Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Kılıçdaroğlu hakkında vahim gerçekler

by aktifhabercom
February 12, 2017
Kılıçdaroğlu hakkında vahim gerçekler
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: 31 Mart günü yapıyor ya, mafya mısınız lan siz?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: 31 Mart günü yapıyor ya, mafya mısınız lan siz?

March 31, 2026
5.2k
Bahçeli: “Netanyahu’nun yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğini yüksek sesle haykırması zamanı gelmiştir”

Bahçeli: “Netanyahu’nun yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğini yüksek sesle haykırması zamanı gelmiştir”

March 31, 2026
5.1k

‘Karizmatik değil ama iyi insan’ denirdi. “İyi insan” fikrini yerle bir eden bir hikaye bu.

Ümit Özkırımlı, bugüne kadar CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yazılmış en sert yazılardan birini kaleme aldı. Yazıda yerverdiği hikaye ise gerçek. Yazı Türkiye’de muhalefetin neden bu halde olduğunun da özeti aslında. 

İşte Ümit Özkırımlı’nın o yazısı:

Bir ihanetin hikayesi: Tel kafesin içinde ne vardı sayın Kılıçdaroğlu?


George Orwell’in şu sıralar malum nedenlerle yeniden revaçta olan ünlü romanı 1984’ü mutlaka duymuşsunuzdur sayın Kılıçdaroğlu. Daha çok tüm özgürlüklerin ayaklar altına alındığı totaliter bir toplum düzenini anlatan ‘distopik’ yönüyle bilinen bu roman aynı zamanda edebiyat tarihinin en çarpıcı ‘ihanet‘ hikayelerinden birini barındırır içinde. Hafızanızı tazelemek için kısaca özetleyelim.

Romanın baş kahramanı Winston, kuralları hiçe sayarak aşık olduğu Julia ile birlikteyken ‘Düşünce Polisi‘ tarafından yakalanır ve nerede olduğunu bilmediği bir hücreye atılır. Bunu uzun bir sorgulama süreci izler. Amaç, Winston’ın iradesini kırmak, ona Parti’nin (alternatif?) gerçeklerini kabul ettirmek, hatta Parti’nin asla görünmeyen ama her yerde posterleri asılı lideri ‘Büyük Birader‘i sevdirmektir.

İşkencelere dayanamayan Winston bir süre sonra iki kere ikinin beş ettiğine, köleliğin özgürlük, Tanrı’nın Parti olduğuna inanır.

Parti görevlisi O’Brien, Winston’a “Seni alt ettik … Onurun ayaklar altına alındı … Yalvar yakar oldun, aman diledin, herkesi ele verdin, bildiğin ne varsa söyledin. Bir insan daha fazla küçük düşebilir mi?” diye sorduğunda ise Winston muzaffer bir tavırla “Julia’ya ihanet etmedim” diye yanıt verir. Ve Parti’nin eline düşenlerin korkulu rüyası 101 Numaralı Oda’ya alınır.

Bu odada ‘dünyanın en kötü şeyi‘ vardır. “Dünyanın en kötü şeyinin ne olduğu kişiden kişiye değişir” der O’Brien. Kimine göre diri diri gömülmek, kimine göre yakılarak öldürülmektir en kötü şey. “Senin durumunda dünyanın en kötü şeyinin fareler olduğu anlaşılıyor” diye devam eder O’Brien, içinden sesler gelen bir tel kafesi Winston’ın yüzüne yaklaştırarak. Parti, Winston’ın kabuslarından bile haberdardır.

İnsanoğlu en ölümcül acıya bile dayanabilir, ‘ama herkesin asla dayanamayacağı bir şey mutlaka vardır.‘ Winston için dayanılmaz olan farelerdir. O’Brien Winston’a tel kafesin kapısını açtığında açlıktan kudurmuş farelerin uçarak yüzüne saldıracaklarını, gözlerinden ya da yanaklarından başlayarak dilini yiyeceklerini söyler. Winston daha fazla dayanamaz ve avazı çıktığı kadar bağırır: “Julia’ya yapın! Julia’ya yapın! Beni bırakın! İstediğinizi yapın ona, umurumda değil. Yüzünü paralasınlar, her yerini yalayıp yutsunlar. Beni bırakın, Julia’ya yapın!” Winston sevdiğine ihanet etmiştir sonunda.

Bir ihanetin hikayesi

Bu ‘ihanet‘ hikayesini neden anlattığımı belki de anlamışsınızdır sayın Kılıçdaroğlu. Belki de diyorum çünkü kariyerinizde ‘ihanet’in yeri büyük. İnsanlık hali, hangi ‘ihanet’inizden bahsettiğimi çıkartamamış olabilirsiniz. Ben bir tanesinden, can dostum Prof. Dr. İştar Gözaydın’a ‘ihanet’inizden bahsedeceğim.

20 Aralık 2016’da FETÖ/PYD soruşturması kapsamında gözaltına alınan, 27 Aralık’ta ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla tutuklanan, bu satırlar yazıldığı sırada sık sık hak ihlalleri ve işkence iddialarıyla gündeme gelen İzmir Şakran Cezaevi’nde 45’inci gününü dolduran Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli beyinlerden İştar Gözaydın’dan. Daha birkaç gün önce Evrensel Gazetesi’nde çıkan habere göre tutuklulara ‘terörist’ yazılı yaka kartı takma zorunluluğu getirilmiş hatta. Eh, İştar da ‘terörist’ nasıl olsa, taksın değil mi?

Yalnız bu ‘terörist‘le sizin yakın bir dostluk ilişkiniz vardı, yanılıyor muyum? İştar’ı 2015 seçimlerinde partinizden milletvekili adayı yapmayı planladığınızı, ‘nedense‘ bundan son anda cayıp daha sonra parti meclisine sokmaya çalıştığınızı bilen biliyor, hatırlatmaya gerek yok. Ama İştar’la bir dönem ne kadar ‘yakın‘ olduğunuzu, ona ne kadar değer verdiğinizi, sonrasında ‘nedense‘ selamı sabahı kestiğinizi, gözaltına alındıktan sonra eşi İskender Savaşır’ın telefonlarına bile çıkmadığınızı pek bilen yoktur sanırım. O halde geçmişten bazı detayları kamuoyuyla paylaşalım, ne dersiniz? Hem sizin ne kadar ‘vefalı‘ bir dost olduğunuzu bilmek isteyenler vardır belki. “Karizmatik değil ama iyi insan” diyorlar ya sizin için. Öğrenmek hakları ne kadar ‘iyi bir insan‘ (!) olduğunuzu.

Dost dediysem, kökleri o kadar eskiye uzanan bir dostluktan bahsetmiyorum elbette. 2014 Eylül’ünde CHP genel merkezinde başlayan bir hukuk. Hani sizin İştar’a CHP’nin kendisini dindar kesimlere anlatması gerektiğinden, ama bu kesimleri pek tanımadığından bahsettiğiniz görüşme. Hatta İştar’a kendi danışman ve akademisyen kadronuza sıkıştığınızdan, farklı kesimlerden fikir insanlarıyla görüşemediğinizden yakınmışsınız. İştar da size yardımcı olmaya çalışacağını söylemiş ve özel e-mail adresinizden düzenli yazışmaya başlamışsınız. (Silmiş misinizdir o e-mailleri? Merak işte.)

13 Ekim 2014’te yeniden buluştuğunuzda İştar talebiniz doğrultusunda sizi daha önce ilişki kur(a)madığınız akademisyen, gazeteci ve benzeri isimlerle buluşturmak üzere evinde ağırlamak istediğini söylemiş. Düşünmeden kabul etmişsiniz. İlki 8 Kasım’da yapılan bir dizi akşam yemeğine kimler katılmamış ki? İzinlerini almadığım için tek tek saymıyorum ama siz biliyorsunuz kimlerin katıldığını. O yemeklere birlikte katıldığınız Bülent Kuşoğlu, Gürsel Tekin, Oğuz Kaan Salıcı da biliyor. Ne de olsa bu yemekler gizli örgüt toplantısı, katılanlar da İlluminati üyesi değil tabii. Yoksa öyle mi?

Bir akademisyenden ‘terörist’ yaratmak!

Tam o sırada basında İştar’ın sizin yerinize İstanbul 2. Bölge 1. Sıra’dan aday gösterileceği haberleri de çıkmaya başlıyor. Oxford Üniversitesi’nden iki yıllık bir iş teklifi alan İştar, Ocak 2015 sonunda Swiss Otel’de özel bir odada baş başa yaptığınız bir görüşmede sizden durumu netleştirmenizi rica ediyor ve size “Gideyim mi, kalayım mı?” diye soruyor. Ve siz beraber yapacak çok işiniz olduğunu ifade ediyor, elinizi İştar’ın elinin üzerine koyarak, “Bizle kalın” diyorsunuz. İştar -maalesef!- size güveniyor ve kalıyor. Hatta yine sizden onay alarak Doğuş Üniversitesi’ndeki işinden de istifa ediyor. Böyledir İştar, dost bildiklerine güvenir.

Sonrası malum. Listeler açıklanıyor, İştar yok. Siz de yoksunuz. Hayır, listede değil. İştar’ın hayatında. Kayboluyorsunuz bir anda. İşsiz kalan, ek geliri olmadığı için ekonomik sıkıntı da çekmeye başlayan İştar yine de her zamanki sevgi dolu haliyle size bir mail atıp kırgın olmadığını yazıyor. Ağustosta Gediz Üniversitesi’nden teklif geliyor, İştar da kabul ediyor. CHP’yi ve yaşadıklarını unutuyor.

Ama siz unutmuyorsunuz ‘eski dostunuz’u ve 16 Ocak 2016 sabahı aniden ortaya çıkıyor, telefonda İştar’a kendisini Bilim Kültür Yönetim Platformu’ndan parti meclisinde görmek istediğinizi söylüyorsunuz. İştar -maalesef ki ne maalesef!- size yine güveniyor ve teklifinizi kabul ediyor. Böyledir İştar, tüm insanların özde iyi olduğuna inanır.

Ama işte bu ‘özde iyi‘ (!) insanlardan biri, partisinin önde gelen bazı isimleri İştar aleyhinde ‘Cemaatçi-Diyanet’e çalışıyor-şeriat istiyor’ diye kulis yaptığında yakın dostunu savunmuyor ve İştar’ın üzeri çiziliveriyor. Sonra gün geliyor, ‘Parti’ İştar’dan ‘terörist’ yaratıyor.

Farelerden korkmak

Peki danışmanlarınız, dostlarınız birer birer ‘terörist’ ilan edilirken siz neredesiniz sayın Kılıçdaroğlu? Tamam, anlıyoruz, ‘Parti’ sizi de 101 Numaralı Oda’ya aldı, alternatif gerçekleri kabul ettirdi. Öyle olmasa Yenikapı Mitingi’ne figüran olarak katılmaz, ‘Anayasa’ya aykırı olduğunu‘ bile bile dokunulmazlıkların kaldırılmasına onay vermez, HDP’den bucak bucak kaçmaz, milliyetçi tabanınıza yaranmak için “Oslo’da terör örgütüyle masaya kimler oturdu?”, “Terör örgütü lideriyle başkanlık pazarlığını kimler yaptı?” tarzı twitler atmazdınız.

Benim merak ettiğimse şu: Size gösterilen tel kafesin içinde ne vardı sayın Kılıçdaroğlu? Siz de farelerden mi korkuyorsunuz? Yoksa başka bir şeyden mi? ‘FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle tutuklanan Murat Aksoy, Fatih Gürsul ve sevgili İştar Gözaydın’ı ‘unutuverdiğinize‘ göre kafesin içinde ‘FETÖ‘ olmasın? Siz de ‘FETÖ’cü müsünüz sayın Kılıçdaroğlu? Evinde yemeklere katıldığınız, milletvekili ve parti meclisi üyesi yapmaya çalıştığınız sevgili İştar ‘terörist’se siz de ‘terörist’ olmuyor musunuz? Gün gelir, öyle sayılmaz mısınız?

Bu arada Winston’a da haksızlık etmeyelim. Acımasız bir totaliter yapının eline düşmüş, işkenceye uğramış zavallı bir bireyin ihaneti anlaşılabilir bir şey sonuçta. Siz ise 12 milyon insanı temsil eden ana muhalefet partisinin liderisiniz. Türkiye’nin 1984’tekine benzer bir totaliter düzene geçişini tribünden izlemek, bırakın izlemeyi bu geçişi kolaylaştırmak zorunda değilsiniz. İhanet, önünüzdeki tek seçenek değil. Peki neden ‘ihanet‘i seçiyorsunuz sayın Kılıçdaroğlu? Neden korkuyorsunuz?

O’Brien’ın Winston’a seslenişinden esinlenerek soralım: Defalarca alt edildiniz … Onurunuz ayaklar altına alındı … Herkese, en çok da size güvenenlere ihanet ettiniz. Bir insan daha fazla küçük düşebilir mi?

* Bu yazıda kullanılan bilgiler bahis konusu tüm görüşmelere katılan İskender Savaşır ve Ahmet Erdi Öztürk’ten alınmıştır.

ShareTweet
Previous Post

Çanakkale’de bir deprem daha

Next Post

O MHP’li Vatan Partisi’ne geçti

İLGİLİHABERLER

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: 31 Mart günü yapıyor ya, mafya mısınız lan siz?
GÜNDEM

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: 31 Mart günü yapıyor ya, mafya mısınız lan siz?

March 31, 2026
5.2k
Bahçeli: “Netanyahu’nun yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğini yüksek sesle haykırması zamanı gelmiştir”
Manşet Altı

Bahçeli: “Netanyahu’nun yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğini yüksek sesle haykırması zamanı gelmiştir”

March 31, 2026
5.1k
Erdoğan’dan Özel’e 500 bin liralık tazminat davası
Manşet Altı

Erdoğan’dan Özel’e 500 bin liralık tazminat davası

March 30, 2026
5.1k
AKP’den belediyelere yeni ‘kıskaç’ hazırlığı mı?
Manşet Altı

AKP’den belediyelere yeni ‘kıskaç’ hazırlığı mı?

March 23, 2026
5k
İddia: Öcalan, Selahattin Demirtaş’a mektup gönderdi; “Siyasete hazırlan” dedi
GÜNDEM

İddia: Öcalan, Selahattin Demirtaş’a mektup gönderdi; “Siyasete hazırlan” dedi

March 21, 2026
5.1k
Bahçeli: Bayram sonrası Türkiye yeni bir döneme girecek
Manşet Altı

Bahçeli: Bayram sonrası Türkiye yeni bir döneme girecek

March 20, 2026
5.1k
Daha Fazla Haber
Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

March 31, 2026
5.1k
Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

March 31, 2026
5.3k
AB’nin enerji faturası bir ayda 14 milyar avro arttı

AB’nin enerji faturası bir ayda 14 milyar avro arttı

March 31, 2026
5.2k
Türk-İş: Yoksulluk sınırı 106 bin 817 lira

Türk-İş: Yoksulluk sınırı 106 bin 817 lira

March 31, 2026
5.2k
Sigorta şirketi kendi istediği eksperi seçemeyecek

Sigorta şirketi kendi istediği eksperi seçemeyecek

March 31, 2026
5.1k
Volkan Konak, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı

Volkan Konak, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı

March 31, 2026
5.1k
Kuzgunlar kurtları neden takip eder?

Kuzgunlar kurtları neden takip eder?

March 31, 2026
5.1k
Milli maç öncesi askeri casus krizi: Antrenmanı videoya aldı

Milli maç öncesi askeri casus krizi: Antrenmanı videoya aldı

March 31, 2026
5.2k
Koruma kararı verilen karısı dahil dört kişiyi öldürdü

Koruma kararı verilen karısı dahil dört kişiyi öldürdü

March 31, 2026
5.2k
Öcalan kendisi için yapılan konuta henüz taşınmamış

Öcalan kendisi için yapılan konuta henüz taşınmamış

March 31, 2026
5.2k
Bütün gece uyutmadılar: A Milli Takım’a gece yarısı havai fişekli taciz

Bütün gece uyutmadılar: A Milli Takım’a gece yarısı havai fişekli taciz

March 31, 2026
5.2k
Savcı, İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kasapoğlu’na tahliye istedi

Savcı, İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kasapoğlu’na tahliye istedi

March 31, 2026
5.1k
Türkiye’de 5G saatler sonra aktif edilecek: Telefonlarınızda hemen yapmanız gereken ayarlar

Türkiye’de 5G saatler sonra aktif edilecek: Telefonlarınızda hemen yapmanız gereken ayarlar

March 31, 2026
5.1k
ABD ve İsrail’in başlattığı savaş üniversitelere sıçradı: İran’da 21 kurum hasar gördü, Körfez’de uzaktan eğitime geçildi

ABD ve İsrail’in başlattığı savaş üniversitelere sıçradı: İran’da 21 kurum hasar gördü, Körfez’de uzaktan eğitime geçildi

March 31, 2026
5.1k
Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu

Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu

March 31, 2026
5.2k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.