Saray ve AKP’den ‘128 milyar dolar’ açıklaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, Merkez Bankası'ndaki rezerv tartışması ile ilgili açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, Merkez Bankası’nın rezervleriyle ilgili ‘128 milyar dolar nerede’ sorusuna yanıt verdi.

Fahrettin Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “‘128 Milyar Dolar Kayıp’ iftirasına karşı ısrarla hakikati söylemeye devam edeceğiz. Kaybolan tek 1 kuruşumuz dahi yok. Tüm işlemler ve rakamlar şeffaf bir şekilde ortadadır. Türkiye, tüm yalan ve iftira kampanyalarına rağmen istikrarla büyüyecek” dedi.





“CEVAP ŞİMDİYE KADAR ÇOK DEFA NET OLARAK VERİLDİ”

Bülent Turan da Meclis'te basın mensuplarıyla bir araya geldi. Turan, şöyle konuştu:

"2002’de altın ve döviz beraber, brüt döviz rezervimiz 26 milyar dolar. Kemal Kılıçdaroğlu, ‘128 milyar dolar nerede?’ diyorsa, öncelikle rezervi 26 milyar dolardan 128 milyar dolara çıkardığımızı yani başarımızı takdir ettiğini ifade etmek isterim.
Aslında bizi eleştirirken bunu 26 milyar dolardan 128 milyar dolara çıkardığımızı da vurgulamış oluyorlar. Fakat bizdeki muhalefet nereden bakarsak bakalım hep elimizde kalan tarz ortaya koyuyor.

Muhalefetin yalandan, iftiradan başka bir siyaset yapmadığını görüyoruz. Eğer dedikleri gibi Merkez Bankası’nda böyle bir kayıp varsa neden bunu bir anda 3 parti beraber kullanmaya başladı? Neden bunu dün değil de bugün söylemeye başladılar? Sorunun cevabı şimdiye kadar çok defa net olarak verildi. Siyasette ne seviye ne de nezaket bıraktılar. Tartışmalar, eylemler, afişler bunun göstergesi. Dün Menderes’e ‘Yurt dışına 12 uçak dolusu altın kaçırıyor.’ diyen anlayışın aynısı bugün bize bu ithamlarda bulunuyor.

Ortada belge, bilgi yok. Sadece ajans çalışması şeklinde ortaya koyulan bir iddia var. Bu iddia dün yokken bir anda üç parti aynı anda söylüyorsa bu, başka bir hesabın, başka bir ‘Başlayın.’ talimatının gereğidir."

“CHP, ELEŞTİRECEK EN SON PARTİ”

AKP’li Turan, sözlerine şöyle devam etti:

"CHP, AK Parti’yi, bu konularda eleştirecek olan en son partidir. Daha dün CHP’nin hesaplarını inceleyen Anayasa Mahkemesi, toplam 3,5 milyon lira civarından usulsüzlük olduğundan partiye ceza kesti. Bunun içinde vahim; ama CHP ile beraber anılan sucuk, sakız, alkol, don, terlik harcaması var. Bunlar böyle adamlar. Nasıl oluyor da bunlar Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını görmeden Merkez Bankasını eleştirebiliyorlar.

Merkez Bankasında eklenen, satılan veya çıkarılan ne varsa hepsi kayda geçiriliyor. Bu, ülkemizin, devletimizin bankası. Ekonominin aktörleri, zamana göre tabii ki bazen dövizi bazen altını bazen Türk Lirasını artıracaktır. İşlem budur. ‘Faiz artmasın.’ diye yapılan adımlar vardır. Bu adımları eleştirebilirsiniz; ama ‘Faiz artmasın.’ diye ekonominin argümanlarının değerlendirilmiş olmasından kaynaklı bir eleştiriyse bunu baş tacı ederiz. Ama olayı sadece siyasi hesaplarla Merkez Bankasının CHP gibi yönetildiğini zannederek bu ithamlarda bulunulmasını ne hükümetimiz ne de Merkez Bankası yönetimi hak etmiyor.

Merkez Bankası, devletin bankası. Bu kadar ağızlarına sakız yapmalarını doğru bulmuyorum. Buna ilişkin açıklamalar yapıldı. Tekrar arzu ediyorlarsa randevu alsınlar, Merkez Bankasına gitsinler, izah edilsin."

“BU AKLİ BİR İŞLEM DEĞİL”

Bu tür tartışmaların ülkeye haksızlık olduğunu ifade eden Turan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu, akli bir işlem değil. Akli bir işlem olsaydı, buna zamanında ‘Nerede bu?’ derlerdi. Dün ‘Damat nerede?’, bugün ‘Merkez Bankasının paraları nerede?’ Yarın da başka bir şey olacak. Siyasi bir kavganın, ajans çalışmasının karşılığı bunlar. Bunun ülkeye haksızlık olduğu kanaatindeyim. Bu, ülkemizde faizin artmasını, üretimin durmasını isteyen malum anlayışların aparatlığına soyunmaktan başka bir şey değil. Zaten nerede bir yanlış var, onun sözcülüğünü CHP yapıyor.

Dün Esed’in avukatıydılar. Azerbaycan’a asker gönderdiğimizde bize kızıp Ermenistan’ın avukatlığını yaptılar. ‘Libya’da ne işin var?’ deyip İtalya’nın avukatlığını yaptılar. 'Doğu Akdeniz’de ne işin var?’ deyip başka birilerinin avukatlığını yaptılar. Bugün de faizcilerin avukatlığını yaparak, ‘Faiz niye artmadı?’ diye kızanların sözcülüğünü yapıyorlar."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ