"Susurluk dönemindeki yapıyı aşan bir durumun ortaya çıktığını düşünüyorum"

İktidar ve yeraltı dünyasındaki isimlerle kavgaya giren Sedat Peker’in iddialarını değerlendiren eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, “Susurluk dönemindeki yapıyı aşan bir durumun ortaya çıktığı” görüşünde.

Hakkında kırmızı bülten talep edilen organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in itiraflarını değerlendiren eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, “Susurluk dönemindeki yapıyı aşan bir durumun ortaya çıktığını düşünüyorum” dedi.

Sedat Peker, Ocak 2020’de yurt dışına çıktı. Nisan 2021’de "Sedat Peker Suç Örgütü"ne yönelik 63 kişiye operasyon düzenlenmesiyle birlikte Sedat Peker, üç ayrı video yayınlayarak karşı hamle yaptı. Peker, konuşmalarında özellikle Mehmet Ağar ve "Pelikancılar" diyerek Serhat Albayrak ve Berat Albayrak'ı suçladığı görüldü.


Gazeteci Alican Uludağ’ın DW Türkçe'de yer alan haberine göre, Peker'in diğer iddialarıyla ilgili de herhangi bir soruşturma açılmadığı öğrenildi. Buna ilişkin ne yargı ne de bakanlık çevreleri olumlu bir yanıt vermedi.

İçişleri Bakanlığı’nın Peker hakkında yaptığı son açıklamada, “Hakkında Kırmızı Bülten talep edilen organize suç çetesi sözde yöneticisi S.P., dönem dönem çeşitli iletişim mecraları aracılığıyla ‘iş insanıyım, bu işlerden çekildim’ demesine rağmen, yine organize suça yönelik faaliyetleri tespit edilmiştir. Konu adliyeye sevk edilmiş ve neticesinde bu süreç, operasyona dönüştürülmüştür” ifadeleri kullanmıştı.

MAFYA-DEVLET-SİYASET İLİŞKİSİ YENİDEN Mİ CANLANIYOR?

Peker’in iddialarını değerlendiren eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, Peker'in 1990'lı yıllardan itibaren günümüze kadar gelen gelişmelerden örnekler verdiğini anımsattı. Öneş, yaşanan kavgayı "Bu konuşma olayı; hukuk sisteminin zayıfladığı, devlet kurumsal yapılarının çözüldüğü ve siyasetin içinde belirli şahıs ve grupların mafyatik veya suç örgütü ile bulaşık insanlarla olan ilişkilerinin geliştiği bir süreçte yeniden bir ortaya çıkış olarak görülebilir. Burada suç örgütleri arası veya belirli bir gruplar arasındaki bir alana hâkimiyet kurma ve karşılıklı birbirlerini tasfiye olayının da etkisini görüyorum" şeklinde özetledi.

"Bu tamamen tarafsız ve bağımsız yargı sisteminin ortadan kalktığı, güvenlik sistemindeki zafiyetlerinin oluşması ve maalesef bazı örnekler, siyasette bu grupların kullanma ihtimalinin de ortaya çıktığını gösteriyor" diyen Öneş, son dönemde bazı gazeteci ve siyasetçilere yönelik saldırıların arkasında bu grupların kullanılıp kullanılmadığının da araştırılmasını istedi.

Öneş, "Çakıcı ve Mehmet Ağar ekibinin yeniden alan hâkimiyeti kazanması, yeniden Susurluk dönemine mi geçildiğini gösteriyor? sorusu üzerine ise "Susurluk dönemindeki yapıyı aşan bir durumun ortaya çıktığını düşünüyorum. Susurluk döneminde devlet içindeki kirlenmiş yapılar olduğu kadar, bunları temizlemek isteyen kurumsal yapılar da vardı. Ama devlet içinde gene siyasi bağlantıları olan dar çerçevede olmasına rağmen illegal yapılarını yürütebilen bu tip örgütsel yapılar ortaya çıkmıştı. Bugün böylesine yapılarla ilişkilerin siyasetçiler tarafından sergilendiği bir dönemi de ortaya çıkarıyoruz. Siyasetin açıkça Peker ve Çakıcı grubuyla olan ilişkileri ortada. Böylesi yapılar için af yasası çıkarıldı. Onun için Susurluk dönemini aşan bir durum var, diyorum" yanıtını verdi.

Çakıcı-Ağar yapısının şuan hangi siyasi kanada yakın olduğuna ilişkin soruya da cevaplayan Öneş, "Erdoğan iktidarının çürümekte olduğunu hepimiz görüyoruz. Bunun telaşının AKP üzerinde de olduğunu değerlendirebiliyoruz. Ama buna rağmen özellikle siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın olduğu bir ortamda, hukuk sisteminden uzaklaşılan bir ortamda, bu tip yapılarla ilişkilerin geliştiğini de görebiliyoruz. O bakımdan bunu Bahçeli veya AKP iktidarının bağlantısının ağırlıklı olduğu şeklinde değil, gelişmeleri gören bilenlerin bir ittifakı olan sonuçlar olarak bakıyorum" görüşünü aktardı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ