Semra Kuytul: Türkiye’de her şeyi gördük de caminin içerisinde biber gazını görmemiştik

Gaziantep’te ‘itikaf ibadetini’ gerçekleştirmek isteyen Furkan Gönüllülerine polis biber gazıyla müdahale etti. Semra Kuytul, "Türkiye’de her şeyi gördük de cami içinde biber gazını görmemiştik" dedi.

Gaziantep’te 15’in üzerinde camide ‘itikaf ibadeti’ne başlayan Furkan Gönüllüleri, Covid-19 önlemlerini ihlal ettikleri gerekçesiyle Şehitkamil’deki Alaparmak Camii ve Şahinbey’deki Tülay Hatun Camii’nde polisin müdahalesine maruz kaldı.

Kolluğun cami içerisinde biber gazı da sıktığı olaylarda 50’nin üzerinde kişi darp edilerek gözaltına alındı.


Gaziantep’te yaşananları aktaran Furkan Vakfı gönüllüsü Yakup Şahin, “Anayasal hakkımız olan ibadet hakkımız bu anlamda keyfi muamelelerle engellendi” dedi. Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı kurucu genel başkanı Alparslan Kuytul’un eşi Semra Kuytul ise, “Türkiye’de her şeyi gördük de caminin içerisinde biber gazını görmemiştik. Seyrek mesafeli oturmuş kişilerin camiden bu şekilde çıkartılmasına hayret ediyoruz. Şoktayız. Bu kadarını beklemiyorduk” ifadelerini kullandı.

"KUR’AN OKUYANLARA TERS KELEPÇE TAKTILAR"

Gazete Duvar'dan Serkan Alan'ın haberine göre, Geçen yıl Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, ‘itikaf ibadetlerinin’ camilerde yapılamayacağı açıklaması nedeniyle ‘itikaf’ gerçekleştirmediklerini, bu yıl ise ‘itikaf ibadeti’ni engelleyecek herhangi bir yasak kararı alınmadığı için Gaziantep’te 15’in üzerinde camide dün gece itibariyle bir araya geldiklerini belirten Yakup Şahin, Şehitkamil’deki Alaparmak Camii ve Şahinbey’deki Tülay Hatun Camii’nde sorunla karşılaştıklarını söyledi.

Polislerin kendilerine herhangi bir yasak kararını yazılı olarak sunmadığını, bu nedenle camilerden çıkmadıklarını belirten Şahin, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Dün akşam polis bizi camiden çıkardı ve bir camide 8 kardeşimiz gözaltına alındı. Sabaha karşı saat 03.30 civarı da serbest bırakıldılar. İtikafta kalmaya niyet ettikleri için serbest bırakılınca yeniden arkadaşlar camilere gittiler ve itikafa başladılar. Sabah namazından sonra saat 06:00 gibi polisler dilekçelerinizi yazın ve buradaki müftülüğe teslim edin itikafınıza devam edin dediler. Arkadaşlar da buna tamam dediler. Beş dakika sonra oraya emniyet şube müdürleri geliyor ve arkadaşlara müdahale edeceklerini söylüyorlar. Arkadaşlar itiraz ediyor ve neden camiden çıkacaklarını söylüyorlar ve Kur’an okumaya başlıyorlar. Kur’an okurken Çevik Kuvvet camiye giriyor biber gazı sıkıyor, Kur’an okuyanlara ters kelepçe taktılar. Yaralanan kardeşlerimiz var. Kardeşlerimizden bazılarına biber gazı sıkıyorlar. Toplam 56 kişiyi gözaltına aldılar.”

"EMNİYET, ‘BEN MÜSLÜMANIM’ DİYEN HERKESE KARŞI AYIP İŞLEDİ"

Gaziantep’te farklı camilerde de sorunlarla karşılaştıklarını, bazı camii imamlarının polisi aradığını bazılarınınsa “Siz ibadet ediyorsunuz ben sizi çıkaramam” dediğini belirten Şahin, gözaltına alınan kişilerin tamamının serbest bırakılmasının ardından camilerde ‘itikaf’a devam edeceklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda da arkadaşlarımızı bekliyoruz. Arkadaşlarımızın ifadeleri alındı. Karakolda normal herhangi bir kötü muamele olmadı. Camideki muameleler bizi incitti. Camide biber gazının sıkılması, Kur’an okuyan insanların tartaklanması, ters kelepçe yapılması canımızı çok sıktı. Bunlar yakışmadı. Gaziantep Emniyeti ‘Ben Müslümanım’ diyen herkese karşı ayıp işledi. Bu bir ibadet. İbadet eden bir insana müdahale etmek doğru olamaz.”

"İBADET ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ ENGELLENİYOR"

"İbadet özgürlüğümüz engelleniyor. Ben evimden çıkarken çocuklarıma 10 gün boyunca camiden çıkmayacağım dedim. Şu anda ben ibadetten çıkartıldım. Bu anlamda ibadet özgürlüğümüz engellendi. Anayasal hakkımız olan ibadet hakkımız bu anlamda keyfi muamelelerle engellendi. Biz niyet ettik. Gözaltına alınan arkadaşlarımızla birlikte tekrardan salıverilenlerle ibadetimize devam edeceğiz. Biz itikafı yapmaya, Rabbimizin rızasını kazanmaya devam edeceğiz. Tekrardan kardeşlerimiz camilerde hazırlıklarını yapıyorlar. Serbest bırakılan kardeşlerimiz de tekrardan evlerinin yakınlarındaki camilerde itikafa girecekler inşallah.”

KUYTUL: BU KADARINI BEKLEMİYORDUK

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı kurucu genel başkanı Alparslan Kuytul da Adana’da bir camide dün gece itibariyle ‘itikaf ibadeti’ne başladı. Kuytul’un ‘itikaf’ta olması nedeniyle konuştuğumuz eşi Semra Kuytul, "Hiç beklenmedik bir şey. Türkiye’de her şeyi gördük de caminin içerisinde biber gazını görmemiştik. Ciddi darp olayları var. Seyrek mesafeli oturmuş kişilerin camiden bu şekilde çıkartılmasına hayret ediyoruz. Şoktayız. Bu kadarını beklemiyorduk” ifadelerini kullandı.

Kadınların evde bu ibadeti gerçekleştirdiklerini, erkeklerin ise camilerde yapmalarının “zorunlu” olduğunu belirten Semra Kuytul, “İtikaf ibadeti Ramazan’ın son on günü içerisinde gerçekleştirilir. Peygamber efendimizin hayatı boyunca terk etmediği sünnetlerden bir tanesidir. Farza yakın bir değeri var Müslümanlar nezdinde. Camiye kapanılır Kur’an okunur ve insan kendini muhasebe eder. Toplu bir ibadet de değil bireysel yapılır. Pandemi kurallarına aykırı bir durum da söz konusu değil. Kadınların ‘itikaf’a camilerde girmeleri şart değil. Ama erkeklerin evde itikaf yapmaları caiz değil. Erkekler evde yaptığı zaman itikaf sayılmıyor. Kadınların evlerinde yapılmaları sayıldığı için biz evlerimizde itikafa giriyoruz. Erkeklerin camide olmak zorunda” diye konuştu.

"MÜFTÜLÜKLER İZİN BAŞVURULARIMIZI KABUL ETMEDİLER"

Alparslan Kuytul’un, “Polis engellese de itikafı yapacağız” dediğini ve Türkiye’nin farklı yerlerinde çok sayıda kişinin camilerde ‘İtikaf’a başladığını söyleyen Semra Kuytul, müftülüklere ve kaymakamlıklara yaptıkları izin başvurularının onaylanmadığını belirterek şunları söyledi:

“Adana’da 30’a yakın camide itikafa girildi. Diğer illerde de arkadaşlarımız itikafa girdi. Antep’in dışında diğer illerde böyle bir müdahale söz konusu olmadı. Sadece polisin ya da imamın gelip müdahaleleri oldu. Öncesinde de izin başvuruları yapıldı. Müftülükler ve kaymakamlar izin başvurularımızı kabul etmediler. İzinsiz böyle bir şey yapma derdinde değiliz ama izin alabilecek bir kapı da açmadılar. Geçiştirdiler.”

"KONGRELER, TAZİYELER YAPILIYOR"

Kuytul geçtiğimiz yıl pandemi gerekçesiyle gerçekleştirmedikleri ‘İtikaf ibadetini’ bu yıl yapma kararı alma nedenini ise şöyle açıkladı:

“Geçen yıl Ramazan ayı bu yasakların geldiği ilk günlerdi. Bayram da yasaklanmıştı. Sokağa çıkma yasakları ilk defa uygulanıyordu. O bizim canımızı sıktı ve moralimizi bozdu. Pandemiye dair bir sürü çelişkinin yaşandığı bir ülkedeyiz ama o günlerde bu çelişkiler bugünkü kadar görülmüyordu. Kongreler, taziyeler yapılabiliyor. Turistlerin içeriye gelmesi serbest. 18 günlük kapanmadaki çelişkiler geçen yıl bu kadar gün yüzüne çıkmamıştı. Ama şu anda bu şartlarda benim pandemi kurallarına uymak suretiyle gerçekleştirmek istediğim bir ibadetime engel olma hakkını onlara vermek istemiyorum.”

"TÜRKİYE’DE DİNİ FAALİYETLERE BASKILAMA VAR"

Yaşanan olayların doğrudan Furkan Vakfı’na yönelik olmadığını, Türkiye’de dini faaliyetlerin baskılanmaya dönük adımlar atıldığını savunan Semra Kuytul, “AK Parti gibi içerisinde namaz kılan insanların başta olmasının hiçbir ehemmiyeti yok. Aksine onlar bir nevi kamuflaj görevi görmüş oluyorlar. Arka tarafta dini değerlere ve kutsallara fark ettirmeden, bazen de böyle aleni saldırılar gerçekleştiriliyor. Biz bu işin peşini bırakmıyoruz. Silip kenara çekilmiyoruz. Vazgeçmeyince vurulan tek darbe bizeymiş gibi görülüyor” dedi ve şunları kaydetti:

“İbadet özgürlüğümüzün kısıtlanmasından ziyade dini değerlere saldırı ve İslam’ı uyandırıcı birtakım etkinliklerin toplumda unutturulmaya çalışılması söz konusu. Asıl bizim gördüğümüz bu. Ramazan ayı önemlidir. O yılda namaz kılmayan insanlar bile icabında camiye uğrar. Oruç tutmayan insanlar bile dini duyguları hissederler. Saygı duyarlar. Ramazan ayı yaşayanlar için manevi atmosferi hissettirir. Sadece itikafa değil Ramazan’a ilişkin de böyle bir durum söz konusu. Davulcular bile sokağa çıkmıyor. Biz Adana’da şehrin bazı yerlerine ‘Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan’ pankartı astık. Hiçbir siyasi mesajı yok. Bir saat içerisinde ava çıkmış gibi emniyet güçleri pankartlarımızı kesti. Bunun pandemiyle ne alakası var? Sadece ibadet özgürlüğünün kısıtlanması söz konusu değil. Onun içerisinde dini duyguların ve değerlerin yok edilmesi olduğunu düşünüyoruz.”

"DARP RAPORLARI OLMASINA RAĞMEN POLİSLER KORUNUYOR"

Gaziantep’te yaşanan olaylara ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını fakat sonuç almayı beklemediklerini söyleyen Semra Kuytul, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

“Hukuki olarak böyle zamanlarda karşı dava açmaya çalışıyoruz. Darp raporu alıp şikayetçi olmaya çalışıyoruz. Ama inanın hiçbir şekilde sonuç görmedik. Direkt reddediliyor. Görüntüler, darp raporları olmasına rağmen polisler korunuyor. Başvuru elbette olur ama bir sonuç şimdiye kadar görmedik. Çoğu zaman böyle durumlarda biz suçlu gibi görüldük. Polise mukavemet ettiğimizi iddia ettiler.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ