15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL'le değişen hayatlar

OHAL'le hayatları değişenler anlatıyor...
Esra Özakça:

"Bizi her an her şey bekliyor olabilir. Bu da bizi çok endişelendiriyor açıkçası. Umuyoruz ki bu hukuksuzluk bir an önce biter, serbest kalırlar ve açlık grevi bir şekilde sona erer."

Akademisyen Nuriye Gülmen ve ilkokul öğretmeni Semih Özakça, 9 Mart'tan beri açlık grevinde.

Talepleri işlerine geri dönmek.

Ancak 23 Mayıs'tan bu yana tutuklular.

O günden beri Semih Özakça'nın eşi Esra da açlık grevinde.

O da Şubat ayında Mardin'deki ilkokul öğretmenliği görevinden ihraç edilmiş.

"Bir gün birisi geliyor ve diyor ki 'Evet, sen artık işe gidemezsin'. KHK çıkmış atılmışsın. Ertesi gün bütün hayatınız baştan aşağı değişiyor. Bir sosyal ölü haline getiriliyorsunuz."

"Yeni bir iş bulma şansınız yok. İş bulduğunuzda işveren tehdit edilebiliyor. Hatta sigorta hakkınız elinizden alınıyor."

"Tüm hayatımız tepetaklak değişti. Geçen yıl bu zamanlar yaşadığım hayatla şimdi yaşadığım hayat arasında gerçekten bir uçurum var."

Esra, açlık grevine başladıktan sonra 8 kilo vermiş.

OHAL'in milyonlarca insanın hayatını olumsuz etkilediğini söylüyor:

"Türkiye'de adalet yok. OHAL'le birlikte milyonlarca insanın etkilendiği bir rejime geçildi. Evet, ondan önce de adaletsizlikler vardı ama 15 Temmuz'la birlikte bu hızlandı ve hukuki açıdan da ellerini güçlendiren şekilde her adaletsizliği uygulayabilir hale geldiler. Etkilenmeyen kesim neredeyse kalmadı."

Darbe girişiminden bu yana 50 binden fazla kişi tutuklandı, 140 bini aşkın kişi de işlerinden çıkarıldı.

Ayrıca en az 11 kişinin de kaçırıldığı belirtiliyor.

Bunlardan biri de Turgut Özal Üniversitesi'nde öğretim görevlisi de olan Avukat Mustafa Özben.

Eşi Emine, Mustafa Özben'in 9 Mayıs'ta Ankara'nın göbeğinde güpegündüz kaçırıldığını söylüyor.

Emine Özben:

"Kıstırılıp Transporter içine atılıyor. Ben dedim ki niye müdahale etmediniz? Çekmek için uğraşsaydınız, görmüşsünüz dedim esnafa. Biz müdahale etmek istedik ama maskeli olan parmağını salladı dedi. Tabii ki korkmuşlar."

"Başına ne geldiğini öğrenmek istiyorum. Arama kararı varsa, hukuk çerçevesinde yargılanmasını istiyorum. Gözaltıysa gözaltı adli işlemse adli işlem istiyorum."

"Allahtan tek dua ettiğim inşallah canına bir şey gelmemesi, yaşaması. İyi ya da kötü bir şekilde yaşaması. Çok korkuyorum şu an. Onun başına bir şey gelecek diye çok korkuyorum."

Sunay Usluer, Boğaziçi Üniversitesi Genetik Bölümü'nde araştırma görevlisiydi.

Ağustos 2016'da KHK'yla sözleşmesi iptal edildi.

Ardından da eşi gazeteci Oğuz Usluer, terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla tutuklandı.

Oğuz Usluer, iki kere müebbetle yargılanıyor.

Sunay Usluer:

"Vatana ihanetle darbeyle yargılanıyor olmak çok üzücü. Hem kendi değerlerimize hem bunca yıl emek verdiğimiz ülkemize karşı bu suçları işlediğimizin düşünülmesi, insanların böyle kabul edilmesi..."

"Daha yargılanmadan hem medyada hem halk arasında böyle kabul edilmesi insanların üzücü ve geleceğe dair umutlarımızı da hem kendimiz hem ülkemiz adına kıran, bizi umutsuz bırakan bir durum.

Haberin videosunu izlemek için tıklayınız...

BBC Türkçe
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ