklarda;
-Ciddi bir ilim ufku,
-Fikir enginliği,
-Gönül heyecanı,
-İlhama açık kalp genişliği,
-Dil zenginliği olmalıdır ki
Farklı kesimlerin kabul etmesine engel olan unsurlar ortadan kaldırılabilsin. Böylelerinin hem kabiliyeti o hedefe uygun olmalı, hem de uzun süre yüksek motivasyon oluşturup bıkmadan usanmadan ciddi bir ceht gayretle hazırlanarak düşünce istikameti korunmalıdır.
 
Ülke ve dünyanın geleceğine olumlu katkı sunacak kabiliyetteki gençlere bir şeklide ulaşılmalı, onlar önemli olduğuna inandığınız değerlerle donatılmalı, toplumlara örnek olacak davranışlar kazandırarak yetiştirilmelisiniz. Bunun için adeta bir seferberlik şuuru içinde hareket edip geleceğin entelektüellerini yetiştirecek ortamlar hazırlamalısınız.  Binlerce insana emek sarf etmeli yılmadan çok sayıda insan yatırım yapmalı her yerde ilim ocakları tüttürmelisiniz ki geleceğin entelektüellerine eliniz uzanabilsin. Çok sayıda insana olumlu davranış kazandırmak için gayret etmelisiniz ki aralarında toplumlara önderlik edebilecek nadir fıtratlar gerçek âlim ve mütefekkirlerin çıkma şansı olsun.
 
Sahip olduğunuz güzellikler tavır ve davranışlarla temsil edilerek sunulabileceği gibi, günümüz insanın kabul edeceği formatta uygun yol ve yöntemler kullanarak da sunulmalıdır. Sunumun mükemmel olması için düşündüklerinizi iyi ifade edebilen, şüphe ve tereddütleri ortadan kaldıracak şekilde uygun üslupla anlatabilen kabiliyetlere ihtiyaç vardır. 
 
Bugün insanlar en basit meseleleri bile iyi bir sunumla herkese ulaştırıp etkili olabiliyor, siz sunumun güzelliklerini ihmal ederek derdinizi anlatamazsınız. Maksadınızı çok iyi ifade edecek, kelimeler arasındaki nüanslara vakıf, zengin kelime hazinesine sahip, edebiyatın farklı alanlarında eser kaleme alacak fikir ve düşünce adamlarına ihtiyaç var.
 
İlahi mesajları bile manasına uygun şekilde sunmazsanız gerekli ilgiyi uyaramaz hatta bazen tepkiye bile sebep olabilirsiniz. Duygu ve düşüncelerinizi mantıki boşluklar bırakmadan hızlı bir şekilde hayalinde kurgulayıp tasavvurlarını akıl süzgecinden geçirdikten sonra uygun kalıplarla anlatabilenler gerçekten faydalı olabilir.
 
Günümüzde mantıki boşlukları olmayan orijinal eser üretecek, bilimsel çalışma yapacak, ileri düzeyde etkili hikâye roman yazacak yetişmiş eleman kıtlığı yaşanıyor. Yazılacak senaryoları dizi film haline getirecek, üstün yetenekli yapımcı yönetmen yeterince yetiştirilemedi. Meselelerinizi sadece çıplak üslupla taşımayı yeterli görmemeli, onları herkese duyurmanın sorumluluğunu taşımalı, dikkatli ve şuurlu bir yaklaşımla, gönülleri coşturacak işler ortaya koymalısınız.
 
Bugünün idealistleri, düşündüklerini en üst düzeyde ifade edebilecek insan yetiştirmeye yoğunlaşmalı.  Gelecek üzerinde etkili olacaklarda araştırma merakı uyarılıp kitap kurdu haline getirilmeli, kitaplar arasında kıyaslamalar ile okuduklarından yeni analiz ve sentezler çıkaracak donanımla yetiştirilmelidir. Hatipler farklı söz sanatlarıyla taşıdıkları değerleri aktarmalı, hikâye-roman yazanlar güzellikleri insanlığa ulaştırma gayreti içinde olmalı, senaristler güçlü yaklaşımlarla gönüllerde coşku uyarmalıdır.
 
Konular mübalağaya girmeden yapmacık görüntü oluşturmadan, edebi fanteziler ve muğlâk ifadelerle kendimizi ispat gayretlerinden kaçınarak ele alınmalıdır. Yapacağınız işlerde sanat derinliği olsa bile Kuran’ın üslubundaki sadeliği ve duru derinliği örnek almalı yazdıklarınızın hem herkesi cezp etmesine hem de geniş kesimler tarafından anlaşılır olmasına dikkat etmelisiniz.
 
Yazısında bu tavsiyelerde bulunan Gülen dar dairede yaptığı son sohbetlerde de,
Muhataplarınızın hiddet ve şiddeti sizi endişelendirmemeli, üretilen her olumlu hizmeti yok etmeye çalışan kibirli talihsiz insanlara takılmamalı ve bu günleri karamsarlık içinde geçirmekten en kısa sürede kurtulmalısınız. Evrensel değerlerin Türkiye’de kalması dünya için bir şey ifade etmezdi. Yaşadıkları sıkıntıyla dünyaya dağılmak zorunda kalan hizmet gönüllüleri sadece Allah’ın hoşnutluğunu hedef alan olumlu faaliyetlerle dünya kardeşliğini gerçekleştirmek için kolları sıvamalı, insanlığı sevgi etrafında bir araya getirmek için çaba sarf etmelidir.

 
Nefsin istek ve arzularını bir kenara bırakıp azim ve gayretle kendinizi doğru ifade ederek, kardeşliği geliştirme konusundaki ihlâs ve samimiyetinizi herkese göstermelisiniz.
-Toplumların duygu ve düşüncelerindeki sapmaları gidermek,
-Tahrip edilmiş insani değerleri tamir etmek,
-Kendi değerlerinden vazgeçmek zorunda bırakmadan herkesi ortak değerler etrafında bir araya getirmek
için çalışmalısınız.
 
Allah’ın geçmişte verdiği nimetler gelecekte verecekleri açısından referans niteliğindedir. Yapacağınız fedakârlılar için kimseden alkış ve takdir beklemeden sadece geçmişte verdiği nimetlerin borcunu ödeme şuuru içinde size sunulan mevcut imkân ve fırsatları onun yolunda değerlendirmelisiniz. Tüm çalışmalarınızı bir grubun imkânlarının darlığına hapsetmekten kurtulursanız, sınırsız güç ve imkân sahibi Allah’ın havl ve kuvvetiyle imkansız gibi görünen şeylerin mümkün olabileceğine olan inancınız artar.
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ