Ayasofya’da Erdoğan’ı kimler rahatlattı?

"Ayasofya’yı camiye dönüştürmenin bir oyun olduğunu kendisinin de bu oyuna gelecek kadar istikametini kaybetmediğini söyleyen R. Erdoğan’ın bugünkü rahatlığına sebep olan şey nedir?"


TR724'ten Alper Ender Fırat'ın haberine göre Yüzünde hiçbir gerginlik emaresi yok, son derece rahat. Hani neredeyse market açılışı yapıyormuş gibi kendinden emin. Böyle rahatlığı bir de 1 Kasım 2015 seçimleri haftasında görmüştüm. Son derece rahat bir yüz ifadesiyle sandığa gitmişti.Oysa daha beş ay önceki 7 Haziran seçimlerinde partisi AKP ilk defa mecliste iktidar çoğunluğunu kaybetmiş, şahsının da iktidarı büyük riske girmişti. Günlerce ortadan kaybolup şoku atmaya çalışmıştı. Bu yüzden 1 Kasım seçim çalışmaları büyük stres ve gerginlik içinde geçmişti.

Ama son bir hafta içinde ne olduysa yüzündeki bütün gerginlik gitmiş bir rahatlık kaplamıştı. Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi kararında da böyle bir rahatlık var. Daha bir yıl önce çok da gergin bir biçimde ‘Ayasofya’yı cami olarak açmanın bir götürüsü var. Bu konuları burada açmam doğru olmaz. Bunu cami olarak açmanın faturası çok ağırdır. Cami olarak açılsın diyenler dünyayı tanımıyorlar, muhataplarını bilmiyorlar. Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim.’ demişti.


Bir yıl sonra bugün Recep T. Erdoğan’ın Ayasofya’nın cami olarak açılması konusunu konuşurken yüzüne yapışan gerginlikten eser yok, son derece kaygısız biçimde camiye yerleştirilen halının serilişini izliyor. Ayasofya’yı camiye dönüştürmenin bir oyun olduğunu kendisinin de bu oyuna gelecek kadar istikametini kaybetmediğini söyleyen R. Erdoğan’ın bugünkü rahatlığına sebep olan şey nedir?

İtiraf etmek gerekir ki ben dahil hiç kimse Ayasofya’nın tekrar camiye çevrilmesine ihtimal vermiyor, bunun sağ siyasetin tabanı gazlama davranışından başka bir şey olmadığını düşünüyordu.

Recep T. Erdoğan siyaseten belki de ilk defa sahici bir adım atıyor. Daha sonra tevil edemeyeceği, başka bir yere havale edemeyeceği, biz yapmadık falanlar yaptı diyemeyeceği sahici bir adım. Her ne kadar Ergenekoncu dostları bu kararı Erdoğan değil de Danıştay’ın verdiğini söyleyerek kenarda bir suçlu tutmaya gayret ediyorlarsa da herkes de biliyor ki bu karar iyisi ve kötüsüyle AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan’ın üzerine kalacak.

Ayasofya’yı camiye çevirmenin seçim kaygısından kaynaklandığını sanmıyorum. Tam bir yıl önce seçimlerde gelmesi muhtemel birkaç puan için öyle bir riski (o risk neyse) göze almaya değmez diyordu. Bugün bir şeyleri göze almış değil de bazı şeylerin garantisini alarak rahatlamış bir adam görüntüsü veriyor.

Yunanistan haricinde dünyada da ciddi tepki olmaması garip geliyor bana. Hani daha önce yaptıkları gibi endişeyle izlediklerini bile dillendirmediler. İnsan diyor ki yoksa Ayasofya üzerine anlatılan her şey bir şehir efsanesi miydi?

Madem dünyanın umurunda değildi de neden şimdiye kadar camiye çevrilmedi. Birkaç yıl öncesine göre bugün ne değişti de AKP Genel Başkanı çok rahat ve dünya da umursamaz görünüyor.

15 Temmuz tiyatrosunun bütün detaylarını bildikleri halde Recep T. Erdoğan ile çalışmaya devam eden dünya, ülkedeki rejim değişikliğinden çok da rahatsız görünmüyor. Erdoğan, Ayasofya konusunda da ruhsat gibi. Hatta bir adım sonra ki Hilafet konusunda da icazet almış olmasın?

Bu arada, üniversiteye başörtülü kızlar gittiğinde yer yerinden oynatan endişeli modernler vardı. Küçücük simgesel olaylarda kaygılı elitler açıklama üstüne açıklama yapar, cumhuriyet kazanımlarından ödün verilemeyeceğinden bahsederlerdi. Şimdi ortada kimseyi görüyor musunuz? Gülseven Yaşer’i, Sabih Kanadoğlu’nu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni, Atatürkçü Düşünce Derneğini, İlker Başbuğ’u, Hurşit Tolon’u ve benzerlerini.

Garip, çok garip bir dönemden geçiyoruz.


Kaynak: Tr724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ