Amerika-Türkiye hattında ‘organize işler’

Erdoğan rejimi, ABD’de bulunan Gülen Cemaati mensuplarının ‘kara para akladığı’ ve hesaplarına el konulması gerektiğini iddia ediyor. Şu aşamada benzeri taleplerin SBK örneğinden tekrar gündeme getirilmesi büyük ihtimal.

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakınlığı kuşku götürmeyen SBK Holding'in tüm mal varlığına mahkeme kararı ile el konulmasının üzerinden hafta geçmeden holding patronu Sezgin Baran Korkmaz'la birlikte 13 kişinin banka hesaplarının görülmemiş bir şekilde savcı kararı ile serbest bırakılması, gelişmeleri takip edenlere işin içinde bir bit yeniği olduğunu düşündürdü. Adem Yavuz Arslan, TR724'teki "Amerika-Türkiye hattında organize işler" isimli yazısında, geleceğe bakan yüzüyle de SBK Holding gerçeğini anlatıyor.


Haberi gördüğümde “Nasıl yani?” dedim. 


İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, Sezgin Baran Korkmaz’a ait SBK Holding’in tüm mal varlığına el koymuştu.

Şaşırmamak mümkün değildi çünkü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın has dairesindeki iş adamlarından birinin tüm mal varlığına, hem de “siyasetin köpeği” haline gelen yargı el konuyordu.

Çok geçmeden şüphelerimi büyüten ikinci ve büyük hamle geldi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı acil bir talimat yazıp mahkemenin el koyduğu şirketlerin sahiplerine ait banka hesaplarını serbest bıraktı.

SIRADIŞI BİR HİKAYE: YENİ ZARRAB MI? 

Önce olayın kahramanı olan Sezgin Baran Korkmaz’ın hikayesine bakalım. Türkiye kamuoyu Sezgin Baran Korkmaz ismini 2018 Ağustos ayında magazin basınından duydu.

Haberlere göre 30 milyon dolarlık ultra lüks yatı ‘Queen Anne’ ile Bodrum Cennet Koyu’na yanaşan Korkmaz halk plajında bulunanlara ayran ve lahmacun dağıtmıştı. 

“Gizemli işadamı” bir anda manşetlere çıktı. 

Haberlere göre hayırsever iş adamı bir yıl önce de İstanbul’da bir semt pazarını satın alıp halka bedava sebze meyve dağıtmıştı.

Korkmaz üst üste röportajlar verip olağanüstü başarısının sırrını anlattı.

Kars Digor’dan çıktığını, ayakkabı boyayarak kariyerine başladığını, 1997 yılında liseyi bitirdiğinde kendi şirketine sahip olduğunu, bugün 6 binden fazla çalışanı ile Türkiye’nin en büyük 5 grubundan birisi haline geldiğini anlatıyordu.

Bir anda sadece sosyal medya değil konvansiyonel medya da Korkmaz’ın ‘başarı hikayeleri’ ile doldu. Sabah ve Hürriyet başta olmak üzere Havuz medyası Korkmaz’ın hikayesini çok sevmişti. 

Türk medyasından kimse Korkmaz’ın hikayesindeki en önemli soruyu, yani paranın kaynağını sormuyordu. Ancak ABD’de başlayan yargılamalar eksik kareyi tamamladı. 

Sezgin Baran Korkmaz’ın adı ABD’de görülmeye başlayan kara para yargılamalarında da geçiyordu artık.

İlk haber 29 Eylül 2017’de Amerikan medyasında çıktı. 

Haberlere göre “ABD’de Türk işadamı Ekim Alptekin’e Gülen’in iadesi için komplo kurmak” suçlaması yapılmıştı.

Erdoğan rejiminin ABD’deki operatif isimlerinden olan Ekim Alptekin FBI’a yalan söylemekle suçlanıyordu. Ortağı Bijan Rafiekian da Türkiye hükümeti adına Fethullah Gülen’in iadesi için komplo kurmakla suçlanıyordu.

Konumuz bu dosya olmadığı için merak edenlere daha önce yazdığım, ‘Türkiye Gülen’le 15 Temmuz ilişkisine dair delil sunamamış’ başlıklı yazıyı öneriyorum.

Ekim Alptekin ve ilişkileri başlı başına yazı konusu ama Sezgin Baran Korkmaz ile olan ilişkisi özellikle ilginç. 

Ekim Alptekin Erdoğan ile tamamen zıt bir dünya görüşüne sahip olmasına rağmen AKP ile sıkı ilişkiler kurdu ve Türk Amerikan İş Konseyi’nin başkanlığına getirildi.

ABD medyasına yansıyan verilere göre Mayıs 2017’de Washington Trump Otel’de yapılan toplantının iki platin sponsorundan birisi Sezgin Baran Korkmaz’dı. 

Konferansın konuşmacılarından birisi olan Korkmaz iş hayatında yakaladığı başarıda Ekim Alptekin’in büyük katkısı olduğunu anlattı. 

Yine ABD medyasında yer alan detaylara göre iki işadamı 2016 Eylül’ünde Manhattan’daki Harvard Club’da özel bir toplantıya katıldılar.

Bu tarihe dikkat etmenizde fayda var. 

Çünkü Wall Street Journal’de yer alan bir habere göre aynı günlerde Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn ile AKP’li bakanlar Mevlüt Çavuşoğlu ve Berat Albayrak bir araya gelip Fethullah Gülen’in Türkiye’ye kaçırılmasını konuştu. Haberlere göre bu plan eski CIA başkanı James Woolsey ile de tartışıldı. 

Erdoğan rejiminin ABD’deki uzantıları ve onların da Beyaz Saray’a uzanan ilişkilerine dair ‘Binbir Gece Masalları: Amerikalılar da büyük resmi gördü’ başlıklı yazımı okumadıysanız bu yazıya devam etmeden ona bir bakmanızda fayda var.

Çünkü ‘büyük resmi’ görmek için Ekim Alptekin, Sezgin Baran Korkmaz, Azeri milyarder Mubariz Mansimov ve onların ABD kanadındaki bağlantılarını bilmek şart.

‘İZİ KAYBETTİRİLECEK PARALAR’ TÜRKİYE’YE AKIYOR

Olayın Sezgin Baran Korkmaz ve AKP hükümeti ile ilişkisi ise şöyle: 

Utah eyaletinin başkenti Salt Lake City’de görülen mahkemede ortaya çıkan verilere göre Mormon tarikatı mensubu Kingston Kardeşler ABD hazinesini dolandırdı ve bu paranın 150 milyon dolarını Türkiye’ye transfer etti. 

Paranın transfer edildiği yer ise Sezgin Baran Korkmaz’ın şirketi SBK Holding.

YAZININ TAMAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ