HÜDAPAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, sağlık kuruluşlarındaki kadın bölümlerinde erkek personelin olmasının “ciddi bir sorun” olduğunu savundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, “Kadın hastalıkları ve kadın doğum gibi bölümlerde mahremiyetin gözetilmemesinin mağduriyetlere neden olduğunu” öne süren Dinç, “Kadın hastalıkları ve kadın doğum hastanelerinde doğal olarak bu toplumun dini, kültürü ve sosyal hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalıdır” dedi.
Kadınların hastanelerde en çok sıkıntı yaşadığı konunun “mahremiyet kaygısı” olduğunu savunan Dinç, “İşte orada, o hastanede, o doğumhanede bir karşı cinsin olması, bir erkeğin o doğumhaneye girmesi ciddi manada doğum yapan kadını bir stres altına sokuyor ve doğum yapmasını bir yönüyle engelliyor. Hatta yapılan araştırmalarda ve sahada yaptığımız görüşmelerde, özellikle kadın doğuma giden, yani doğum yapan kadınlar, sırf o mahremiyet kaygısını yaşamama adına sezaryeni tercih ediyor. Ve şu an neredeyse çevremizde çoğu kadınlara bakıyoruz; özellikle genç kadınlarımız sezaryenle çocuklarını doğurmak zorunda kalıyor” diye konuştu.
Dinç, ayrıca, kadınların mahremiyet kaygısı gerekçesiyle tedavi olmayı ertelediğini veya tedavi olmadığını iddia etti.
“Biz diyoruz ki kadın doğum hastanelerinde ve kadın hastalıkları bölümlerinde sadece kadınlardan oluşacak personeller veya kadınlardan oluşacak hekimler olmalıdır” savunması yapan Dinç’in açıklaması şöyle:
“Yapılan araştırmalara göre yüzde 19 oranında, bu hastanelerde kadınların yaşadığı sıkıntılar arasında mahremiyet kaygısı var. Ondan sonra vücudunun görülmesine yönelik bir stres var. Ameliyat stresi var, korku var, endişe var. Bunların hepsi gözetildiği zaman, bu konuda biz diyoruz ki kadın doğum hastanelerinde ve kadın hastalıkları bölümlerinde sadece kadınlardan oluşacak personeller veya kadınlardan oluşacak hekimler olmalıdır. Bu konuda en azından bir nebze de olsun bu mahremiyet kaygısı ortadan kaldırılmış olur. Ve bu yönüyle çoğu kadın bu mahremiyet kaygısından dolayı tedavi olmayı erteliyor veya tedavi olmuyor. Böyle bir gerçekliğimiz var. Çünkü bu toplum inançlı bir toplum. Dini, kültürü ve sosyal hassasiyetleri var ve bunların hepimiz farkındayız.





















