Öztürk Yılmaz'dan Mete Yarar'a çarpıcı Musul cevabı

Eski Musul Başkonsolosu, CHP milletvekili Öztürk Yılmaz, IŞİD'in 49 kişiyi rehin aldığı konsolosluk baskını ile ilgili bilinmeyenleri ilk kez anlattı.
Eski Musul Başkonsolosu, CHP milletvekili  Öztürk Yılmaz, IŞİD'in 49 kişiyi rehin aldığı konsolosluk baskını ile ilgili bilinmeyenleri ilk kez anlattı.

Konsolosluğu tahliye etmeye yanaşmadığı şeklindeki iddiaları sert bir dille reddeden Yılmaz, "16 yıldırım telgraf yazdım tahliye ile ilgili. Şurası işgal edildi, şöyle oldu böyle oldu. Uçak istedim, helikopter istedim göndermediler. Şimdi bu şerefsizliği kim aktardıysa benimle yüzleşmesi lazım. Dışişleri bakanlığında 16 kripto duruyor. Herhalde ben ölsem beni gömüp öteceklerdi." İfadelerini kullandı.

2014 yılında IŞİD, Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu'na baskın yapmış ve dönemin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 49 kişiyi rehin almıştı.


Musul Başkonsolosu ve rehineler 101 günlük sonra IŞİD'in elinden kurtarılmıştı.

METE YARAR: KALMA KARARINI KONSOLOS VERDİ

Habertürk'te Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programına katılan Mete Yarar, Musul'da yaşanan IŞİD baskını ile ilgili ilginç bir iddia ortaya attı.

IŞİD saldırısından bir gün önce dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Musul Başkonsolosunu aradığını ve oradaki durumu sorduğunu söyleyen Mete Yarar, 3 farklı kaynaktan aldığı duyumlara aktardığı iddiasını şöyle anlattı:

"Musul'da olayların başlayacağından iki gün önceden herkesin haberi var. Herkes uyarılıyor. İçeride iki tim kadar özel harekat polisi var, malzemeleri yetersiz kalır diye, Özel Kuvvet "Biz gidip çıkartılmanıza yardım edelim" diyor. Ahmet Davutoğlu o zaman Dışişleri Bakanı, nihai karar için konsolusu arıyor, "Böyle duyum var, ne yapmak istiyorsunuz?" diye soruyor, kararı konsolosa bırakıyor. Şimdi sayın Davutoğlu kendisini aradığında o kalma kararı kim tarafından alınıyor? Bunu cevaplasınlar. Karar kime bırakılıyor, kim kalma kararı alıyor?

Birçok kişi ile konuştuğumda ben bu bilgiyi aldım. Kalma kararını konsolos veriyor. 3 kişiden dinledim 3'ü de bu şekilde bilgi verdi."

ÖZTÜRK'TEN SERT YANIT: "BU ŞEREFSİZLİĞİ KİM AKTARDIYSA..."

Bu iddialar üzerine yayına telefonla bağlanan eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, Ahmet Davutoğlu'nu da hedef alarak şunları söyledi:

"Ben 25 Mayıs'ta ikinci defa bombalandım en son Ankara'ya geldim doğru dürüst bir muhatap bulmadım. Bir hafta sonra Musul'a döndüm, döndüğümde çatışmalar başlamıştı, 16 yıldırım telgraf yazdım tahliye ile ilgili.. Şurası işgal edildi, şöyle oldu böyle oldu.

 Uçak istedim, helikopter istedim göndermediler. Şimdi bu şerefsizliği kim aktardıysa benimle yüzleşmesi lazım. Dışişleri bakanlığında 16 kripto duruyor. Herhalde ben ölsem beni gömüp öteceklerdi. Ben orada teröre eğilmedim ama bazıları burada, Ankara'da eğildiler. Bunu konuşan insanlar aklını, izanını kaybeden insanlar, ağır konuşmak istiyorum ama...

16 'yıldırım mesajı' gitti bunu herkes okudu. Bunu konuşan insanlar ya vatanını sevmeyen onun bunun uşağı olmuş insanlar. Gerçeği araştırıp öyle konuşsunlar. Bakanlıkta duruyor.

Ben uçak istedim gelmedi, helikopter istedim gelmedi! IŞİD son iki gün, ondan sonra o zaman geldiler, o zaman da zaten iş işten geçmiş.

Ben 101 gün esaret yaşadım, ülkem için gerekirse bin bir gün yaşarım. Akademisyenmiş falan, değil kardeşim, ben ölmedim buradayım! Erkek gibi çıksın konuşsun."

odatv
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ