İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile belediye bürokratlarının 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasıyla başlayan eylemler bütün ülkeye yayıldı.
Üniversitelerden kent meydanlarına kadar öğrenciler, vatandaşlar düzenlenen eylemlere katılarak tepkilerini dile getirdi. Özellikle Saraçhane’deki sert müdahale defalarca kameralara da yansırken düzenlenen eylemlere katılan birçok vatandaş suç duyurusunda da bulundu.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmada da yaşları 20 ile 23 arasında değişen beş kişi, kentteki eylemlerde polisin sert müdahalesine maruz kaldıklarını belirterek şikâyetçi oldu.
Beş genç şikayetçi olmuştu
20 Mart 2025 günü Eskişehir’deki Kanatlı AVM’nin yakınlarında düzenlenen eyleme polis ekipleri tarafından müdahale edildi. Beş kişi, kendilerine “kasten şiddet” uyguladıklarını belirttikleri polislerin yargılanıp cezalandırılmasını istedi.
Ancak savcılık, “Basit yaralama” suçundan yürütülen soruşturmayı 22 Aralık 2025 tarihinde “Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” dair karar vererek davaya dönüştürmedi.

”Orantılı güç kullanıldı”
Soruşturmanın kapatılmasının gerekçesi ise şöyle açıklandı:
“Kalabalık grubun bahse konu olayına ilişkin eylemlere katıldıkları, polise direndikleri, polisin dağılın şeklindeki uyarılarını dikkate almadıkları, dağılmadıkları bunun üzerine polis memurlarının gruba orantılı şekilde müdahale ettiklerinin belirtilmesi karşısında şüphelilerin üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, orantılı güç kullanıldığı anlaşılmakta…”
‘Korundular’
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise yaptığı açıklamada, şiddete maruz kalanların fotoğraflarını Meclis’te gösterip çağrı yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Buna rağmen hiçbir işlem yapmadılar, üstüne takipsizlik kararı verdiler! Hakkını arayan gençleri dövenler bugün hesap vermek yerine korunuyor. Yetmiyor, bu şiddeti uygulayanlar hakkında takipsizlik kararı verilerek adeta ödüllendiriliyor. Bu karar yalnızca bir dosyanın kapatılması değildir! Bu karar, gençlere yönelen polis şiddetinin siyaseten korunması ve talimatlarla meşrulaştırılmasıdır. Protesto hakkı Anayasal haktır! Gençlerin anayasal haklarını kullanması suç değildir. Suç olan millet iradesinden korkup gençleri barikatlarla, coplarla, gözaltılarla şiddetle sindirmeye çalışmaktır. Hakkını arayan bütün gençlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu hukuksuzlukların hesabı er ya da geç sorulacak.”
Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz























