CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’la aralarında geçtiği iddia edilen mesajları doğruladı ve kürsüde okudu. “Ne söylediysem kişilik tespitine yöneliktir” ifadelerini kullanan Özel, Özarslan’ın ailesine karşı herhangi bir ithamda bulunmadığını vurguladı.
CHP’nin TBMM’deki haftalık grup toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve CHP’li ilçe belediye başkanlarıyla geldi.
Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
“6 Şubat’ın üçüncü yıl dönümünde Osmaniye’de, Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Adıyaman’da, Malatya’da vatandaşlarımızla birlikteydik.
Toplam bir hafta boyunca 55 farklı program yaptık bu altı ilde. Bir kez daha kaybettiklerimize Allah’tan rahmet ve deprem bölgesine, milletimize, tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.
Yazın serin, kışın sıcak salonlardan ayrılmayan, meydana çıkmadan atadıklarına alkışlattırarak siyaset yapanlar için yapması kolay siyaset ama işleri zor bundan sonra. Gerçekle yüzleşmek sokağa inmekle oluyor.
“Branda ile siyaset dönemi AK Parti’nin çöküş dönemidir”
Osmaniye’ye 10 milyonluk bir sahne kurdurup da biraz önce tarif ettiğim kompozisyonda atıp tutmakla depremi yaşayana, orayı görene video izletmekle siyaset olmuyor.
Konteyner kente gitmeden, o ayakları çamurda çocukları görmeden, gözü yaşlı kiracıyı dinlemeden; ‘evim verildi ama geçemiyorum, tadilatına param yok, aidatına param yok, işim yok’ diyenleri dinlemeden; mücbir sebep mağdurlarıyla birlikte ağlamadan, yakınlarını kaybetmiş olanların adalet arayışının önündeki engellerin nasıl AK Partili müteahhitleri, o şehrin zenginlerini, godamanlarını kayırdığını garibanlardan dinlemeden öyle brandayla, parayla, afişle siyaset olmuyor.
Branda ile siyaset dönemi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin çöküş dönemidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürekten, sokakta, samimi siyaseti bir kuruluşun, yeni bir iktidarın kuruluşunun göstergesidir.
“Erdoğan, Sisi’ye iltifatlar etmeye gitmişti”
Geçen hafta herkes sevdikleriyle beraberdi. Biz İslahiye’deydik, Nurdağı’ndaydık, Osmaniye’deydik, Malatya’nın ilçelerindeydik, beldelerindeydik, Kahramanmaraş’ımızdaydık.
Sayın Erdoğan da ‘eli kanlı katil’ dediği ama daha sonra Amerika’nın işaret verip de doların ucunu görünce ‘kardeşine’ sarılır gibi sarıldığı Suudi Arabistan Prensi’nin yanındaydı.
‘Darbeci’ dediği Sisi ile kucaklaşmaya, ‘Ona selam verirsem namerdim’ dediği, ‘Aynı salonda olursam meşrulaştırırım’ dediği Sisi’ye iltifatlar etmeye gitmişti; biz de deprem bölgesindeydik.
Erdoğan’a: Borç senetlerini yırtıp atalım
Şehirlerimizi afetlere hazırlamak, afet anında etkin müdahale, afet sonrası iyileştirme, şehirleri ayağa kaldırma merkezi yönetimin işi. Bunun için milletten devasa vergiler alınıyor.
Milletimiz de bunu ‘deprem bölgesine gidecek’ diye; iki kere motorlu taşıtlar istediler, ödedi; KDV’yi iki katına çıkardılar, ödedi; ÖTV’ler arttı, ödedi; yurt dışına çıkış harçları arttı, ödedi.
Ve bu imkanlar dahilinde orada ne yapılıyorsa yapılıyor ama dönüyor dolaşıyor, video izletiyor ve diyor ki: ‘Ana muhalefet gitmedi, yapmadı; her şeyi biz yaptık’ diyor. Ben ona ne dedim? Ona dedim ki: ‘Hak etmediğimi duyarsan, hak ettiğini duyarsın.’ Bir, ilk önce ‘Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bir şey yapmadı’ dedi.”
Gel, mademki bu para toplandı, o borç senetlerini yırtıp atalım. Ben de Erdoğan’a teşekkür edeceğim.”
Özel bu ifadelerinin ardından CHP’li belediyelerin deprem bölgelerinde yaptığı çalışmaları anlatan bir video yayınladı.
CHP’den istifa eden Mesut Özarslan’a yanıt
“Kimsenin inanmadığı bir şey oldu; CHP üç belediyeden yukarıya çıkamaz denilen yerde 16 tane belediyeyi kazandık. Bunlardan bir tanesi de Keçiören Belediyesi’ydi.
Keçiören Belediye Başkanı hakkında görev süresi boyunca pek çok iddia gündeme geldi. Kendisini defalarca, üç kez özel gündemle Genel Merkezimize çağırdım. Ve dedim ki: ‘Bu iddialar var, buna ne diyorsun?’ Kendisi… Ben dedim ki: ‘Eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle, bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış, eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap.’
Dedi ki söylenenlerin tamamının iftira, asla yolsuzluğa hırsızlığa bulaşmadığını öyle yeminlerle burada başta Mansur Başkan ve 15 belediye başkanımız, 14 belediye başkanımız, herkes şahit; her birimize, her sorana öyle büyük büyük büyük yeminlerle, çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar, üç gün öncesine kadar!
Sonra her taraftan gelen bilgiler AK Parti’yle gizli görüşmeler yaptığı, buraya geçecek olduğu…
Sonradan öğreniyoruz ki örneğin Mansur Başkan’a bir belediye meclis üyesi bir ay önce diyor; bana teklif etti, ‘ben AK Parti’ye geçersem benden gelir misin?’ diye. İsmi belli, cismi belli, günü belli. Ve öyle şeyler ki birazdan bambaşka bambaşka şahidi gelecek şimdi bunun, sürpriz bir şahit grup var buna.
Ve öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti’ye katılacak. Telefonlar açılıyor, il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor, şehirden kaçıyor. En yakınları ‘evet katılıyordu’ diyorlar.
Ve bunun üzerine, bunun üzerine kendisine öncesinde bir gün önce telefon açıyorum. Bin bir tane yemin! ‘Ya deme böyle’ dediği övgüler bana… ‘Sen Atatürk’ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin’ diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla ‘ben öyle haysiyetsiz miyim, öyle nokta nokta mıyım, böyle bilmem ne miyim’ falan…
“Kendisinden telefonla ulaşamadığım için mesaj atıyorum”
Ertesi gün telefonları kapıyor. Ve bunun üzerine de kendisinden telefonla ulaşamadığım için mesaj atıyorum. O mesajları o mesajları ki ‘efendim anneme küfretti…’ Haşa! Ne anne, seni doğuran annen utanır her lafı annesini karıştırdığı için. Her lafı annesini karıştırdığı için!
Onun dışında söylediklerim kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor; ‘milli değerlerimize sövdü, şuna sövdü…’ işte şey yapacak ya… ‘Kutsal değerlerimize sövdü, aileme sövdü.’ Birini ispatla birini, birini ispatla!
Özel, Özarslan ile aralarında geçen mesajlaşmaları okudu
Çok korkacağım mesajlaşmaya bakın. Şimdi bunlar benim utanacağım ve onun kanıtları… Aramızda geçen konuşmaların, ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin onun sızdırdığı dökümleri:
Sen bana geldin ve dedin ki: ‘Genel Başkanım bende hata yok, kusur yok, yalan atıyorlar, iftira atıyorlar, sakın inanmayın. Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım’ dedin. Ben de sana inandım.
Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış.
Anladım ki sen hırsızmışsın. Ve hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun. Şunu bil Mesut; bana, benim odama gelip gözlerin çakmak çakmak, doğru dürüst konuşan ve hırsızlara, ranta, rüşvete bulaşmadım diyen Mesut lazım.
O Mesut beni kandırdıysa o Mesut’un yolu açık olsun. Asla ve asla benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti’nin işi olur. O seni bağrına basan, o seni bağrına basan; senin hakkında suç duyurusunda bulunanlar o söylediklerini yutar, bizde böyle bir şey olmaz.
Devir hırsızların devri değil. Devir AK Parti’nin devri değil. O devir bitiyor. Devrimimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem bu vakitten sonra. Dönsen de affetmem. Sen hırsız olduğunu, yolsuz olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin şu anda. Bu lafları söyleyenlere sığındın, seni savunanlara sırtını döndün; tercihini yaptın. Madem hırsızdın, niye bizi oyaladın? Yolun açık olsun. Ama gün gelecek, devir dönecek, elime düşeceksin. O gün sana acırsam namerdim.
“Ankaragücü’nden adam tutmaya çalışıyor”
Ankaragücü’nden kendine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor. Bu Tosuncuk, milletin helal oylarını almış kaçmaya çalışıyor. Tribün liderine Ankaragücü’nün tribün liderine ‘Bana destek ver, sana daire alayım’ demiş.
Bu Tosuncuk, milletin helal oylarını almış kaçmaya çalışıyor.
“Tayyip Bey, yarın tak rozeti göreyim”
Hadi bakalım, hadi bakalım Tayyip Bey, hadi! Yarın edin anonsu, takın rozeti.
İftira atanın haysiyetsizliğinin mi, hırsız size gelince aklama haysiyetsizliğinin mi itirafını yapacaksın, tak rozeti göreyim. Tak rozeti göreyim!
“İktidara bozuk tohumla gidilmez”
İktidara bozuk tohum Mesut’la gidilmez, Zeydan Karalar’la, Mansur Yavaş’la Ekrem Başkan’la dürüst ve cesur insanlarla gidilir. Hadi başkanım yürüyelim iktidara.”























