"Poşetle geldiğini görünce ‘Oğlum geliyor’ diye bağırmışım, sonrasını hatırlamıyorum"

6 yıldır başta oğlu Taha Furkan Çetinkaya olmak üzere tüm Harbiyeliler için meydanlarda mücadele eden ev hanımı Melek Çetinkaya oğluyla ilk karşılaşmasını anlattı.

15 Temmuz’da darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırılan askeri öğrencilerden 67’si Yargıtay’ın kararı sonrası dün gece tahliye oldu. Serbest bırakılan öğrenciler arasında insan hakları savunucusu ve aktivist Melek Çetinkaya’nın oğlu, Hava Harp Okulu 1. sınıf öğrencisiyken tutuklanan Taha Furkan Çetinkaya da vardı.

Bold Medya’dan Sevinç Özarslan’a konuşan Melek Çetinkaya, “Oğlum ilk tereyağlı yumurta yedi. Altı yıldır çiğ yumurta vermiyorlardı. Çok sevinçli değiliz açıkçası. Adalet henüz tam gelmedi. Ben Furkan çıksın diye mücadele etmedim, Harbiyeliler çıksın diye mücadele ettim. Eylemlerime devam edeceğim.” dedi. Söz konusu kısa röportajda sorular ve cevaplar şöyle:


Şu an neredesiniz?

Oğlumu aldıktan sonra İstanbul’da bir arkadaşımızın evine gittik. O hemen tereyağlı yumurta pişirdi. Altı yıldır çiğ yumurta yemiyorlardı. Hep birlikte yumurta yediler. Sabah 5-6’ya kadar muhabbet ettik. Telefonlarımız hiç susmadı. Şu anda yoldayız, Ankara’ya gidiyoruz.

Oğlunuz nasıl?

Furkan bu gece hiç uyumadı. Gözleri kan çanağı. Arkadaşının nikahı vardı. Online olarak onu izledi. Çok sevinçli değiliz açıkçası. Sultanbeyli Davası’nda yargılanan 116 öğrenci vardı, 67’si çıktı, diğerleri çıkamadı. Hepsi askeri öğrenci, birbirlerinden farkları yok ki. Neye göre 67’sini bırakıyorsun da diğerlerini bırakmıyorsun.

Diğerlerini niye bırakmamışlar?

Tanık diyorlar, ankesör araması diyorlar ama bunların da suç olmadığını başından beri söylüyoruz. İşte onun mahzunluğu var. Köprüde şehit olan Ragıp Enes Katran’ın ailesiyle görüştüm, Murat Tekin’in annesiyle de konuştum. Bizim adımıza mutlular ama buruk bir mutluluk.

Furkan ile ilk karşılaşmanız nasıl oldu?

Otobüsten inip poşetle geldiğini görünce ‘Oğlum geliyor’ diye bağırmışım. Sonrasını hatırlamıyorum. En mutlu olduğum an o andı. Elinde poşetle onu gelirken gördüm ya gerisi gitti bende zaten. Sürekli gerçek mi, gerçek mi diyordum. ‘Gerçek misin?’ diye oğlumun yüzüne dokundum. Hala daha algılayamıyor insan. ‘Anne kendine gel, neden böyle yapıyorsun?’ diyor oğlum.

Adaletin geldiğini düşünüyor musunuz?

Adalet geldi diyorlar ama henüz değil. Zulüm kademeli olarak bitti, tamamen bitmedi. Ben Furkan çıksın diye mücadele etmedim, Harbiyeliler çıksın diye mücadele ettim. Hepsi çıkmadığına göre şu an kimse benim mutlu, sevinçli olduğumu düşünmesin. Mücadeleme ve eylemlerime devam edeceğim. Furkan da zaten ‘Arkadaşlarım için ne gerekiyorsa beraber yapalım anne. Nereye gitmemiz, hangi yayına çıkmamız gerekiyorsa çıkalım’ diyor. Çünkü koğuştan çıkarken çok üzülmüş.

Koğuşundan kaç kişi tahliye oldu?

Dört kişi aynı odada kalıyorlardı. Onların hepsini bırakıp çıkmış, o yüzden çok üzgündü. ‘Arkadaşlar çok şaşkındı, biz niye tahliye olmadık diyorlar’ dedi. ‘Bizim rızkımız bitmedi demek ki’ diye teselli etmişler birbirlerini
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ